Sessiz, susturulmuş çığlıklar hiçbir şey olmamış gibi yok olabilir, gözler bir şekilde duyguları saklayabilir, ışığını sonsuza dek kaybedebilir miydi? Peki ya kalp, tüm bu baskıya rağmen hiç atmadan durabilir miydi? Eğer bir yolu olsaydı anlatmanın, kulağımda çınlayan sesleri, kalbime saplanmış sarmaşıkları, gözlerime inen buğuyu, bu sefer ben anlaşılır mıydı? Serin bir sonbahar gecesinde yağmura eşlik eden gözyaşlarım, titremesini engelleyemediğim ellerim ve korku dolu bakışlarım bir yerde anlam bulabilir miydi o zaman? Peki ben, hala bir şeylerin peşinde sürüklenip dururken gözlerimi geçmişe dikmeye devam eder miydim?
Bölüm 18
18
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.