Peynir Barınağı yapmıştı fakat canı güneş batana kadar çok sıkılıyordu. Bunun için etrafı keşfetmeye gitti. Büyük sarmaşıklar büyük yapraklar büyük Taşlar her şeyin büyüğünden görmüştür ama o yaratıklarla hiç karşılaşmamıştı peynirin bu gezegen biraz garibine gitmişti o yaratıklar o kadar garipti buradaki değişik bitkiler ve yaşam hayatı hiç el değilmemiş bir yer hiç binalar yok evler yok okullar yok işyerleri yok tamamen doğanın olduğu bir yer ne kadar huzur verici olsa da kötü yanları da var illa örnek vermem gerekirse ayağına batan sürekli taslar her yer taş dolu . Eminim Peynirde en çok bundan rahatsız oluyordur. patikalar yollar yoktu nereye gideceğini bilmiyordu ama peynir akıllıydı her tarafta taş var demiştim ya işte o taşların üzerine bulduğu farklı boyayan taşlarla şekiller çizmişti böylece şekil çizdiği taşları takip ederek barınağa ulaşabilecekti gezinmeye devam etti patika yok demişken sanki taşlardan bir yol vardı taşlardan bir patika arabalar yoktu ne bir insan ne bir hayvan ama burada çok fazla yırtıcının olduğu kesin. Peynir artık kurtulabileceğini inanıyordu zaten hep inanmıştı ama bir olayda gerçekten bu umudunu kaybedecekti. Peynir zor süreçler yaşıyordu. kapana kısılmıştı ve bir sürü ağaçlı içi şeyde bu aslında güzel bir sürü atmosfer bir sürü güzel yani çiçekler böcekler falan filan falan filan ama nedense mutlu değildim keşfine dönelim gez gez gez gez gez gez gez eve dönme vakti geldi geçerken büstü şey görmüştü bir sürü bir sürü bir sürü bir sürü ama nedense hala korkuyordu içinden bir ses ona her şeyin güzel olacağını söylese de içinden bir ses daha korkmalısın diyordu sanki mesela aklına ilk yolda yürürken bir taşa çakılıp bacağımı burkabilir miyim sonra yırtıcı hayvanlara yummamak bu da kötü bölündü ama pati kadar yürümeye devam etti patika demişken patika değil taştan bir yol yolun üzerine çizdiği şekillerde Barınağına oluşacaktı ne kadar da fazla yürümüştü ne kadar da çok şey görmüştüm hiç ilginç bir şey yoktu sadece görmediği çiçek türleridi ayrıca büyük yapraklar büyük sarmışlar büyük Taşlar kısacası büyük şeylerin yerlerinde öğrenmişti gece bir şeye ihtiyacı olursa hemen gidip alabilirdi çünkü taşlara ok işaretleri ile tıpkı tabelalar gibi gibi yer gösteren bilgiler yazmıştı ve sonunda taş yoldan ayrıldı artık Barınağıdaydı güneş yavaşça o bulutların arasından kaybolacaktı o yüzden peynirin hazırlık yapması gerekiyordu ilk önce minik odun dallarıyla ateş yakmaya çalıştı ne kadar zor bir iş diye düşünürken Güneşin batmasına çok az kalmıştı yaktı hayvan gelmesini önlemek için ateşi söndürmek zorundaydı. Barağı çok rahat olmasa da idare ederdim en azından yatacak bir yeri vardı. peynir güneşin batışını seyrederken ve ateşi sıcağında isinirken bir duş kurdu orası yeni bir dünyaydı yeni bir başlangıçtı tertemiz bir sayfaydı acaba ailesiyle oraya taşınsa ne olurdu yırtıcı hayvanlara göğüs gelse macera dolu bir yaşam sürse hatta bir macera yaşasalar ne kadar güzel olurdu orayı kendi gezegenlerine dönüştürseler ama daha çok orman daha çok bitkiyi daha çok şey her şeyi aynı olmasa da biraz farklılıklar olsa daha güzel olmaz mıydı hiç bilmediğim bir yerde sadece sevdiklerinle işte düşünü de böyleydi bir macera da ailesiyle burası kendi dünyaları gibiydi ama ormanları çok büyüktü vahşi yaratıklar her yerdeydi evet kulağı biraz garip geliyor ama peyniride hayal kurma anlayışı böyle işte macera hayal kurmayı bitirdiğinde akşam oluyordu hatta oluyordu demeyelim akşam olmaya bir 5 dakika falan kalmıştı sanırım akşam olduğu için biraz korksa da korkusunu aşağı tarafa alıp cesaretini ileri doğru sürmek istiyordu böylece yaşamını garanti altına almış olabilir olabilirdi ya da kim bilir değişik maceralar tıpkı onun rüyalarınındaki gibi ya da belki bir gün rüyası gerçek olur ama bazı şeyler eksik. Peynir ilk ateşi söndürerek başladı. daha sonra yatağını yani çalıştı peynir gecenin çok sıcak geçeceğini düşünüyordu o yüzden büyük bir yaprak yani onun dişiyle bir yorgan almamıştı artık gökyüzünde yavaştan yıldızların parıltısı görünebiliyor o eşsiz görüntü bu arada çok ışık yoktu yıldızlar tüm ihtişamıyla gözükecekti o kadar güzel olacaktı ki tam bir gece şöleni onlara bakıp uyumak ne güzeldi hem artık yırtıcı hayvanlar da gelmiyordu güzel bir akşam geçireceğine güvene . Ama kim bilir ? Her şey bir anda değişebilirdi ormanın içine koşturarak çığlıklar atarak bitebilirdi bu mücadele. Ama tabi öyle biterse bu hikayenin bir anlamı kalmaz derler ya hikayeler hep mutlu sonla bitmeli o yüzden bu hikayede öyle bitecek sanırım ama çok dikkat edin “sanırım” onu ben değil peynirin yaptığı seçimler belirleyecek şimdi yıldızları izlemeye başlayalım bir hayal kurun peynir gibi çok güzel bir düşün içinde yeni bir hayat işte bunun için peynir bunun için mücadele ediyor. Bir silgi siliniyordu ama dikkat etmeliydi ya tükenmez kalemle yazılsaydı işte bunun için korkması gerekiyordu. İhtişamlı güneş sanki bulutların arasında kayboluyordu ve asla doğmayacaktı “sanırım” Ama sadece sanırım. Bu hikayeyi ben yaşamıyorum ve yaşayana bu gece için şans diliyorum. ŞANSIN YAVER GİTSİN PEYNİR !!
Bölüm 2
Keşif
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.