İçeriğe geç

The Cherooke Rose

Bölüm 4 · 1 dk okuma

The Cherooke Rose

Bölüm 4

-4-

Aradan yıllar geçse de, mevsimler çocukluğum gibi hiç var olmamışçasına sessizce kaybolmuş olsa da tek bir duygu, belki de zihnimin bir köşesinde kıvrılmış bir yılan gibi bekleyen o hastalıklı düşünce asla peşimi bırakmadı. Nereye gidersem gideyim, kim olmaya çalışırsam olayım, gece yatağa kendimi bıraktığımda hep aynı kâbusu görecektim. Her seferinde kalp atışlarım dışarıdaki seslere engel olacak, nefes alış verişim bir anlığına bütün dünyam olacaktı. Yine büyük bir umutsuzluğa kapılacaktım, gelgiti bekleyen küçük bir deniz kabuğu gibi akıntının beni nereye sürükleyeceğini izleyecek, en fazla nereye gidebileceğimi tahmin edecektim. Bu hiçbir zaman bir şeyi değiştirmemişti, günün sonunda yine aynı kâbus bir kenarda beni izliyordu. Bense yavaş yavaş parçalanmayı bekliyordum, başka hiçbir şeye cesaretim yoktu, bunun bedeli ise sadece acıydı. Gün doğduğunda ve tüm kabuslar bittiğinde ayağa kalkmayı başarsam da içim hala tiril tiril titriyor, kum saatindeki minik tanelerin aşağı akmasını seyreden sabırsız bir çocuk gibi saniyeleri sayıyordu. En büyük korkusu, ona en iyi gelen şeydi artık. Çaresizliği artık çaresiydi ve artık ona kimse yardım edemezdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.