Bundan bir önceki bölümü karakter tanıtımına ayırdığımız için kaldığımız yerden devam ediyoruuz
İyi okumalar 💜
__________________________________________
Sabahın köründe alarm sesi ile uyanmıştım.aslında hiç okula gitme gibi niyetim yoktu ama annemin ‘kız uyan geç oldu.kime diyorum!’ sesini duyunca pes etmiştim.
Kalkıp önce üstümü değiştirdim.sonra banyoya ilerleyip işlerimi hallettikten sonra odama geri döndüğümde çekmece'den tarağı mı alarak saçımı taramaya başladım.
Hazırdım.Annem ile beraber sohbet ede ede kahvaltımızı yaptık.Annem de arabanın anahtarını aldıktan sonra evden çıktık ve okulun yolunu tuttuk.
Arabadayken “Bugün kursa gidecem” diyerek sessizliği bozdum.
“Tamam”
Yol boyunca hiç konuşmadık.okula gelmemize az kalmıştı.arabadan dışarı baktığımda,Burak,Mert,Sinan ve Barış dışarıda bekliyorlardı.diğer herkes de okula gidiyorlardı.onlar niye okula gitmek varken dışarıda ki?
Burak beni gördüğünde sırıtarak elini salladı.Annem arabayı park edince de koşarak yanımıza geldi.ardından da diğerleri.
Burak yanımıza geldiğinde“Günaydın”ardından anneme bakarak “ Size de günaydın” dedi.annem de “günaydın” diyerek yanıt verince bana ‘bu kim’ der gibi bakmıştı.Burakta bunu anlayınca annemin kapısına gidip pencerden “Burak ben,İdil'in arkadaşı” diyerek elini uzatıp kendini tanıttı.ben de şaşkınca ona bakıyordum.
Annemde sevinç gözlerle bir bana bir Burak'a baktı.çok geçmeden'de elini Burak'ın eline atarak “Aylin bende” diyerek o da kendini tanıttı.
Annem ile araban indik.annem sırıtarak Burak'ı ve diğerlerini göstererek “Hepiniz İdil'in arkadaşı mısınız?” dedi.tabi bunu da sevinerek söylüyordu,çünkü geçmişte hiç arkadaşım kalmadığından bu annem için çok güzel bir haberdi.
Annemin bu sorusu ile hepsi başını aşağı yukarı sallayarak onayladı.Annem'in bakışları ise Barışı buldu.onu sanki bir yerden tanıyormuş gibi gözlerini kısarak baktı.baktı.sonra uzun uzun baktığını fark edince konuşmaya başladı.
“Tamam o zaman ben gidiyorum hadi size iyi dersler.” arabaya doğru yöneldi.tam kapıyı açacakken bana bakıp“ha İdil çıkışta kursa gideceksin değil mi?net.” ‘evet’ der gibi başımı oynattığım'da “Neden?” diye sordum.
“Benim bugün nöbetim var eve geç gelecem.Dikkat et kapını kilitle erken uyu tamam mı?” dedi parmağını bana doğru sallarken.gülümseyerek “tamam” dedim.
Annem gittiğinde hep beraber okula doğru adımlamaya başladık.Sessizliği bozup “Ne kursu kız?” diye sordu Burak.
“Hiiç önemli birşey değil” diyerek geçiştirdim.ama Burak durur mu?
“Kız ne kursu,hadi söylee” kolumdan tutarak bir ileri bir geri yavaşça çekiştirdi.
“Sarsma lan kızı!”
Aslında söylesem birşey olmazdı değil mi?
Ay sanki devlet sırrı,söylesen ne olcak kız,ha? Söyle gitsin diyerek yardımda bulundu sağ melek
“Boks” dedim birden.“Boks kursu”.bunu dediğimde içimden keşke demeseydim diye geçirdim çünkü durup bakışlarını bana çevirdiler.
1-2 dakika öylece mal gibi durduk.ardından sessizliği bozarak konuştu Sinan.
“Aaa gerçekten mi?” dedi.
“Off şimdi iki katı dayak yiyecem” diyerek elini alnına vurdu Burak.ona anlamayarak baktım.
Oradan Mert atılarak “Bizim Barış da tekvandoya gidiyor” dedi Barış'ı göstererek.
“Aa ne güzel” dedim
Ardından Burak dertlenmeyi bırakıp “Aaa evet bizim benim kocacım da tekvandocu” diyerek Barış'ın yanına gitti.
“Bir daha bana kocacım dersen bu sefer diğer bacağını kırarım”diyerek tehdit etti Burak'ı
Burak buna aldanmadan “Beni çok sever kendisi” dedi.
İlerlemeye devam ettik.
