-okul fazlasıyla yoruyor, ailem desen zaten sürekli ders çalış diyor, o bana bile bakmıyor. ben ne yapacağım ya her şey üst üste geliyor ecem
-kim sana bile bakmıyor kumsal
-ateş, ben onu çok seviyorum. ona çok aşığım ama o beni görmüyor
-açılsana ,konuş işte
-hayır ya olmaz
- ben konuşayım mı
-benim ismimi verme ama
-tamam tamam rahat ol. yarın yazarım
-tamam çok sağ ol. çok teşekkür ederim
-ama o da seni sevmiyorsa üzülmüyorsun tamam mı
-tamam ya ne üzüleceğim
-öyle olsun, görüşürüz canım
-görüşürüz
.
.
.
.
.
.
.
-kumsal hoş geldin baban bu gün ortaklarını yemeğe davet etmiş eşi ve çocuklarıyla gelecekler. aldığın elbiselerden birini giy.
-tamam da kaç kişiler
-2 tane ortağı onların eşleri . 2 tane senin yaşıtın çocuk var.biz salonda oluruz siz de terasa çıkarsınız ya da senin odana tamam mı
-hangi elbiseyi giysem ki
-sürekli çiçekli giyiyorsun. siyah giy
-belli mi olur belki tugay demir Çeviker gelir :)
-anlamadım ?
-hiç ,bir şey demiyorum

-bu nasıl
-çok güzel canım çok güzel olmuşsun hadi yemeğe yardım et
.
.
.
.
.
.
.
,
,
,
-kerem, bu günlük yeter. eve gidebilirsin
-peki hocam, görüşürüz
bilmiyordu ki resim benim her şeyim, kendime gelmemi sağlayan, içimde ki boşluk hissini yatıştıran, doldurmaya çalışan terapi
eve gelince annem karşıladı.
-kerem hadi bir yemeğe davetliyiz gömlek tarzı şeyler giy. 1 saate gidiyoruz
-benlik sorun yok da o cadaloz bir saate hazır olabilecek mi
-senden erken geldiği için hazırlanabilir canım
-doğru ya
-anne bu elbise nasıl diyerek geldi cemre

- kötü çok kötü. kısa. açık. giyme dedi kerem
-anneme soruyorum sen sus diyerek çıkıştı cemre
-sen bakma şu zevksize. ne anlar o dedi ece hanım gülerek
-ayıp oluyor anne ama dedi kerem memnuniyetsiz şekilde
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
-aferin deniz dün ki maçta çok iyiydin .toparladın demek dedi barış hoca
-pek sayılmaz ama sahaya odaklandım hocam
-çalışmayı bırakma. baban aradı. yemeğe davetliymişsiniz. erken çıkman gerekli. hatta istersen hemen çık. sonra telafi edersin. hafta sonu da gelirsin mesela
-peki hocam, görüşürüz
-görüşürüz
deniz eve geldiğinde annesini bulamadı. kuaföre gideceğini bildiği için, ne yapması gerektiğini de bildiği için içeri girip hazırlanmaya başladı
kerem:

deniz:

.
.
.
.
.
.
.
yemekler hazırlanmıştı. misafirler yola çıkmıştı. kumsal Avcıoğlu ve ailesi misafirleri bekliyorlardı
ilk gelen kerem kılıç ve ailesiydi. kapıyı kumsal açtı. keremi görünce sevinerek
-a kerem, basketbol maçındaki çocuksun değil mi
-evet, hatırlayabilmene sevindim
kumsal diğer insanlara dönerek:
-hoş geldiniz efendim, buyurun içeri geçin
-hoş bulduk dedi cemre elindeki hediyeleri kumsala verirken
masaya geçtiler biraz zaman sonra tekrar kapı çaldı. kumsal kapıyı açmaya gitti. deniz Atasoy ve ailesiydi
-hoş geldiniz efendim ,içeri geçmez misiniz dedi
-hoş bulduk kızım dedi Cenan Atasoy
kumsal denizin elindeki hediyeleri aldı. göz göze geldiler. kısa sürdü. ama güzeldi
artık herkes içerideydi. ortamı yumuşatmak için kumsalın annesi aslı hanım söze başladı
-ne iyi oldu böyle hep beraberiz. tanışma fırsatımız oldu
-evet , bir taşla iki kuş oldu dedi ece hanım
yemek boyunca sohbet muhabbet dönmüştü. gençler aralarında pek konuşmuyordu ta ki yemek bitip kumsalın odasına geçene kadar.
-evet gençler burası da benim fakirhane dedi kumsal gülerek
(kerem)-benim odaya gel de fakirhane neymiş gör
-yalan yapıyor ya benim odamdan daha büyük odası diye sataştı cemre
(kerem)-sus bücür
(deniz)-bücür mü dedin sen
(kerem) he ne olmuş yani
(deniz) hiç, hoşuma gitti de
(cemre) deniz kereme aşık demedi demeyin
(kumsal) NEĞ
(kerem)NEĞ
(deniz)NEĞ
(cemre) NEĞ