Vote vermeyi unutmayıın
İyi okumalar 💜
____________________________________________
Şu an hayatımın en utanç verici anını yaşıyor olabilirim.Allah'ım ben sana ne yaptım? Ha? Bu sevgili kulun sana ne yapmış olabilir ki? Hayır yani banyoda çok mu yüksek sesle şarkı söyledim? NEDEN BEN?
Hâlâ şaşkınca Burak ve Mert'e bakıyordum. Açıklama yapamıyordum çünkü bildiğin lâl olmuştum.
Burak gülerek yanımıza doğru gelirken ben de çok şükür Barış'ın üstünden kalkmıştım.Mert de düşürdüğü poşeti alıp sessizce Burak'ın yanında belirmişti.Barış da kalktığında Burak birden sevinç çığlığı atarak Barış'ın üzerine atladı.
“Sonunda be! Ben de ne zaman açılacaksın diye bekliyordum” Burak'ın konuşması ile Barış'a döndüm
“Açılmak mı?” Barış,Burak'ı üstünden atarak konuştu; “Öyle bir şey yok” Burak,Barış'ın üzerinden iner inmez oda da sevinç çığlığı atarak koşuşturdu. Sonra şaşkınca bana bakan Mert'in beline atlayarak çığlık atmaya devam etti.
“Oldular Mert oldular! Aaaaaaağğğhhh!” Burak hâlâ Mert'in üzerindeyken Zehra abla panikle içeri girdi.
“Birşey mi oldu?” Elinde oklava,belinde önlük ile içeri giren Zehra abla'nın yemek yaptığı aşikârdı.
“Birşey yok Zehra abla” dedi Barış, Burak'ı göstererek.“Her zamanki Burak işte” Zehra abla rahatlamış bir şekilde nefesini verdi ardından sinirli bir ifade ve oklava ile Burak'a doğru yürüdü.
“Oğlum sen beni kalpten mi götürecen?” Sonra elinde oklava ile elini kalbine götürdü.“Ay bir şey oldu sandım” Burak,Mert'in belinden inip Zehra ablaya doğru çığlık atarak koştu. Ona sımsıkı koala gibi yapıştı.
Burak'ın üzerine atlaması ile Zehra abla bir çırpıda ayağındaki terliği çıkartarak Burak'ın popusuna vurdu. Burak üzerinden inerken Zehra abla terliğini tekrar giymiş ve “Fazla bağırmayın börekden menederim sizi” diye açıklama yaparak odadan çıkmıştı.
Zehra abla odadan çıkar çıkmaz Barış,Burak'ın üzerine doğru sinirli bir ifade ile yürüdü.Burak da,Barış dan kaçarak odada tur atmaya başladı.
“Bu haberi hemen Sinan'a söylemem lazım”
Telefonu cebinden çıkararak konuşmuştu Burak.Barış da “Ne halin varsa gör” diyerek onu kendi halinde bıraktı.
Barış da koltuğa oturuken ben hâlâ ayaktaydım. O sırada Mert,beni ve Barış'ı gösterek; “Siz şimdi__şey mi?”
“Hayır” lafını bölerek araya girdim.“Yani o dediğinden değil” Mert ‘anladım’ dercesine kafasını salladı sonra telefonunu eline alarak kendi halinde takıldı. Barış'a baktığımda onun çoktan bana baktığını gördüm.eli ile yanına oturmamı istedi.
“Tamam artık Sinan aşkitom da biliyor” Burak Mert'in yatağından inip,yerde bağdaş kurarak oturdu. Ben de Barış'ın yanına oturdum.
Hepimizde bir sessizlik vardı. Mert ile Barış telefonda takılıyor,Burak'da arada bir telefondan basını kaldırıp bize sırıtarak bakıyordu.
Bir süre sonra zil çaldığında Burak ayağı fırladı.“Aha Sinan aşkitom geldi.” kapıyı açıp odadan çıktı.Mert'e baktığımda kaşlarını çatarak telefona baktığını gördüm.
Kısa süre içinde Sinan ile Burak içeri girdiğinde Sinan bize şaşkınlıkla bakıyordu.Bir kere Burak'ın diline düştük artık zor kurtuluruz.
