İyi okumalar💜
____________________________________________
Pazar
Sabah annemin çabaları sonucu yatağımdan resmen fırlayarak uyanmıştım.Bugün o gündü.
Bugün günlerden 18 Ekim Pazar.
Babam'ın Şehit olduğu gün...
Kahvaltımızı yapmış,şimdi de hazırlanıyorduk.odama çıkıp,gardırobuma doğru ilerleyip elime geçen kıyafetleri alarak giyindim.en azından bu üzerimdekilerle rahat ederdim.

(Temsili)
Artık hazırdım.odadan tam çıkacaktım ki babam'ın ölmeden önce bana aldığı kar tanesi kolyeyi almayı unutduğumu fark ettim.
Hemen çalışma masamın üzerinde duran anı kutusu'nu açtım,içinden kolye kutusunu çıkardım ve kolyeyi taktım.

(Kolyemiz bu canlarım💜)
Kolye'nin benim için önemi fazlaydı.Çünkü babamdan kalmaydı.bana bu kolyeyi doğum günümde almış ve asla kaybetmememi söylemişti.
Bende ona doğum gününde hediye verecektim ama hayat benim en büyük hediyeyi elimden almıştı.
Çünkü babam doğum gününde Şehit olmuştu...
Aynadan kendime bakarken,ne zaman aktığını bilmediğim gözyaşlarımı sildim."hayır,hayır söz verdin ağlamayacaksın." gözyaşlarımı silerken kendi kendime verdiğim sözü hatırlatıyordum.aslında babama verdiğim sözü.
"İdil hazır mısın?,hadi çıkalım!"annem'in bağırmasıyla kendime geldim."Geldim" gözyaşlarımı iyice yok ettiğime emin olarak aşağı indim.annem arabanın önünde beni bekliyordu.
"Hazırım"
"Hadi bakalım,çok oyaland-" annemin sözleri yarıda kaldı ve gözleri kolyemde oyalandı.
Gözleri doldu ama bunu belli etmemeye çalışarak tebessüm etti."Takmışsın" 'evet' dercesine tebessüm ederek başımı salladım.
"E hadi o zaman" arabanın kapısını açarak binmemi bekledi.oyalanmadan binince o da şoför koltuğuna geçerek arabayı çalıştırdı.
Yoldayken telefonuma gelen bildirim sesi ile irkilmiştim.telefonumu cebimden çıkarıp mesaja baktığımda mesajın Burak'tan olduğunu gördüm.Aaa doğru ya bugün lunaparka gidecektik.ben unu tamamen unuttum.
Burak:kız cimcime aşağıdayız seni bekliyoruz hadi götüm dondu.
Ben:şey Burak bugünü iptal etsek olur mu?
yazıyor...
Burak:neden birşey mi oldu kız?
Ben:Burak babam'ın yanına gidecem.başka güne iptal etsek olur mu?
yazıyor...
Burak:Başınız sağ olsun,sıkıntı yok başka güne olur.
Ben:Vatan sağ olsun...
***
Mezarlığa gelmiştik.Şehitler mezarlığı.
annem ile beraber babam'ın yanına gittik.annem babam'ın mezar taşına sarılıp kim bilir ne zamandır tuttuğu göz yaşlarını saldı.ben de diğer yanına oturup babam'ın toprağında elimi gezdirdim.
Ne kadar soğuktu.üşüyor mudur acaba?
Bir süre öyle kaldık.sonra annem babam'ın toprağına su döktü.ardından Fatiha okuduk.tabi bunu yaparken kendimi ağlamamak için sıkıyordum çünkü babam bana 'bana birşey olsa bile ağlamak yok,sen hep güçlü duracaksın' diye tembihlemişti.
Ama daha fazla dayanamadım ve dökülmek için yüz tutan gözyaşlarımı en sonunda akıttım.
özür dilerim baba.çok özür dilerim...
Tekrardan,son kez hasret gidermek için babam'ın iki yanına oturduk.gönlüm 'mezarına oturduk' demeye razı gelmediği için yanına oturduk dedim.
"Bak baba,taktım" dedim ucundan tuttuğum kar tanesi kolyemi göstererek."Nasıl sevinmiştir şimdi" dedi annem yarı ağlamaklı sesi ile hafif tebessüm ederek.
Bir süre daha öylece durduk.ben de babama verdiğim sözü şimdilik kırarak daha rahat ağladım.
Onu ne kadar da özlemişim.
