İçeriğe geç

Tesadüflerin Dansı

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Tesadüflerin Dansı

Bölüm 1

İlk karşılaşma

Melis, büyük şehrin karmaşasında sabahın ilk ışıklarında uyanmayı bir rutin haline getirmişti. Hayatı her gün aynı çizgide ilerliyordu: yoğun bir iş temposu, hızlı kahvaltılar ve aceleyle yetişmeye çalıştığı toplantılar. Ama bu sabah diğerlerinden farklıydı. Hava soğuktu, kar yağmaya başlamıştı. İnce bir hırkayla evden çıkmanın hata olduğunu düşündü ama geri dönmek için zamanı yoktu. Her zamanki gibi köşedeki kafeye girdi. Kafenin kapısından içeri girerken, içeride sıcak bir kahve kokusu ve hafif bir caz müziği onu karşıladı. Sıra her zamanki gibi uzundu ama o buna alışıktı. Çantasından telefonunu çıkarıp e-postalarını kontrol ederken bir yandan sıranın ilerlemesini bekliyordu. "Sıradaki!" diye seslendi barista. Melis sıranın kendisine geldiğini fark edince telefonu hızla çantasına koydu. "Bir orta latte, az sütlü lütfen," dedi, sıcak bir gülümsemeyle. Barista hızlıca siparişi hazırlayıp kahveyi uzattı. Ancak kahve bardağının üzerinde Melis’in adının yazılı olduğu bir not vardı. "Hayatın küçük sürprizlerine açık ol. Bugün farklı bir gün olacak." Notu görünce şaşkın bir şekilde baristaya baktı. "Bu not... bana mı yazıldı?" diye sordu. Barista omuzlarını silkerek gülümsedi. "Kim bilir? Belki de kaderin bir oyunudur." Melis, kahveyi alıp dışarı çıkarken kafası karışıktı. Kaldırımdaki karlar iyice birikmeye başlamıştı. Tam o sırada birine çarptı. Kahve bardağı elinden fırlayıp adamın montuna döküldü. "Ah! Çok özür dilerim! Gerçekten çok özür dilerim!" dedi panikle. Karşısındaki adamın derin kahverengi gözleri ona bakıyordu. Adam hafif bir gülümsemeyle başını salladı. "Sanırım günün sürprizleri sizinle başlıyor," dedi. Adam, yere düşen kahve bardağını alıp üzerindeki notu fark etti. Gülümsemesi biraz daha derinleşti. "Bu not ilginçmiş. Peki, bugün hayatınızda farklı ne olacak?" diye sordu. Melis, hem utanmış hem de şaşırmış bir şekilde adama baktı. "Henüz bilmiyorum ama sanırım ilk adım kahvenizi üzerinize dökmekti," dedi gülerek. Adam elini uzattı. "Ben Demir," dedi. "Melis," diye yanıtladı. O anda kar taneleri usulca üzerlerine düşerken, hayatlarının bir daha asla eskisi gibi olmayacağını ikisi de bilmiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.