İçeriğe geç

Tesadüfün böylesi

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Tesadüfün böylesi

Bölüm 11

Gözlerin Akasında Saklanan Şey

Sabah olmuştu, aklımda hâlâ dünkü Uraz'la karşılaşmamız dönüp duruyordu.

İyi değilim...

Artık sabahları uyandığımda hiçbir şey düşünmek istemiyordum. Üstümü değiştirdim ve aşağı indim. Hiçbir şey yemek istemiyordum; çıkıp biraz sahilde oturmak istedim. Evden çıktım ve sahile indim.

Kayalara oturup bir sigara yaktım. Kulağımda Dolu Kadehi Ters Tut'tan "Kaçar Gider" çalıyordu.

Denizi izliyordum, o kadar dalmışım ki yanımdaki kişinin varlığını bile hissetmemişim. Dönüp baktım; Arda’ydı. Elinde sigara, o da denize dalmıştı. Kulaklığı çıkardım.

Arda: Yine kaçtığın bir şeyler var bakıyorum da.

Delvin: (hafifçe gülümsedim) Bazen her şeyden kaçmak istersin... Kendinden bile.

Arda: Kendinden kaçmak zordur, peşinden gelir.

Cevap veremedim. Belki de o da haklıydı.

Denize döndüm, gözlerim dalgalarda kayboldu. Sessizliği yine o bozdu.

Arda: Bir zamanlar bu denizi izlerken kendimi içinde boğuluyor gibi hissederdim.

Delvin: Peki, şimdi öyle mi?

Arda: Hayır... Artık boğulmuyorum. Aksine, nefes aldığımı hissediyorum. (bana bakıp sıcak bir şekilde gülümsedi)

Yanında bir sırt çantası vardı. İçinden bir şey çıkardı ve bana uzattı.

Bu bir eskiz defteriydi. Şaşırdım ama hoşuma gitti.

Delvin: Çizim yapmayı sevdiğimi nereden biliyorsun?

(Arda hafif gerildi, ama toparladı ve güldü.)

Arda: Bilmem... Tahmin ettim. Hani insanın yüzünden bazı şeyler belli olur ya... Sendeki o sanatçı havası var. (göz kırptı)

Belki de doğru söylüyordu. Ama bu zamanlarda herkesten şüphelendiğim için her şeyi abartıyordum sanırım.

Ayağa kalktım ve gitmeye hazırlandım. Üstümü hafifçe çırptım, eskiz defterimi aldım. Arda'ya dönüp:

Delvin: Teşekkürler... Ama artık gitmem lazım.

Arda: Ne demek, asıl ben teşekkür ederim. (samimi bir gülümsemeyle)

Neden teşekkür ettiğini anlayamamıştım ama üstünde durmadım.

Yola koyuldum.

Eve vardım. Annem kitap okuyordu.

Ne çok severdi böyle sessiz zamanları...

Ona bakarken, son konuşmamızda ağlayışı geldi aklıma. İçim sızladı.

Sessizce arkasından yaklaştım ve hiçbir şey söylemeden sarıldım.

O da elini uzatıp yanını işaret etti; oturmamı istedi.

Zeliş (anne): Güzel kızım benim... (gözleri dolu dolu baktı) Bundan sonra yalan yok. Kendi kararlarını kendin vereceksin. Nasıl mutlu oluyorsan, öyle yapacaksın.

(Gülümsedim, hafif bir rahatlama hissettim.)

Zeliş (anne): Telefonu açtın mı?

Açmaya cesaret edememiştim.

Ama yapacağım... belki bugün.

Delvin: Geçmişimle yüzleşmek bana çok ağır geldi, anne. O yüzden o telefona hiç dokunmadım.

Zeliş (anne): Ne zaman kendini hazır hissedersen aç ve bak kızım. Geçmişinden kaçamazsın. (acıyla karışık bir gülümsemeyle)

Cevap veremedim.

Sadece sarıldım, onu öptüm.

Ardından odama çıktım.

Telefonu şarja taktım. Açılıyordu.

Bir anda ekranda bir konser alanında Uraz, ben, Selin ve Berk'in fotoğrafı belirdi.

Tam dikkatli bakamadım; çünkü şarjı tam dolmadığı için ekran tekrar karardı.

Telefon, yeniden şarj olmaya başladı...

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

12. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.