İçeriğe geç

Tek Yön

Bölüm 4 · 7 dk okuma

Tek Yön

Bölüm 4

Bölüm 4

Nefes nefese uyanmıştım. Elimi göğüsümün üzerine koyunca kalbimin çok hızlı attığını fark ettim. Hayatımda bu kadar farklı ve anlamlı bir rüya görmemiştim. Bir rüya kadar imkânsız ama bir okadar da gerçekti.

Rüya diye fazla takmadan yataktan çıktım. Yürümekte zorlanı-

yordum dün gece yorgunluktan üzerime doğru düzgün hiç bir şey atmamıştım ve pencereleri açık bırakmıştım. Dizlerim ağrıyordu, boynum tutulmuştu hatta neredeyse her yerim ağrıyordu.

Yavaş adımlarla salona geçtim. Kendimi koltuğun üzerine attım, kollarımı geriye uzatarak vicudumdaki uyuşukluğu attım. Gözler-

imi daha yeni açabiliyordum.

Telefonumu çıkartıp konserin tam saatine baktım. Akşam saat sekizi on altı geçe orada olmalıyız ve bize gelen kodları söyleme-

sek içeri giremiyeceğimiz yazıyordu. Bana gelen kodu okudum "2323" yazıyordu.

Kodu görünce çok tanıdık bir duygu hissettim. Hiç yabancı gelmedi ama nerede gördüğümü hatırlamıyordum.

Biraz dinlendikten sonra banyoya geçtim. Aynadan kendime bakınca alnımda minik bir yara olduğunu fark ettim. Saçımı alnımdan çekip minik yaraya bakarken gözüme saç diplerimdeki minik bir pembelik çarptı. Aynaya yaklaşıp ne olduğuna baktım. Bu pembelik minicik bir oka benziyordu. Fazla görünmediği için sıkıntı etmedim.

Elimi ve yüzümü yıkadıktan sonra banyodan çıkıp odama geçtim. Dolabı açıp içindeki kıyafetlere baktım. Bugün konser olduğu için zaten tekrar kıyafetimi değiştirecektim. Bu yüzden üzerime herhangi bir şey alsam da olurdu. Dolaptan turuncu eşofman takımını çıkartıp giydim.

Midemde hissettiğim boşluk yüzünden odadan çıkıp mutfağa geçtim. Bugün yine üşengeçliğim tuttuğu için sadece kapta olan şeyleri tek çıkartıp masaya bıraktım. Her gün de yumurta falan yapılmaz ki. Kendimi avuttuktan sonra bir kaç dilim ekmek alıp sofraya geçtim.

Biraz karnımı doyurduktan sonra kalkıp balkona geçtim. Sandalyeme oturup vaktin geçmesini bekledim.

.・。.・゜✭・

Kahvem bittikten sonra telefonumu çıkartıp saate baktım, saat altıyı üç geçiyordu. Saçımı ve kıyafetlerimi hesaba katarsak iki saat anca yeterdi.

Yerimden kalkıp odaya geçtim. Kıyafetlerimi askıdan çıkartıp yatağa düzene bıraktım. Üzerimdeki çıkartıp yeni aldım kıyafet- leri giydim.

Makyaj masasının önüne geçtim. Çekmeceden tokalarımı, tarağımı ve saç spreyimi çıkarttım. Biraz düşündükten sonra bu kombine en iyi dağınık topuz gider diye düşündüm. Saç spreyini biraz sıktıktan sonra taramaya başladım. Bu sprey saçımı parlak ve yumuşak olmasını sağlıyordu. Kutudan pastel tonlarda mor bir toka çıkardım. Saçımı elimle kavrayıp tokayla sabitledim. Güzel olduğundan emin olduktan sonra saç sâbitleyici sprey ile saçımı sabitledim.

Dolabı açıp içinden makyaj çantamı çıkarttım. Dudağıma hafif pembelik veren bir ruj, gözlerime ise sadece eyeliner ve mascara kullandım. Takı kutumdan yeni aldığım kolye ve küpeleri çıkarttım. İkisinide dikkatli bir şekilde taktım. Kıyafetlerimin arasından daha önce aldığım beyaz kabanı çıkartıp giydim. Boydan aynanın önüne geçip kendime baktım. Ev terliklerim dışında herşey mükemmel görünüyordu.

Ne olur ne olmaz diye bir kaç makyaj malzemesi, gözlük ve bir paket peçete alıp yeni aldığım çantama koydum.

Ayakkabılarımı alıp kapıya yöneldim. Anahtarı elime alıp kapının önüne çıktım. Ayakkabılarımı giymek için bir basamağa oturduğumda vicudumda bir titreme hissettim. Basamaklarbuz gibiydi. Üşüdüğüm için hızlıca ayakkabılarımı giyip ayağa kalktım.

