İçeriğe geç

Teoden enemies to lovers

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Teoden enemies to lovers

Bölüm 2

Bölüm 2-kurallar

Bölüm 2 – Kurallar

Ertesi sabah okula girerken tek bir karar vermiştim.

Teoman'dan mümkün olduğunca uzak duracaktım.

Dün yaşananlar bütün okulun diline düşmüştü. Koridordan geçerken insanların bana baktığını hissediyordum.

"İşte o kız."

"Teoman'a kafa tutan."

"Cesur mu, deli mi belli değil."

Hiçbirine aldırış etmedim.

Sınıfa girip en arka sıraya geçtim.

İçimden, Bugün sakin geçecek. diye geçirdim.

Yanılmışım.

Kapı açıldı.

Teoman içeri girdi.

Her zamanki gibi elleri cebindeydi. Kimseye bakmadan yürüdü. Sınıftaki herkes onu izliyordu.

Sınıf başkanı ayağa kalktı.

"Teoman, öğretmen seni çağırıyor."

Teoman durmadı bile.

"Sonra."

"Önemli olduğunu söyledi."

Teoman dönüp çocuğa öyle bir baktı ki çocuk cümlesini tamamlayamadı.

"Sana 'sonra' dedim."

Sınıf sessizliğe gömüldü.

O an anladım...

İnsanlar ondan sebepsiz korkmuyordu.

---

İlk ders edebiyattı.

Öğretmen içeri girer girmez sınıfı süzdü.

"Bu dönem bir proje hazırlayacaksınız."

Herkes homurdanmaya başladı.

"İkişerli gruplar oluşturacağım."

İçimden, Yeter ki Teoman olmasın. diye geçirdim.

Öğretmen listeye baktı.

"Deniz..."

Kalbim hızlandı.

"...ve Teoman."

Sınıfta aynı anda uğultu yükseldi.

"Bittiler."

"İmkânsız."

"Bunlar birbirini öldürür."

Ben ayağa kalktım.

"Hocam, başka biriyle olabilir miyim?"

Öğretmen başını iki yana salladı.

"Hayır."

Teoman tek kelime etmedi.

Sadece camdan dışarı bakıyordu.

Ders bitince yanına gittim.

"Bak."

Bana dönmedi.

"Bu projeyi yapıp bir daha konuşmayız."

Sessizlik.

"Konuşuyorum."

Sonunda başını çevirdi.

"So?"

Ne demek istediğini anlamadım.

"Ne?"

"Bitirdin mi?"

"Seninle anlaşmaya çalışıyorum."

"Ben çalışmıyorum."

Arkasını dönüp yürüdü.

Kolunu tuttum.

Bir anda durdu.

Yavaşça koluna bakan gözleri sonra bana çevrildi.

"Sana dokunma demediler mi?"

Sesindeki soğukluk ürperticiydi.

Elimi hemen çektim.

"Proje."

"İlgilenmiyorum."

"Notun kırılacak."

"Umurumda değil."

"Ne umursuyor sen?"

İlk kez yüzünde küçücük bir değişiklik oldu.

Ama bu öfkeydi.

Bir adım yaklaştı.

"Benim neyi umursadığım seni ilgilendirmez."

Sonra yanımdan geçip gitti.

---

Öğle arasında kantinde otururken iki kız masama geldi.

"Bence onun peşini bırak."

"Neden?"

"Teoman kimseyle arkadaş olmaz."

"Olmak isteyen de pişman olur."

"Kavga mı ediyor?"

Kızlardan biri derin nefes aldı.

"Geçen yıl biri onun hakkında dedikodu çıkardı."

"Sonra?"

"Çocuk okul değiştirdi."

"Teoman mı yaptırdı?"

"Bilmiyoruz."

"Ama kimse bir daha onun adını ağzına almadı."

İçime istemsizce bir huzursuzluk çöktü.

Yine de korkmuyordum.

En azından öyle sanıyordum.

---

Son ders çıkışı okul bahçesi neredeyse boşalmıştı.

Otobüse yetişmek için acele ediyordum.

Tam kapıya yaklaşmıştım ki dört erkek öğrencinin tartıştığını gördüm.

Ortalarında Teoman vardı.

İçlerinden biri bağırdı.

"Kendini ne sanıyorsun?"

Teoman'ın yüzünde en ufak duygu yoktu.

"Sorununu söyle."

"Bizden üstün değilsin."

Teoman cevap vermedi.

Çocuk öfkeyle onu itti.

O an her şey saniyeler içinde oldu.

Teoman çocuğun bileğini sertçe yakaladı.

Tek hamlede geri itti.

Çocuk yere düştü.

Bahçedeki herkes donup kaldı.

Teoman eğilip yere düşen çocuğa baktı.

"Bir daha bana dokunma."

Sesi ne yüksek ne de sinirliydi.

Ama o kadar sakindi ki daha ürkütücü geliyordu.

Sonra hiçbir şey olmamış gibi çantasını omzuna attı ve yürümeye başladı.

Tam okul kapısından çıkarken göz göze geldik.

Bana birkaç saniye baktı.

Ne gülümsedi...

Ne kaşlarını çattı...

Sadece baktı.

Sonra hiçbir şey söylemeden uzaklaştı.

Ben ise olduğum yerde kalmıştım.

İçimde hâlâ ona karşı büyük bir öfke vardı.

Ama ilk kez başka bir şey daha hissettim.

Merak...

Teoman gerçekten neden herkesi kendinden uzak tutuyordu?

Ve neden gözlerinde, kimsenin fark etmediği kadar büyük bir yalnızlık vardı?

Bölüm sonu

2 yorum