İçeriğe geç

Tekrarlanan ölüm

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Tekrarlanan ölüm

Bölüm 1

🖤

Koştum,öylesine hızlı koşuyordum ki ayağımın altındaki çakıl taşları ayağımı kanatıyor, kanlar geçtiğim taşlar üzerinde kalıyordu.Acıyı hissediyordum fakat durmadım.Durursam tek kanayam ayaklarım olmazdı.Ruhum zaten kanıyordu. Kalbim fırlarcasına atarken bacaklarım buna dayanamadı benim yavaşlamama izin bile vermeden büküldü ve yere düşmeme sebep oldu.Arkamda olan adım sesleri gözümü korkutmuyor fakat heyecandan olmalı ki kalbim daha hızlı atıyordu.Şakaklarımdaki terler aşağı iniyordu.

Kalkmak için ellerimi yere koydum ve doğruldum fakat kolumdaki eller buna izin vermedi."Yapmayın lütfen."Her iki yanımdaki adamın bıkkın ifadelerini net olmasa da göz ucuyla görebildim.Her ikisi de kolumu sıkıca tutmuş ve yürütmeye çalışırken kurtulmak için çırpındım fakat bırakacak gibi değillerdi.

"Yemin ederim ki,size yemin ederim ki eğer o cehenneme gidersem kan dökmeden durmayacağım.Kolumda duran elleriniz dökeceğim ilk kan olacak.Ve o adama öyle bir acı çektireceğim ki,yeminler olsun ki ölmek için bana yalvaracak!" Tükürürcesine kurduğum cümleler asla karşılık almıyordu.

Her iki adam da önüne bakarak yürüyor,elleri hala sertçe koluma yapışmıştı."Lütfen küçük hanım bize zorluk çıkarmayın."Karnımdaki derim yara izi her saniye onların tutuşuyla daha fazla sızlıyorken artık konuşmakta bile zorluk çekiyordum.

Uzun bir yürüyüşten sonra önümde beliren şatoya büyük bir nefretle baktım.

Annem ben henüz 8 yaşındayken hayata veda etmişti.Bu bir hastalık ve intihar değildi.Babamın idam kuralları yüzündendi.Babam 14 yaşındaki düşman bir çocuğa yapılan eziyetlere göz yumamamıs, yardım eli uzatınca ihanet ile suçlanmış ve babamın idam kararı ile asılmıştı.

8 yaşından bu yana yaşadığım bu cehennem daha da yaşanamaz bir hale gelmişti.Saçlarımı örecek,bana ok atmayı öğretecek bir annem olmamıştı.Tek başıma 19 yaşına gelmiştim.

Sürüklenerek getirildiğim odada yüzüme yediğim sert tokat ile başım yana düştü.Her İki kolumu serbest bıraktıklarında destek alamayarak yere düştüm.

"Sen nelere yol aştığının farkında mısın?Soyumuz tükenecek! Onunla evlenecek ve soyumu devam ettireceksin." Saçımı kavrayan elleri yüzünden yüzüm buruştu.Pis elleri her bana değdiğinde annemin ölümü gözümün önündeydi.

"Yapmayacağım.Beni biliyorsun eğer istemediğim bir evlilik gerçekleşirse herkesin kanını dökeceğim!"

Ayağa kalkmaya çalıştığımda yapamadım.Odanın kapısı sertçe açıldığında bakışlarım kapıya döndü.İçeri giren adamı ilk defa görüyordum.Bakışları önce önümdeki herife,daha sonra ise bana deydi.Gözleri uzunca bende kalınca bakışlarım altında onu eziyor gibiydim.Öylesine tiksindiğimi belli ediyordum ki bu gözlerime de yansımıştı.

"Kaçtı mı?" Bakışları hala bendeyken bunu odadakilere sormuştu.Ses çıkmayınca bunun bir evet olduğunu anlamış olacak ki kolumu tuttuğu gibi kaldırmaya çalıştı fakat uzattığı ele tükürüğümde eli kolumda kaldı.