Kapıyı iki defa kilitledikten sonra hızlıca aşağıya indim. Merdivenlerden inerken ayağım takıldı ve sendeledim. Sırtımı duvara yaslayıp elimi göğüsüme koydum. Kalbim yerinden çıkarcasına atıyordu. Temiz hava almak için yavaşça aşağıya indim. Bina kapısından çıktığım gibi yüzüme vuran serin hava sayesinde sakinleştim. Nefes alış verişim normalleşince kalabalık bir sokağa girip taksi aradım.

Yaklaşık iki dakika sonra yanımdan bir taksi geçti. Hemen elimi kaldırıp taksiyi durdurdum. Hızlı adımlarla taksiye yönelip arabaya bindim. Kafamı kaldırıp adama baktığımda dikiz aynas- ından göğüs dekolteme baktığını gördüm. Bu beni fazla rahatsız ettiği için bu sıcak arabada kabanımın önünü kapattım. Sizin gibi pisliklerin canı cehenneme.

Adam kabanımı kapattığımı görünce hemen kendini toparla-

yıp nereye gideceğimizi sordu. Daha fazla bu arabada kalmak istemediğim için hemen "Green Akademi'ye gidiyoruz" dedim. Adam istediği cevabı aldığı gibi hemen arabayı sürmeye başladı.

Okula vardığımda hemen kabanımın önünü açtım, pişmiştim. İçeri girmek için hızlıca kapıya doğru yürümeye başladım. Tam bir adım daha atıp içeriye girecektim ki bir güvenlik beni durdurdu. Bana kodumu sordu bende "2323" dedim. Güvenlik elindeki tableti açıp birşeyler yazmaya başladı. Biraz bekledikten sonra "Buyrun geçebilirsiniz" dedi.

Açık olan kapıdan içeri girdim. Giriş mükemmel bir şekilde süslenmişti. Eee adam zengin istediği gibi süsler tabi. Adımlarımı hızlandırdım çünkü diğer yerleri görmek istiyordum. Etraf bir sürü çiçek ile süslenmişti ama ben çiçeklerden pek hoşlanma-

zdım. Fakat şu an kokusunu aldığım çiçek hâriç, evet bu kokuyu nerede alsam tanırım. Kafamı kaldırıp bana bakan kiraz çiçeklerine baktım. Bu gün şans benim tarafımdaydı. Bir adım daha atıp kiraz çiçeklerinin sarılı olduğu dallara yaklaştım. Elimi uzatıp yavaşça yapraklarına dokundum. Çok nadindi, kafamı yaklaştırıp kokusunu içime çektim. İçime doluşan tatlı kokuyla gözümü kapattım, sankibirileri kolumdan tutmuş beni bulutlara doğru çekiyordu. Yavaşça gözleimi açtım, yapraklarına minik bir öpücük kondurup yoluma devam ettim.

Sonunda konser alanına gelmiştim. Gözüm irice açılırken ağzımın açılmasına engel olamamıştım. "Aman tanrım" burası girişten de güzel olmuştu. Yavaşça ağızımı kapatıp sahnenin ön kısmına geçtim. Herkes yavaş yavaş gelmeye başlamıştı.

Arkadan hoş bir parti müziği açmışlardı. Herkes dans ediyor ya da birbirleriyle sohbet ediyorlardı. Dayanamayıp bende ritme uydum, hafif hareketlerle yerimde dans ettim.

Yanımdan geçen garsonu durdurup tepsiden bir bardak limonata aldım. Gerçektende bu havada en iyi seçenek limona-

taydı. Buz gibi içeceği yudumlarken gelenleri izliyordum.

Buraya geldiğimden beri herkes beni izliyordu. Kendimi yamyamların olduğu bir adaya düşmüşüm gibi hissediyordum.

Eee haklılar ama her adaya böyle güzel kurban düşmüyor.

Herkesin konser tarafına toplandığını görünce içeceğimden son yudumu alıp bende konserin olacağı tarafa gittim. Erken geldiğim için en ön kısımda durdum. Sahnenin direkt önünd-

eydim. Billie Eilish ile dip dibe, tamda istediğim gibi.

Bi anda müzik kesildi, sonra bir kadın sesi duyuldu. Bu herh-

angi bir kadın sesi değildi. Bu, bu Billie Eilish'in sesiydi. Ses git gide netleşiyordu "I'm not your friend or anything, damn you think that you're the man I think, therefore I am" bunlar Therefore I Am˚ şarkısına aitti.

Ve sonunda Billie Eilish göründü. Bedenimi müziğin ahengine bırakıp ritme göre dans etmeye başladım. Muma da yanan bir ateş gibi sallanırken bağıra bağıra şarkıyı söylüyordum.

Beşinci şarkının da sonuna gelmemize rahmen ben hâla deli gibi dans ediyordum. Billie Eilish'ın bana doğru geldiğini görünce heyecanlanmaya başladım. Elini bana uzatınca hiç düşünmeden tuttum. Ayağımı basamağa basıp sahneye atladım. Oha, buradan heryer görünüyor. Etrafıma bakınırken Chole'yi gördüm. En öne geçmiş beni izliyordu, neredeyse domates gibi kıpkırmızı olmuştu. Minik bir sırıtışla kafamı çevirip Billie Eilish'a döndüm. Bir yandan şarkı söylüyor bir yandan dans ediyordu.

