1. Bölüm – Bilinmeyen Numara
Hayatımın bu kadar sessiz,huzursuz ve güvensiz bir yaşam olacağını hiç düşünmemiştim.
Sessizlik bazen huzur verir derler. Benim için öyle değildi. Benim sessizliğim, her geçen gün biraz daha büyüyen bir boşluğa dönüşmüştü. Ve beni her geçen gün içine çekip boğuyordu.
Bunun sebebi eskiden beri vardı ve hep doğru kişiyi bulduktan sonra bu yalnızlığım biter sanmıştım ama yanılmışım. Evlendiğim kişi ile aramız limoniydi ve nedeni ise aile büyüklerimizin iş ortağı olmasıydı ve bu ortaklığı simgeleyecek şey Atlas ile benim evlenmemdi. Bu magazin haberlerine ve bültenlerine meze olmuştu ha tabii babam gil içinse büyük bir fırsat.
Ama Atlas ile benim ilişkim gözle görülür gibi değildi. Yani bu evlilik gizli başlıyıp saklı bitecekti. Dışarıdan bakan herkes bizim mükemmel bir çift olduğumuzu sanıyordu. Ve bu dışardakiler ya iş arkadaşlarımız yada ailelerimizdi.
Ve bizi en çok yansıtan şeyler ise, büyük bir ev, gösterişli davetler, objektiflere yansıyan kusursuz gülümsemeler.. Ve hepsi de dışardan samimi görünsede bana kalırsa asla samimi değil. Bu kadar gösteriş zahmet ve zamanı boşa harcamaktan farksız.
Ve kimse o gülümsemenin altında yatan gizemi bilmiyordu şan, şöhret,para bu gizemi çözemezdi. Ve kimse o kapı kapandığında birbirine tek kelime etmeyen iki yabancıya dönüştüğümüzü bilmiyordu.
Atlas, çok garip biri bu güne kadar hiç sorun yaşamadık yani bildiğiniz o 'sözleşmeli evlilik' gibi değildi bizim ilişkimiz. Çünkü Atlas içine kapanıksa bende öyleydim. Ben hiç onunla muhattap olmuyorsam o da hiç olmazdı. Sadece bana sorular sorardı bende telefonumu açıp ona cevap yazardım. Ve evet konuşamıyorum. Ama bunu sadece ben biliyorum eskiden ablamın intihar ettikten sonra herkes benim dilimi yuttuğumu sanıyordu ama öyle değildi.
Annem ablam intihar ettikten sonra babam ile boşanmışlardı çünkü babam annemle hiç anlaşamıyoruz der dururdu. Bu intihar mevzusu onlara bahane olmuştu.
Ve biz Atlasla, onunla aynı evde yaşıyor, aynı masada yemek yiyor, farklı odalarda uyurduk. Ama aramızdaki mesafe kilometrelerle ölçülemeyecek kadar büyüktü.
Bazen onun gerçekten nasıl biri olduğunu bile bilmediğimi anlıyordum. O da bu evliliği istemiyordu bende. Aslında Atlas ile ablam evlenecekti ama ablamın intiharından dolayı ben evlendim. Ablam yani deniz çok garipti her gün başka biri ile olur, eve geç saatlerde gelir, agrasif bir kızdı ve intihar sebebi bu evlilik değildi. Yani ablam bence intihar etmedi.
Tamam belki çok sinir bir insan olabilir ama bu onun intihar edeceği anlamına gelmez çünkü o yaşamayı, gezmeyi anın tadını çıkarmaya deli gibi bayılan biriydi. Aslında onun son zamanlarda bir sevgilisi vardı onunla ilk zamanlar çok iyi anlaşırlardı ama son zamanlarda hep kavga eder dururlarda. Nedenini hiçkimse bilmiyordu.
Sonra bir gün ablam o çocuğu bizle tanıştırdığında o çocuğu hiç sevemedim. Tipi falan hiç tekin biri gibi durmuyordu, yüzünde çizikler, dikişler, ve sol gözünün altından kaşına kadar bir çizik vardı acaba noldu da bu hale geldi yüzü? Ama tek bildiğim tekin veya elı yüzü düzgün biri olmadığıydı.
Ablam ya onun yüzünden öldü yada öldürüldü.
Şuan saat gece 00.17'yi gösteriyordu.
