İçeriğe geç

Tek Kişilik Orkestra /Gökyüzünde Kaybolmak

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Tek Kişilik Orkestra /Gökyüzünde Kaybolmak

Bölüm 3

Olmaz

İkinci bölüm ile burdayım

Bölüm şarkısı:

Yıldız Tilbe / Aşk Laftan Anlamaz Ki

(Açıklama : bir çok şarkının bölümle alakası yoktur . Sadece öneri amaçlıdır)

İyi okumalar

***

Bakışlarım karşımdaki çocuğa kitlenirken o beni hiç fark etmemiş gibiydi .

Cocugun boyu uzundu. Kahverengi saçları ve aynı renkte gözleri vardı. Ten rengi biraz koyuydu. Ama ona gerçekten yakışıyordu, gözleri çok güzeldi hatta mükemmeldi, kahverengi düz saçları alnına dökülmüstü. Yüz hatları çok hoştu.

Aslına bakarsan çocuk baştan aşağı hoştu.

Basketbol topu yere sekip ona doğru yuvarlandiktan sonra topu tekrar eline aldı ve abartmıyorum ama hayvan gibi sert bir şekilde potaya attı.

Pota sarsılmıştı.

Elinde olmadan refleksif bir şekilde "hayvan" diye mırıldandım . Sanırım mirildanmamistim çünkü çocuk bir anda gözlerini çevirip "bana mı diyorsun ?" Diye sordu

Ses tonu çok hoş

Oğlum çocuk harbiden baştan aşağı çok hoş .

İçimdeki düşüncelerim gözlerime yansıtmadan boş boş onun gözlerine bakıp "hayır sana demedim"

Yüzüme bile bakmadan önüne döndüğünde

"Allah aşkına burada sen ve benden başka kim var ? Kime demiş olabilirim?"

Çocuk şaşkınlıkla bana baktı ve "senin derdin ne ?" Diye sordu

Derdim yok sadece buradan gitmesini istiyordum çünkü burası benim alanım.

Düşüncelerim bir anda dudaklarımdan birer kelime olarak döküldü.

"Derdim yok , sadece buradan gitmeni istiyorum , burası benim alanım "

Ukala bur şekilde yüzüme bakıp sırıttığını ve "tapulu malın mı?"

Onun yüzüne boş boş baktım ve elimle yavaşça onu alkışlamaya başladım "1/B sınıfından kardeşimizi alkışlıyoruz, laf soktuğunu sanıyor "

Ardından ona göz devirdim

O ise yüzüme bakarak göz deviridi ve "ergen" diye mırıldandı.

"Çocuk olmaktan iyidir."

Kaşlarını kaldırdı ve yine aynı ukala siritmayla "kaprisli bir ergen olmaktan iyidir " dedi gözlerimin içine baka baka

Onun yüzüne bile bakmadan önüme döndüm, o da topunu alıp tekrar atmaya başladı.

10 dakika gibi bir süre sonrasında biyoloji ödevimi yaptığım sırada bir anda basketboll topu testime çarptı ve testim yerdeki çamurun içine girdi.

Kafamı çevirip dehşetle onun yüzüne bakarak "sen ne yaptın?" dedim.Bakışları benim yüzüne geldiğinde kasten yapmadığını o an fark ettim çok mahcup görünüyordu. Hemen yanıma geldi ve testimi oradan kaldırıp yüzüme baktı "Çok özür dilerim, kusuruma bakma gerçekten kasten yapmadım " dedi "Sıkıntı değil ama bu benim ödevimdi , bu testi kullanamam hem kirlendi hemde sırılsıklam testi tekrar almam lazım,off" Dudakları düz bir çizgi haline geldi "özür dilerim tekrardan kusuruma bakma , hakkını helal et " "Sıkıntı değil gerçekten, dünya malı zaten benimle mezara gelmeyecek " ardından çantamı alıp ayağa kalktım ve eve gitmek için yol aldım "kusuruma bakma tekrardan "

"Sıkıntı değil gerçekten " ardından çantamı tek omzuma takıp arkamı döneceksin tekrardan ona döndüm ve kabalık olmasın diye "iyi geceler " diye mırıldandım. Kafasını yerdeki testinden kaldırıp yüzüme baktı. Hala kendini suçladığı çok açıktı. "İyi geceler-" elini bana doğru uzatıp "Adin ne ?" Diye sordu .

Onun yüzüne baktım ce cevap vermek için dudaklarımı araladım .

"Adım Delâl, Delâl Aksoy "

Yüzüme baktı ve gülümsedi. O an belediye çukuru gibi gamzeleri olduğunu fark ettim

Onca mükemmel detayin ardından bir tane daha

"Tanıştığıma memnun oldum Delâl . Ben de Tuna , Tuna Aren Esin "

İstemsizce gülümsedim ve ona el salladım "iyi geceler Tuna"

"İyi geceler Delâl"

Arkamı döndüm ve kulaklıklarım kulağıma takip yürümeye başladım o an aklıma Tuna ile tanışmam geldi . Tamam kabul biraz başlarda ona sataşmıs olabilirdim. Ama elimde olan bir şey değildi. Genelde insanlara karşı hep böyleydim. Ben buyum .

***

İkinci bölüm sonu

Bir sonraki bölümde görüşürüz

Seviliyorsunuz

D-T

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.