Şarkının fon müzik bölümüne gelince mikrofonu bana uzattı. Mikrofonu tam dibimde görünce sertçe yutkundum. Benden Happyer Than Ever˚'ı söylememi bekliyordu. Kafamı çevirip tekrar Chole'ye baktım. Gaza gelip bunu yapmıyacaktım değilmi. Hayır tabikide, yapıcam. Benden beklenmeyen bir hareketle saçımı savurup mikrofonu aldım. Ezbere bildiğim sözler teker teker ağızımdan dökülmeye başladı. "You call me again, drunk in your Benz Driving home under the infulunce" Billie Eilish gözünü irice açmış bir şekilde bana bakınca, ben de göz kırpıp şarkıya devam ettim. "You scared me to death, but ı'm wasting my breath"

Şarkıyı bitirip mikrofonu tekrar ona uzattım. Dudaklarını şaşırmış ifadesiyle büzüp sadece "Oha" diyebilmişti.

Tam basamaklardan inicektim ki bir şey unuttuğumu fark edip geri döndüm. Önüme gelen saçlarımı arkaya itip mikrofona eğildim ve "Pardon, bir şey unuttum." diyip telefonumu çıkardım. Poz verip birkaç fotoraf çektim. Billie Eilish'a gülümseyip giderken arkamdan "Deli kız"diye bağırdı. Sırıtmama engel olamayıp aşağı indim.

.・。.・゜✭・

Konser çoktan bitmişti. Sadece herkes elinde bir içecekle eğleni-

yordu. Elimde içeceğimle yürürken bir an parmağımın ucuna bir sızı girdi. Elimde bir şey varmı diye kontrol edeyim derken önümü göremediğim için yanlışlıkla birine çarptım. Elimdeki portakal suyunun yarısı kızın üzerine dökülmüştü. Kıza özür dilerken onun kim olduğunu fark ettim. Bu oydu, bizim sınıftaki

-gıcık olmayan- kızdı. Elimdeki bardağı yandaki masaya koyup hemen çantamdan peçeteyi çıkarttım. Özür dileye dileye elbisesini temizlerken elimi tutup gülümsedi. " Gerek yok bu kadar stres yapmana. Ben bunu şimdi silerim. "

"Olsun canım, ben yinede temizliyim. Hatta biz lavaboya gidip orada temizleyelim." Biraz itirazdan sonra sonunda kabul etmişti.

Okula girip lavaboya gitmek için üst kata çıktık.

Duvarda duran makineden birkaç peçete aldım su ile biraz ıslattıktan sonra kızın elbisesini temizlemeye başladım. Elbiseyi temizlerken bir yandan da sohbet ediyorduk. Kızın adı Dezly'miş iyice tanıştıktan sonra lavabodan çıkıp konser alanına gittik.

Ortalığı toplamaya başlamışlardı. Dezly ile sohbet ederken bir anda çığılık sesleri duyulmaya başladı. Herkes telaşlı bir şekilde bir o yana bir bu yana koşuşturuyordu ben ve Dezly ise ne olduğunu anlamak için herkesin olduğu tarafa gittik.

Kalabalığın içinden çıkıp sahnenin olduğu yere geldiğimizde gördüğüm manzara yüzünden donup kalmıştım. Yerde hareket-

sizce yatan bu adam bana bir şey hatırlatmıştı, hemde çok imkânsız bir şey. Bu, bu benim sabah gördüğüm rüyaydı.

Emily'nin Rüyası

Herkes dans ediyordu. Müziğin sesi o kadar yüksekti ki insanların sesi gelmiyordu. Ama burada çok ilginç bir şey vardı. Gökyüzü mordu ve ben hariç herkes dans eden siyah sülietlerdi.

Herkes dans ederken bir anda müzik sesi kesildi ardından büyük bir ses geldi. Sesin geldiği tarafa gittiğimde yerde yatan biri vardı ama yüzü görünmüyordu.

Şimdiki Zaman

Kafam karışmış bir şekilde adama doğru yürüdüm. Sahnenin tam yanında durduğumda birden başım döndüğü için elimi sahnenin olduğu plartforma dayadım. Elime gelen ıslaklık yüzünden midem bulanmıştı. Elimdeki kana bakarken birden ayağım boşluğa denk gelmiş gibi oldum ve yere düştüm. En son hissettiğim şey ise belime dolanan eldi.

Not:

╭────── ༺♡༻ ──────╮

˚Billie Eilish'ın 2020'de yayınladığı şarkısı.

˚Billie Eilish'ın 2021'de yayınladığı şarkısı.

╰────── ༺♡༻ ──────╯

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.