"Elin tekrardan tenimde olursa o elini keserim!"Bakışları öylesine sertçe döndü ki bir an bakışları altında ezilmiş gibi hissettim.Siyah kıyafeti ve siyah saçları bir uyum içerisindeydi.Bakışlarımı çektim ve zorlanarak da olsa ayağa kalkabildim.

Önümde duran birkaç çekmeceyi kurcalarken sırtımdaki bakışları hissedebiliyordum.İşime yarayacak birkaç şey bulunca onlara döndüm."Odamdan defolun!" Herkes hızlı hareketlerle çıkarken odada bir tek o adam ve baba denilen herif vardı.Babam da sakin adımlarla çıkınca odada ikimiz kalmıştık.

"Çık demiştim." Gözlerim bir iğne gibiydi.Bakışlarımdan rahatsız olmuş gibi bakışları kısa bir an gözlerimden ayrıldı ve etrafta dolandı.Odam kızıl saclarımla uyumlu şekilde beyaz rengine döşenmişti.

"Aç bacağını." Bakışları tekrardan bendeydi.Bu sözleri yüzümde alaycı bir ifade oluşmasına sebep oldu.Dudağımın bir kenarı alayla kıvrılırken yüzündeki ifade daha da sertleşti.

"Açmam için cesedimi çiğnemen gerek."

"Kalbin bundan yanaysa çiğnerim." Yüzünde ilk defa beliren alay ifadesi nefret ve intikam ateşinin daha da kabarmasına sebep oldu.

Ağzımı açacağım sırada buna izin vermeyerek önümde eğildi.Yatağın üzerinde bulunan bezi sertçe bacağıma bastırdı.Acı yaramın etrafını sararken sağlam bacağım ile omzuna sert bir tekme atmak istedim ama bacağımı sertçe tutup kenara itince yüzümdeki şaşkınlığı gizleyemedim.

"Defol dedim Alexander!" Önümde eğilmiş adam buna aldırmadan yaramı sarmaya devam etti.Nazik ve canımı yakmayarak hareket ediyordu ancak bacağımı çekmeme izin vermeyecek kadar da sert tutuyordu.

Beklerken gözlerim odamdaydı.Her tarafını inceledim.Alexander konuşunca bakışlarım ona döndü.

"Evliliği istemiyor musun?" Soruyu sorarken kısa bir süre bakışları bana döndü fakat tekrardan yarama döndü.Cevabım netti.

"İstemiyorum.Hele ki seninle birşey düşünmek dahi katlanılmaz oluyor."Cevabımla beraber bacağımdaki yarayı sarmış, ayağa kalkarak tam önümde durmuştu.

"Seni zorlamayacağım Amelia.Fakat bil ki seni bir ömür bekliyor olacağım." Cevabımı beklemeden odayı terk ettiğinde öylece kaldım.Nedenini bilmiyordum fakat kalbimde olan bir sızı sanki ona ihanet etmişim gibi hissettiriyordu.

18 yaşımda babam biriyle evleneceğimi söylediğinde bunu kabul etmemiştim.10 yıl önce kaybettiğim ve bende travmalar bırakan annem, babamla savaş yüzünden evlenince bu evliliğin de sonunun öyle olacağını düşündüğümde gözüm korkmuştu.

Karşımdaki kişinin daha kim olduğunu bilmiyorken defalarca bu cehennemdeki herkesi katletmeye çalışmıştım fakat her seferinde başarısız olmuştum.

Karnımda uzun zamandır benimle olan yara her seferinde önümde bir engel gibiydi.Karnıma aldığım her darbe beni başarısız olacağım bir yola sürüklüyordu.

Selamm ilk bölüm oldugu için birçok okur kaybettiğimin farkındayım ama her iki günde bir bölüm atacağıma emin olabilirsinizz.

Bir eksik ve yanlışım olursa lütfen söyleyin çünkü ilk kitap deneyimim:))

Sizi seviyor ve yanaklarınızdan öpüyorumm.^_^

Kısa oldugunun farkındayım ama elimden geldiğince yazdım daha uzun bölümler gelir artık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.