Sınıfa gelmiştik.ben çantamı sırama katıp oturacaktım ki “İdil,benim yanımda otursana” diyerek sırasını gösterdi Burak.diğerlerine baktığımda kafalarını aşağı yukarı sallayarak onayladılar.
İlk başta “Yok gerek yok”diyerek reddettim ama her zaman ki gibi Burak durmadı.
“Yaa hadi gel zaten yanım boş” diyerek kolumdan çekiştirdi ama beni yerimden bile kıpırdatamadı.“Kız boksörsün filan da bu kadar da değil,ne lan bu hulk musun kızım sen?” Sinan,Mert ve Barış kahkaha atarak bizi izliyorlardı.ben de güldüm.
“İdil gel işte” diyerek ikna edici bir ses tonuyla konuşdu Mert.
“Gel işte Burak durmaz” dedi Sinan.en son Barışta “Ben senin yerinde bir tane çarpardım” dediğinde dayanamayıp tekrar güldüm.
“Peki”artık pes etmiştim.
Ben ile Burak 3.sırada bir arkamızda Mert ile Barış en arkada da tek başına Sinan oturuyordu.dayanamayıp Burak'a döndüm.
“Sinan niye tek oturuyor?” diye sordum.
“Benim yüzümden” dedi ve açıklamaya devam etti.“Neymiş efendim derste onun kulağını ısırıp duruyor muşum”
“Isırıyor muydun?” diye sordum gülerek.
“E ısırıyordum zaten” dediğinde fazla dayanamayarak yüksek olmayacak şekilde kahkaha attım.o da benimle beraber güldü.
“Alemsin Burak”diyerek omuzuna vurdum.sonra aklıma Barışın diğer bacağını kırarım dediği geldi.ne olmuştu acaba?
“Birşey diyecem.Barış sana neden diğer bacağını kırarım dedi?diğer bacağın derken?”diye sordum.
“Haa o ya ben Barışa meydan okumuştum ondan,KIZ BARIŞ!sen anlatsana”
“Lan niye bağırıyon oğlum?”diyerek Burak'ın ensesine silleyi çaktı Barış.sonra bana dönerek anlatmaya başladı.
“Ya şimdi bu salak,” diyerek Burak'ı gösterdi.
“bana meydan okudu “lan Barış sana meydan okuyom lan”dedi ben de“bak birşey olursa karışmam” dedim.bu salak ikna etti üzerine birde iddia koydu kabul ettim”
Ardından kısa bir an Burak'a bakıp tekrar bana döndü.“Eee?” dedim devamını getirmesi için.
“Sonra,ertesi gün biz bu meydan okumayı gerçekleştirdik orada da bacağı kırıldı işte”
Daha çok güldüm.fark ettim ki bugün çok gülüyorum ve hepsi bu 4 çocuk sayesinde oluyor.
“Kocacım diye demiyorum iyi bacak kırar” dedi Burak gülerek.
“Peki iddia neydi?” diye sordum.
Sinan oradan atlayıp “İddiası Lunaparka gitmekdi” dedi.Lunapark mı?
Burak omuzuma vurarak konuştu “Kız İdil hep beraber gideriz değil mi? bu embesiller beni götürmüyor”
“Aslında iyi fikir hep beraber gideriz” dedi Mert.
Ardından Barış ve Sinan'da onayladı “olur”
Burak sıranın üzerine çıktı .“Kız İdil tut hele geberecem” deyişiyle onu düşmesin diye tuttum.bir yandan da dediğine gülüyordum.
“Öhüm öhüm,o zaman bu Pazar lunaparka gidiyoruz.5 arkadaş”
5 arkadaş...
“Lan küpeli! Otur yerine” hoca sınıfa giriş yapmıştı.ders matematik di.Hoca'nın deyişiyle sırasına oturdu Burak. Dördümüz'de ona güldük.sanırım bugün o muazzam giriş yoktu.
Burak'ın kulağının tekinde küpe olduğu için hoca ona küpeli diye hitap ediyordu.
“Aç defterleri,yazı yazdıracam” herkes'den klasik ‘off’ nidası koptu.
“Bıhtık yaw bıhtık” diyerek söylendi Burak bir yandan da defterini çıkarıyordu.
Ben de defterimi çıkarmak için çantama döndüm o sırada Barış ile göz göze geldim.ona tebessüm ettim oda tebessüm edip göz kırptığın'da önüme dönüp yazmaya başladım.
Bugün ben bu çocukların 5.arkadaşı oldum.
5.arkadaşı...
_______________________________________
Nasılsınız?
Bu bölüm diğerlerine göre uzun oldu sanki ha?
Karakterler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sizi seviyorum💜





