İçeriğe geç

Tesadüfün Ötesinde

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Tesadüfün Ötesinde

Bölüm 2

Tesadüfün Ötesinde - 2

"Onu her gördüğümde zamanın yavaşladığını hissediyordum, onu her düşündüğümde kendi adımı dâhi unutuyorum. Ve onun kahvesini nasıl içtiğini unutmamak için hafızamdan kendi adımı silebilirim. O, sadece bana ait olması gereken bir dünyanın içinde, başkalarına gülümsemesi bile katlanılmaz bir acıydı. Ama elbet o gün gelecek, o dünyaya benim davetimle girecekti; her şey tam istediğim gibi olacaktı."

3 yıl önce, kadının ağzından.

İstanbul'un kalabalık sokaklarında ilerliyordum, acelem yoktu. Gözüm vitrinlere kayıyor, etrafımdaki insanları fark etmeden yürüyordum. Sonra... Sonra onu gördüm. Bir an için nefes almayı unuttum. Kalabalık bulanıklaştı, sesler sustu. Sadece o vardı.

Siyah bir takım elbise giymişti giymişti, gömleğinin birkaç düğmesi hafifçe açık. Boy farkımız sebebiyle kafamı kaldırmak zorunda kaldığımda çoktan uzaklaşmıştı. Dikkatimi ilk çeken kararlı adımlarıydı. Sanki bu dünyaya ait değil gibiydi, sanki herkesin üzerinde bir ağırlığı vardı. Onu izlerken gözlerimi bir an bile kırpmadım. Onu izleyemediğim her saniye için kendime kızdım.

Adımlarımı hızlandırdım. Onunla aynı kaldırımdaydım ama aramızda hâlâ mesafeler vardı. Mesafeyi kapatma isteğiyle adımlarımı hızlandırdım. Pahalı olduğu belli bir mağazanın önünde durdu, vitrinde bir şeye bakıyordu. Ben de durdum, nefesimi düzenlemeye çalıştım. Adımlarımızı eşitlemeye çalışırken yorulmuştum. Daha önce hiç böyle bir his yaşamadığıma emindim. Ama o sadece sıradan bir gün geçiriyordu, farkında bile değildi.

Tam o anda, gözlerimiz buluştu. Kalbim tek bir anlığına durdu ve yeniden başladı. O an, dünyadaki hiçbir şeyin aynı kalmayacağını anladım. Hiçbir şey, onsuz olmayacaktı.

Saniyelik bakışmanın ardından uzaklaştı, kalabalığın arasına karıştı. Koşup kovalamak istedim, yapamazdım.

Bu karşılaşmanın ardından birkaç kez daha karşılaşacağımızdan habersiz gidişini izledim. Beni fark etmediğine bile emindim. Ancak bu fark etmeyeceği anlamına gelmiyordu.

Birkaç ay sonra, kadının ağzından

Onu bir önceki görüşümün ardından kaç gün geçti, bilmiyorum. Her gece rüyama giren bu adam henüz bir daha karşıma çıkmamıştı. Onu bir kez daha görebilmek için karşılaştığımız sokağa defalarca uğramış, beklemiş ancak görememiştim.

O gün, şehirde en sevdiğim parkta, elimde bir kitapla oturuyordum. Şehrin kalabalıklığına karşın burası oldukça sakindi. Kitabın ilk birkaç sayfasını okudum, ancak ondan sonrası hafızamda yok. Çünkü ikinci kez gördüğüm o adam ismimi dâhi unutturacak şekilde karşımda, tam olarak karşımda olmasa da yakınlarda, duruyordu.

Buraya gelecek bir adama benzemiyordu, biriyle mi buluşacaktı? Bunun düşüncesi bile sinirlerimi bozarken yanındaki köpeği fark ettim, tatlıydı ya da onun köpeği olduğu için gözüme daha tatlı gelmişti.

Yanına gitmek, konuşmak istedim. Beni fark etsin istedim. Ancak yapamadım, bunun zamanı değildi. Koskocaman, kalabalık bir şehirde tekrar karşılaşmamız tesadüf olamazdı. Bizim kaderimiz bir yazılmıştı ve ben buna emindim.

Banklardan birine oturdu, birkaç bank vardı aramızda. Köpeğe gülümsedim. O, telefon ile konuşuyordu. Sinirli gözüküyordu, büyük ihtimalle telefonda konuştuğu kişi sebep olmuştu buna. Onun her hareketini takip ediyordum. Kitabı elimde tutarken sıktığımı bile fark etmemiştim. Sakince elimdeki kitabı bankın üzerine bıraktım.

Tam o anda, benim bile beklemediğim bir şey oldu. Köpeği yerinden fırladı, koşarak yanıma geldiğinde o da ani korkuyla telefonu kapatmış köpeğinin çok uzaklaşmadığını fark edince rahatlamıştı. Tahminimce bir Dobermandı bu.

Yanıma geldiğinde panik yapmıştım. Buna hazır değildim, ellerim titriyordu. Heyecandan olsa gerek.

"Beni korkuttun Ares. Size de rahatsızlık verdiğimiz için özür dileriz."

Ardından ilk kez duyduğum o sesiyle gözümü kapatıp sadece dinlemek istedim. Tabii ki bunu yapamazdım, gözlerine baktım.

"Sorun değil." Sadece iki kelimeydi. Ancak bu iki kelime ağzımdan o kadar zor çıkmıştı ki nefesimin kesildiğini sandım.

"İyi günler dilerim." Bu yanıta karşılık bile verememiş, ikinci kez gidişini izlemiştim. Derin nefesler alıp verirken sakinleşmeye çalışıyordum. Kitabımı elime alıp parktan hızlıca uzaklaştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.