İyi okumalar !
Bölüm şarkısı: Billie Eilish: Everything I Wanted
***
Bazen hayat bizim isteğimiz üzerine hareket etmez. Irk , din , dil bunları seçmek bizim elimizde değildir. Tanrının uygun gördüklerine sahip oluyoruz. Bunlar bilinen şeyler. Aynı zamanda ailemizi de biz seçemiyoruz. Anne , baba , kardeş... bazen "keşke secebilseydim de böyle berbat bir hayat yaşamasaydım " diye ağlıyorum. Annem , annem berbat bir kadın, küçükken dışarıda anneleriyle oynayan çocuklar görünce onlara imrenirdim. "Neden benim annemde böyle değil?" Diye . Hatırlıyorum daha dört yaşındayken anneme "benimle parka gelsene , oradaki çocuklar hep annelerini getiriyor, sen hiç iyi bir anne değilsin!" demiştim . Beni o sabaha kadar dövmüştü . Annem beni sevmezdi . Benden büyük iki abim vardı, beni sevmezlerdi ve babam... babam yoktu .
Bir keresinde yine böyle bir an yaşamıştım annem ile... 1. sınıftım . Dalgınlığıma gelmiş ve yola atlamıştım o gün oradan geçen bir liseli kolumdan tutup beni kaldırıma çekmese bir tırın altında kalıp hayatımı kaybedecektim . Öğretmenler annemi çağırdığında annem beni bütün okulun ortasında tokatlayıp eve götürmüş ve yol boyunca "sen bizi elaleme rezil mi edeceksin ? Ölsen de senden kurtulsam , rezil insan , sen nasıl benim kızım olabilirsin!" Diye bas bas bağırarak eve getirmiş orada da beni bir güzel pataklamıştı . Aynen anne şimdi elaleme rezil olmadık , sende en az benim kadar rezilsin .
O dayaktan sonra iki hafta boyunca okula gidememiştim .
Birinci sınıftım yine , o gün 23 Nisan şenliklerinde vardı. Annem saçımı baglayamadigindan dolayı "seninle mi uğraşacağım " diyerek saçlarımı üç numaraya vurmuştu. İlk 23 Nisan şenliğine Bundan dolayı evde geçirmiştim.
Ama evde geçirmem bir şey degistirmemisti. O saçlar yüzünden tam bir yıl boyunca kendi akranlarım tarafından zorbalanmıştım .
Bazen annemin kızı olmadığımı düşünürdüm. Bana davrandığı şekil ile abime davrandığı şekil aynı değildi. İlk önce bunun cinsiyetçilikten kaynaklandığını düşünürdüm ama mahalledeki bütün kızlara o kadar iyi davranırdı ki . Onlar bana "ne kadar da şanslısın mükemmel bir annen var" derlerdi .
Ya ne demezsin , gel bir de benim penceremden bak olaya ...
Bazen onun kızı olmadığımı bile düşünürdüm.
Abilerimin de annemden bir farkları yoktu ama onlar bana el kaldirmazlardi . Onların şiddet anlayışı psikolojikti . Benimle muhatap bile olmazlardı buna rağmen bakışlarıyla benden nefret ettiklerini bir güzel belli ederlerdi ve emin olun onların bende bıraktıkları yaralar daha büyük .
Zor geliyor hemde çok zor. İnsanların aile yapısı ve benim aile yapım asla uyuşmaz. Onların bana yaptıklarından dolayı şuan 18 yaşında olmama rağmen yakın arkadaş hatta arkadaş dediğim kimse yok . Onlar belki bana böyle davranmasalardı . İnsanlarla konusabilirdim . Asosyal ve korkak bir kız olmamın tek sebebi bu .
Herhalde tek iyi yanı onları sesini duymamak için hayvan gibi ders çalışmam.
Ortaokula geçtiğim an artık onlardan para istememek için bursluluk sınavına girdim ve kazandım ilk yılımdan, onların bundan haberleri yok , eğer olur sa ne kadar iyi bir aile olduklarını göstererek zorla benden alırlar.
Evet ben buydum . Kimseyle bir isi olmayan sessiz ama içten içe kalbinde kırılacak yeri kalmayan o kız. Bir ay önce yaşadıklarımdan sonra 3. Defa intihar girişiminde bulundum . Annem beni bir çocukla gördüğünü söylemişti ve yüzüme o kadar acı veren bir tokat atmıştı ki ...
Anne kendine gel siz bu kızın öz güvenini alaşağı ettiniz daha bir kız arkadaşı yok iken bir erkek arkadaş mı olacak .
Bazen ölüme olan arzum o kadar artarki... o günde o zamanlardan biriydi . Annemin tokadı beni mahvetmisti .
Bileklerimi kestim ,
Ama bir işe yaramadı,
Bak görüyorsun değil mi ,
Hala nefes alıyorum, lanet olsun !
Bir ay boyunca hastanede kaldım, psikolojik destek almak istemedim ve istemeyeceğim de .
Kulağımdaki kulaklığı çıkarıp siyah çantama attım ve çantamı herzaman ki uğrak noktama fırlattım .
Eski bir saha , basketbol sahası, potasi nemden paslanmış oturakları çürümüş hemen arkasında dev bir enkaza ev sahipliği yapan ve biraz ötede dere , derenin yanında orman bulunduran saha ... 20 yıl önce burada olan lise merkeze uzak olması durumundan dolayı yıkılmıştı ama kimse sahaya ellememisti .
Burası benim yerimdi bazen yaz aylarında burada yatar eve gitmezdim okuldan sonraki uğrak noktam burasiydi. Oturakların üstüne oturdum ve düşünmeye başladım " acaba bundan sonra ne olacak?" diye .
Yarım saatlik bir düşünme seansindan sonra test kitaplarımı çıkardım ve ders çalışmaya başladım ta ki gözlerimin önünden bir beden geçene dek .
Kafamı kaldırdığımda elinde bir basketbol topu olan uzun boylu bir çocukla karşılaştım.
Elindeki topu birkaç kez sektirdikten sonra uzak bir noktadan atış yaptı. Top potanın içinden geçerken aklımda tek bir soru vardı
Kimdi bu çocuk ve benim alanımda ne işi vardı?
*** I
İlk bolumnl düşündüğümden daha hızlı bir şekilde yayınlandı.
Bu performansı kendimden beklemezdim .
Bezen bölümler uzun süre gelemeyebilir , sınav öğrencisiyim bu yüzden telefonu pek elime almıyorum. O yüzden kusuruma bakmayın şimdiden.
İlk bölüm böyleydi umarım begenmissinizdir .
Bir sonraki bölümde görüşürüz, hoscakalin
Seviliyorsunuz...
D-T