Özlemimi gidermek adına içimden 'onu ne kadar sevdiğimi' söyleyerek toprağını iyice sevdim.
Sanırım artık gitme vaktiydi,bunu annem'in ayaklanmasın'dan anladım.ne kadar gitmek istemesem de zorlukla ben de ayağa kalktım.annem ile son kez Fatiha okumuş babama sarılarak ayrılmıştık.
Arabaya bindiğimizde annem gözyaşlarını iyice silerek arabayı çalıştırdı.babama mezarlıktan ayrılmadan el salladım.bunu gören annemde babama el salladı ve zaten çoktan mezarlıktan ayrılmıştık.
***
Eve vardığımız'da annem hemen akşam yemeğini yapmaya başladı. Bende tabi anneme yardım ediyordum.
Akşam yemeğimizi yedikten sonra biraz sohbet etmiş,ardından yarın okul olduğunu hatırlayınca odama çıkıp kendimi yatağa fırlatmıştım.
***
Pazartesi
Sabah alarm sesi ile uyanmıştım.yataktan istemsizce kalkıp banyoya doğru adımlamaya başladım.aynadan kendime bakınca kolyemi dünden beri çıkarmadığımı fark ettim.önce yüzümü iyice yıkadım.odama tekrar döndüğümde çalışma masama doğru ilerledim ve anı kutusu'nu açtım kolyemi çıkararak içine koydum ve geri kapattım.
O kolyeyi takıp okula gidemezdim.kaybolmasından korkardım.
Üstümü de değiştirip mutfağa doğru ilerledim.annem kahvaltı yapıyordu.ben de onunla beraber sohbet ede ede kahvaltımı yaptım.saat 8.20'ye geliyordu.annem ile beraber kahvaltımızı yaptıktan sonra arabaya atlamış okulun yolunu tutmuştuk.
Okula vardığımız'da bizimkileri gördüm.arbadan anneme 'görüşürüz' diyerek indim.
"Günaydın"
Hepsi aynı anda "Günaydın" demişti.sessizce okula doğru adımlamaya başladık.
"İdil Burak bize söyledi.Başın sağolsun"diyerek sessizliği böldü Sinan.Ardından Barış ve Mert "Başın sağolsun"ve en son Burak "Başın sağolsun"
"Vatan sağ olsun"diyerek ekledim ben de.
"Matematik ödevini yaptınız mı?"diyerek bu sefer Mert böldü sessizliği.
"Matematik ödevimi vardı?"benle Barış aynı anda sormuştuk.
"Bugün matematik mı vardı?"diye ekledi Sinan.
"Bugün günlerden Salı değil mi?"diye ekledi Burak.onun dediği ile kahkaha attık.
Çünkü sadece Salı günü matematik dersimiz yoktu.
Hâlâ gülmeye devam ederken Mert;"Salak sen Salı gününün tarihini mı ayarladın? Matematikçi ağzına s/çacak"
"Ya bırak ne hali varsa görsün ya" Sinan'ın dediği ile Burak bir tane silleyi Sinan'ın ensesine çarpmıştı.
Bunu yapması ile hepimiz durduk.çünkü bu okulda bu çocuklarla birkaç günlük arkadaş olmamıza rağmen onlar az da olsa iyi tanımıştım.Ve şimdi Sinan Burak'ı böcek gibi ezecek.
Burak bunu fark etmiş olacak ki "Affet beni Sinan'ım valla elim çarptı" diyerek kendisini savunmaya geçti.yavas yavaş da kaçıyordu.
"Gel lan buraya!" diyerek yakalamaya çalıştı Burak'ı.Mert de onlar'ın yanına gidip Sinan Burak'ı gebertme den ayıracaktı.gitti de.
Mert'in gitmesiyle Barış ile baş başa okula doğru adımlamlıyorduk."İdil çocukluk arkadaşın var mı?" diye birden sordu Barış.
Aklıma eski günler geldi.çocukken kavgada etsek hep beraber oynadığım bir arkadaşım var dı.
Başımı aşağı yukarı sallayarak onayladım"Var dı.senin?"
O da başını aşağı yukarı sallayarak onayladı."Var dı,çok güzeldi,sana benziyordu" demesiyle ona baktım."Çok mu güzeldi?"aferin İdil tek takıldığın nokta bu mu?
"Evet"diye söyledi,tekrar boynumdaki doğum lek
esine bakarken."Hem de çok"
____________________________________________
Adkadaşlar burada bitirmek istedim.
Nasıldı??
Öpüldünüüz💜