Salonun loş ışığında elimdeki kitabın sayfalarını çeviriyordum. Aslında okumuyordum. Gözlerim harflerin üzerindeydi ama aklım hem Atlasta hemde ablamdaydı.
Telefona baktığımda gecikmişti. Atlas hep bu saatlerde genel olarak evde olurdu ama gecikmişti. Ama normalde geç geleceği zaman mesaj yada arardı. Arar 'bugün geç gelicem yat sen. ' der ve cevap vermeden kapatırdı. Çünkü biliyordu ki konuşamıyordum.
Ama şimdi ne bir mesaj ne de bir arama hiçbirşey yoktu.
Tam kitabı kapatıp odama çıkacakken telefonum çalmaya başladı. Atlas sanıp kalktığım koltuktan geri uzanıp telefonumu aldım ve ekrana baktım. Ama arayan kişi Atlas değildi.
Bilinmeyen Numara.
Kaşlarım istemsizce çatıldı. Atlas değilse beni arayan kim beni bu saatte gecenin yarısında arardı ki, değil mi?
Ben tam telefonu açacağım sırada telefon kapandı. İçimden "Yanlış numaradır." diye geçirirken birkaç saniye sonra tekrar çalmaya başladı.
Hemen bekletmeden aradım neden bir insan gece yarısı aradı ki hem de ardı ardına?
Telefonu açıp sessizce bekledim.
Karşı taraftan birkaç saniye boyunca sessiz kaldı ve yalnızca nefes sesi geliyordu. Ama nefes sesi çok buğulu bir ses şeklinde geliyordu.
Yine ikimizde de çıt çıkmıyordu.
Yine uzun bir sessizlik oluştu. Tam telefonu kapatacakken derin ve sakin bir erkek sesi duyuldu.
"Atlas'a gerçekten güveniyor musun, İnci?"
Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı. Atlasın ismini bile duymam kalbime sancılar sokmuştu. Ne diyebilirdim ki? Hem neden güvenmeyeyim ki atlasa değil mi?
Boğazım düğümlendi. Ve kaşlarım çatıldı olabildiğince. Ve derin bir nefes çekti ama sesi çok kalındı bir insanın sesi bu kadar kalın olamazdı muhtemelen başka birşey vardı yada bir telefon şakasıydı.
Telefon bir anda kapandı.Titreyen parmaklarımla aynı numarayı geri aradım.Bu numaraya ulaşılamıyor. Birkaç defa daha aradım ama aynı ses kulakları tırmalıyordu.
Telefonu kulağımdan çektim ve numaraya son kez bakıp numarayı engelledim. Ve son arama lardan sildim. Nasıl bir eşşek şakasıydı bu?
Ama o kişi adımı biliyordu Atlas'ı bilmesi normaldi çünkü Atlas ünlü bir iş adamıydı ama ben? Kimse ben ve atlasın evli olduğunu bilmiyordu yani atlasın 3 yıldır evli olduğunu biliyorlardı ama benimle olduğunu bilmiyorlardı.
Ben bunun stresi ile dudağımı dişlerken dış kapının anahtar sesi ile irkildim ve baktığımda Atlas gelmişti hafif çatık kaşlarım ile ona baktığımda o ayakkabılarını dolaba koyup terlik giymişti ve gömleğinin kol kısmını dirseğine kadar katlıyordu yavaş adımlarla bana yaklaştığında gözleriyle bana hesap sordu baş bayağı.
"Uyumadın mı?"
Telefonumu arkamda sakladım. Ve notlar kısmına girip yazmaya başladım,
-hayır uykum kaçtı o yüzden su içmeye geldim.
Telefona bunu yazdıktan sonra ona uzattım o da okuyup başını salladı ve birşeu söyleyecekmiş gibi dudaklarını aralayıp kapattı.
Ama hiçbir şey demeden merdivenlere yöneldi ve bende arkasından boş bakışlarla baktım ve önüme dönüp odama gittim ama aklımda hala aynı cümleler dönüyordu..
'Atlas'a gerçekten güveniyor musun, inci? '
Ve bunun altında yatan söz beni daha da irkitti neden mi çünkü ben atlası tanımıyordum bildiğin ve tanımadığım bir adama mı güveniyordum ben?
Belki de o telefon olacakların habercisiydi.
★
Yeni kitabıma hoş geldiniz umarım keyifle okursunuz🤍