Bazen insan, sonu en baştan belli olan bir yola bile isteye çıkar. Adımlarının bir yere varmayacağını, o yolun sonunda seni bekleyen bir çift göz olmadığını bile bile yürürsün. Bu, aşkın en saf ama en insafsız halidir: Tek taraflı bir sevdanın mahkûmu olmak.Sen benim dünyamda bütün boşlukları dolduran o devasa cümlesin; ama ben senin hikâyende bir dipnot bile değilim. Belki bir kalabalıkta yanımdan geçip gidiyorsun, belki aynı havayı soluyoruz; ama senin ruhun benim yangınımdan bir kıvılcım bile almıyor. İşte bu insanın canını asıl yakan şey: Senin içinde kopan fırtınaların, onun denizinde tek bir dalga bile yaratmaması.Aşk, karşılıklı olduğunda bir limandır; tek taraflı olduğunda ise ucu bucağı olmayan bir açık deniz. Ne kıyıya yanaşabiliyorsun ne de batabiliyorsun. Sadece o imkânsız ihtimalin küreklerine asılıp duruyorsun. Öyle bir vazgeçiş ki bu, içinde en küçük bir sitem bile barındırmıyor. Çünkü seni sevmeye sen değil, sadece ben karar verdim. Bu yüzden bu acının faturası da, sızısı da sadece benim omuzlarımda.Şu hayatta en zor şey, hiç gerçekleşmeyecek bir düşün nöbetini tutmaktır. Ben senin hiç haberin olmayan bir hatıranın bekçisiyim. Sen gülersin, ben "neden" diye sormadan sevinirim; sen gidersin, ben sanki bir parçam kopmuş gibi eksilirim. Ama sen, bunların hiçbirini bilmezsin.Belki de en iyisi budur. Çünkü bazı sevdalar, sadece tek bir kalbe sığacak kadar kutsal ve bir o kadar da kimsesizdir. Ben bu kimsesizliği, seninle bir ömür boyu kavuşmaya değişmem. Çünkü bu aşkın içinde en azından hayalin var; gerçeğinde ise hiç olmayışın...
Uzaktan sevdim seni uzaktan sevdiğim için anlayamadın beni yada ben anlatamadım kendimi hayatının geri kalanı bensiz mutlu huzurlu o çok istediğin paralı umutlu eğlenceli geçmesi dileğimle elveda yazım hataları yapan adam elvedamla kal🤍
