İçeriğe geç

TELEFON ÇALDIĞINDA

Bölüm 2 · 3 dk okuma

TELEFON ÇALDIĞINDA

Bölüm 2

2

2. Bölüm – Şüphe

Odamın kapısını kapatır kapatmaz sırtımı kapıya yasladım. Kalbim hâlâ deli gibi atıyordu. O telefondaki adam ah siktir! Aynı cümle kafamda bin defa tekrar ediyor napıcam ki ben şimdi?

"Atlas'a gerçekten güveniyor musun, İnci?"

Gözlerimi kapattım ve içime derin bir nefes alıp neden böyle söylemişti ki bu adam yani beni ve atlası bilmesi imkansız. Tamam anlaşamazdık çünkü iletişim kurmazdık birbirimiz ile ama Atlas'ın bana hiçbir zaman kötü davrandığını görmemiştim. Evet, soğuktu. Evet, benimle neredeyse hiç konuşmazdı. Ama hiçbir zaman bana zarar vermemişti.

Ama belki de benden başka biri ile ilgileniyor ise o zaman bana neden demedi ki? Göğsüm deli gibi inip kalkıyordu. Ama neden olmasın dimi yani onunla doğru dürüst iletişim bile kurmazdık ama bu onun başka bir kadınla olamaz ünvanını veremezdi.

"Saçmalama İnci."

Ayakta daha fazla duramayıp yatağa oturdum ve telefona baktım. Tamam, Atlas ile iyi anlaştığımız söylenemez ama bu onu kötü biri yapmazdı değil mi yada ben onu bu kadar melekleştirmiştim...

Artık düşünmek istemiyordum ne onu nede o arayan kim olduğu belirsiz kişiyi. Acaba atlasa söylesem mi yada sessiz kalma hakkımı mı kullansam offf napıcam.

Yataktan kalkıp perdeleri kapattım sonra da gardıropa doğru ilerleyip pijama takımımı çıkardım ve giydim. Giydikten sonra makyaj masama oturup yüz serumlarımı alıp nazikçe yüzüme değdirip yaydım sonra da el krem lerimi sürüp saçlarımı tarayıp odadaki tüm ışıkları kapatıp yatağa doğru ilerledim. Ve yine o adamın sesi kulaklarımı tırmaladığında gözlerimi sıkıca yumup uyumaya çalıştım.

...

Sabah...Telefonumun alarm sesiyle gözlerimi açtım.Saat 08.12. Yatağımdan doğrulup banyoya gittim ve direkt kendimi duşa attım. Çünkü saat 9.30 da ünlü bir programda tercümanlık yapıcaktım. Banyodan çıktığımda saat 8.50'ydi.

Kısa tutmuştum duşu ve hemen dolabımın önüne gelip alt çekmeceden temiz bir iç çamaşırı alıp çekmeceye kapattım sonra da dolabın kapağını açıp kolsuz mini bir elbise aldım dolaptan.

Hava her zamanki gibi sıcaktı temmuz ayının daha başlarına yeni girmiştik ama bu sıcak ne mübarek. Neyse. Giyeceklerimi yatağın üstüne bırakıp üstümdeki bornozu çıkardım ve ilk kilodumu sonra da sütyenimi giydim. Elbisem beyaz o yüzden iç çamaşırlarımı da beyaz seçmiştim. Elbisemin yanda kurdele bağlamaları ve göğüs dekoltem vardı ve arkadan gizli fermuarı vardı. Dikkatlice giydim bedenime direkt uyum sağlamıştı.

Aynanın karşısına geçip kendime baktım ve arkamdaki fermuar için elbiseyi ters çevirip açtığım fermuarı tekrar kapatrım. Sonra da makyaj masama oturup hafif dalgalı saçlarımı taradım hava zaten çok sıcaktı birde kurutma makinesi kullanamazdım. Makyaj malzemelerimi çıkarıp sade bir makyaj yaptım. Herşeyim bittiğinde çantamı alıp içine cüzdan, anahtar, araba anahtarımı alıp çantama koydum.

Aynanın karşısına geçip kıskaçlı toka alıp iki taraftan saçlarımı birleştirdim zaten saçlarım kısa ve küt o yüzden çok rahatsız etmezdi. Kendime bakarken "taş gibi oldum ya. " dedim ama hemen sustum Atlas evde ise inşallah beni duymamıştır.

Odamdan çıkıp aşağı indiğimde kahvaltı hazırdı ama telefonuma bakıp saatin 9.20 olduğunu görünce hemen aceleci davrandım hazırlanmış kahvaltıya hiçbirşey yemeden gitmenin vicdan azabı ile ayakkabılıktan topuklu aldım ve giydim Allah'tan kolay şekilde giymiştim.

Hemen kendimi dışarı çıkıp otoparka indim. Ve arabamı hemen çalıştırıp kendimi yola verdim.

10 DAKİKA SONRA

Programın yapılacak yer baya yakındı o yüzden hemen varmıştım. Röportaj için daha 5 dakika vardı ve şuan son hazırlıklar yapılıyordu. Ünlü sabah programı yapılırken bende konuk olarak gelen bir kadına tercüman olarak gelmiştim.

Bizi bir odaya alıp beklerken çantamda olan telefonum titredi kaşlarım hafifçe çatıldı ve kim aradığına baktığımda yine bilinmeyen numaraydı. Yine ne içindi ama ben dünkü numrayı engelledim ve bir daha bana ulaşamazdı ancak yeni hat alırsa bana ulaşabilirdi.

Telefon kapanmadan hemen açtım ve oturduğum koltukta huzursuzca kıpırdandım. Ve uzun bir sessizlik sonunda hafif bir hışırtı sesi gelmesi ile daha da çatıldı kaşlarım.

Ve sonunda konuştu. "Eşinin ha pardon sözleşmeli eşinin sabah erken saatlerde nereye gittiğini biliyor musun? Ya tabi nereden biliceksin ki değil mi? " dedi ve sonra hafifçe güldü ama sesi çok boğuldu boğulur gibi konuşuyordu ve sonra telefon yüzüme kapandı.

Ne demek istiyordu ki? Ve dün bir bugün ikiydi. Benden atlastan ne istiyordu?

Sonra telefonum tekrar titredi baktığımda o numaradan bir mesajdı.

-bu akşam evde durmak yerine onu takip etsen iyi olur.

Evi, bizi benim geçmişimi herşeyi bilmesi asla normal değildi. Telefonum yeniden titredi.

Yeni mesaj.

Bu akşam geç gelecek. Onu takip et. Gerçekleri öğrenmek istiyorsan korkma.

★

Yeni bölüm için takipte kalın

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.