Sinan hâlâ bize şaşkınca bakarken konuştu; “doğru mu?” ‘Hayır’ anlamında kafamı iki yana salladım. Sonra Barış açıklama yaptı “Burak biraz abarttı” Sinan,Burak'a dönerek ensesine silleyi çarptı.“Niye yalan söylüyon lan?”
Burak ensesini ovarken Barış,Burak'a ‘yine ne söyledin’ bakışı attıktan sonra sordu “Ne dedi ki” Sinan bir yere otururken söyledi.“ “Acil gel Barış ile İdil öpüşüyorlar” dedi”
Barış'ın dudakları yukarı doğru kıvrıldı.ardından “Sen de merak ettin ve geldin öyle mi?” Sinan bu soruyu beklemiyordu aslında bende beklemiyordum. Umarım gerçekten öyle değildir.
“Yok_yani__hayır ııı öyle deyince bende_ ya aman ne yapacan geldik işte” Sinan'ın sitemi ile ona güldük.Mert'e baktığımda hâlâ kaşları çatık birşeyler okuduğunu gördüm.Ne okuyor da bu kadar şaşırıyor?
“Arkadaşlar okul itiraf sayfasını yasaklama mışmıydı?” sorusu ile diğerleri de Mert'e döndü. Hepsi başını sallayarak onayladı.
Sinan dayanamayarak sordu “Evet de neden?” Sonra Mert'in yanına gidip telefonu eline aldı. Bizde yanına gittiğimizde karşımızda itiraf sayfası ve itiraflar vardı.
“İtiraf sayfası mı açmışlar” Burak'ın sorusu ile ona dönüp sonra tekrar telefona döndük. Sonra sırasıyla Barış,Burak ve Sinan'ın telefonuna bildirim sesi geldi. Onlar telefonunu açarken ben de telefonuma bakıyordum birşey var mı diye.
Ben de hiç birşey yoktu. Ama diğerlerinde sanırım vardı.“N'oldu” diye sorduğumda Barış cevap verdi.“Bizi de itiraf sayfasına almışlar” telefonu bana doğru çevirdiğinde ‘ Zeynep Güven sizi ‘İtiraflar’ adlı gruba sizi de ekledi ’ bildirimini gördüm. Zeynep Güven? Lan bizim sınıftaki!
“Bu bizim sınıftaki Zeynep değil mi?” diye sordum. Kafasını sallayarak beni onayladı.Valla kim ne derse desin ben bu kıza hiç güvenmiyom.
“Neden İtiraf sayfası kurdu ki şimdi bu?” Burak,Zeynep diye telefonu işaret ederek konuştu.Sahi niye yaptı?
Sinan sanırım itirafları okuyordu parmağını yukarı doğru götürmesinden anladım. Onunda kaşları çatıldı. “Sinan n'oldu” diye sorduğumda bana baktı sonra tekrar telefona ve sonra tekrar bana baktı.“İdil,Zeynep ile bir sorunun mu var?”
Aha kesin bir şey oldu.
Herkes bana bakarken başımı hayır anlamında salladım.“Hayır. Niye?” Sinan'ın yanına gittiğimde daha rahat görebileyim diye telefonu bana doğru tuttu. Lan!
Lan bu ne!?
İtiraflar dan biri benim hakkımda'ydı ve bunu yazan kişi ise Zeynep den başkası değildi. Bu kız kaşınıyor mu bana mı öyle geliyor?
İtiraf da “İdil naz Çakır'ı tanıyor musunuz? Hani şu yeni gelen.Bizim sınıfta ve resmen herkesin deliler gibi aşık olduğu Barış'a sulanıyor.” yazıyordu. Ne? Ben ne ara böyle bir şey yapmışım? İtirafların devamını okuduğumda kaşlarımı çatamadan edemedim.
-0530****: Adı İdil mi? Kızı ilk gördüğümde yalaka biri olduğunu anlamıştım zaten
-0542****: Barış'a mı yürüyor? Kendisini ne b*k sanıyor?
-0536****: Sanırım kavga çıkacak beni de çağırın
-0502****: Şu herkesin aşık Barış mı? Barış o p#ç kurusuna bakmaz
Ve daha fazlası...
Herkes benden nefret ediyor. Ama ben onlara hiç birşey yapmadım. Babam hep ‘Kötülerin cezasını masumlar öder’ derdi. Burda masum olan benim ama hiç birşey yapmamama rağmen herkes benden nefret ediyor.
Ama ben buna alışığım.
Eskiden de böyleydi. Ortada hiç bir sebep yokken benden nefret edenler,arkadaşlığı bitirenler,benimle ilkokul zamanlarında boynumdaki doğum lekesi ile dalga geçenler....
“İdil iyi misin?” Barış'ın sorusu ile kendime geldim. Kafamı telefondan kaldırdığımda hepsinin beni izlediğini gördüm. Başımı aşağı yukarı sallayarak “İyiyim” dedim.
Hayır değilim.
Sinan elini omuzuma attı.“Sıkma canını biz yanındayız” Sonra diğer kolunu da bana sararak sarıldı. Sonra bir kol daha sardı beni. Bu kişi Barış'tı. Sonra biri daha ve biri daha. Sıkıca sarıldılar bana. Sanki bana birşey olmasından korkuyorlarmış gibi.
Sımsıkı sarılmamız devam ederken biri konuştu.sesinden tanıdığım kadarıyla bu Burak'tı. Sesi boğuk çıkıyordu.“Beyler,kıza koala gibi yapıştık.evet çok iyi ettik ama BEN NEFES ALAMIYOM!” Burak'ın sitemi ile hepimiz ona gülerken birbirimizden ayrıldık.
“Ay çok tatlısınız” Sesin sahibine baktığımızda elinde poğaça ve yanında içecekle kapının girişinde bekleyen Zehra ablayı gördük. Ben yardım ederek elindekileri aldım ama almam ile benim elimden alınması bir oldu. Bu kişi tabiki de Burak'dı. Burak sıcak olmasını umursamadan hızlıca poğaçaları gömerken Zehra abla tekrar konuştu.
“Keşke fotoğrafınızı çekseydim ya çok tatlıydınız” Benim yanıma gelip yanaklarımı avucunun içine aldı.“Oyy ben seni yerim ya,kuzuum” Ben ona gülümserken o da bana tebessüm edip diğerlerine döndü.“ İyi ki bu kız arkadaşınız olmuş ya” Diğerlerine baktığımda bizi gülerek izliyorlardı.
Bana bakarak “İyi ki” dediler.
Ben onlara gülümserken,Burak kafasını poğaçalardan kaldırıp o da “İyi ki” dedi.
Zehra abla “Şu Burak'tan alında sizde yiyin.sonra kalmayacak size” diyerek Burak'ın elindeki tabağı aldı ve bize verdi.
Burak yemeğinden olduğu için hemen sitem etti.“Yaw niye böyle yapıyorsun Zehra abla ya?”
Zehra abla Burak'a öldürücü bakış atarak odadan çıktı.
Bir süre kendimizce takıldık.Burak poğaça gömüyor,Mert ve Sinan bu itiraf sayfası olaylarını konuşuyor,ben ve Barış da pes oynuyorduk. Aman tekrar o şey yaşanmasın da.
1-2 dakika sonra bir bildirim sesi geldi. Mert'in telefonun dan gelmişti. Hepimiz itiraf sayfasından diye düşünüyor olmalıydık ki telefona bakmıştık.Mert telefonu eline alarak “İtiraf sayfasından”dedi.
“Neymiş peki?” Sinan'ın sorusu ile Mert mesaja baktı ve bize sordu.
“Bu kim ya?” Sonra bize döndü “Biri hakkında konuşuluyor ama kim bilmiyorum”
“Adı ne?” Barış'ın sorusu ile Mert tekrar telefona baktı ve söyledi;
“Buse Yılmaz”
Buse Yılmaz mı?
__________________________________________
Helloooooooo yine ben
Bölüm nasıl dı?
İstediğinizi sorabilirsiniz
Baaaayy


