Yaprak: az önce yuvam ile tüm bağım koptu kardeşlerim den ve evinden ayrılıyorum artık onun acısı bu acının önüne geçti der. “
Büyücü: bu kadar seviyorsan neden ayrılıyorsun
Yaprak: elbette çok seviyorum. Lakin hayallerimi gerçekleştirmem lazım herkes bu dünyaya kendini tamamlamaya gelir. Bunu gerçekleştiremezsem ömür boyu acı çekecektim. Lakin evden ayrılmanın acısı bir süre sonra unutulur.”
Kardeşlerine hışırdar yaprak görüşürüz der onlara tüm kardeşleri de birden hışırdar ona kendi e iyi bak görüşürüz der. Ve yola çıkarlar büyücü ile şimdi gidecekleri yer yunan adalarıdır. O adalardan birinde cadı kirke yaşar. Onda okyanus devinin zehirli kuyruğunun bir dikeni vardır. Bu dikenin en ufak çiziği bile canlıları anında öldürür Zeus bile korkar bu zehirden. O zehirden bir damla alması gerekiyordur büyücünün. 2 gün boyunca yürüyüp ormanı aşarlar. Daha sonra bir handa konaklayıp sabahında bir at ile bir gün yol giderek İtalya limanına varırlar oradan gemiye binip Yunanistan’a doğru yola çıkarlar. 3 gün sürer gemi seyahati ve kirke’nin yaşadığı ada da inerler gemiden. Kirke ile büyücü tanıyordur birbirlerini kirke daha bir küçük bir peri büyücü de daha bir çocukken tanışmışlardır. Kirke onları kıyıda görür görmez yanlarına gelir.
Kirke: eski arkadaşım seni gördüğüme çok sevindim( büyücüye sarılır, çok mutludur)
Büyücü de güler ve kirke ye sarılır. “ bende seni çok özledim kirke, bu adaya sürgün edildiğini duydum, uzun zaman aradım ama bulamadım bu adayı. Denizcilerden duydum geçen yıl. Ayrıca Dionyos un ölümünü de duydum. Oğlunu korumak için aldığın zehirli dikenden ölmüş.”
Kirke: ilk yıllar tanrılar bu adaya kimse gelmesin diye etrafına büyü yaptılar. Çok yalnızdım ve sıkılmıştım babam helios’a yalvardım ve Zeus’la konuşup büyüyü kaldırdılar. Ben hala bu adadan çıkamıyorum ama başkaları gelebiliyor.”
Büyücü: Ahh! Kirke canım arkadaşım Dionyos ta o zaman mı geldi adaya.
Kirke: evet , adada kaldı bir süre birlikte olduk o adadan ayrıldıktan sonra ise hamile olduğumu öğrendim. Oğlumuz büyüyünce babasının yanına gitti ve kazara dikenin zehri Dionyos u öldürdü.
Kirke büyücüye yolu gösterir ve evine doğru giderler ve yolda sorar büyücüye sen nasılsın dostum hala bulamadın mı aradığını?” arıyorum der büyücü senden devin zehrinden bir damla almaya geldim” bunun için geleceğini biliyordum bu yüzden senin için onu sakladım. Der kirke.
Kirke: yanında başka bir daha var sanırım der kirke. O küçük sandığın içinde sonsuza kadar güneşin batışını izlemek isteyen bir yaprak
Büyücü: yine akıl okuma yeteneğin ile anladın (gülümser kirkeye) evet bu küçük yaprak ile kara ormanda tanıştım. Onu Japonya’ya ulu sekoyaya götürüyorum. Bana çok yardımcı oldu.
Yaprak: merhaba der kirkeye. Bende senin hikayeni biliyorum. Heliosun kızı cadı kirke. Rüzgar taşıdı hikayeni bana. Çok mutlu oldum yasağının kalkmasına.
Kirke teşekkür eder yaprağa ve zehirden bir damla küçük bir şişeye damlatıp verir büyücüye.
Kirke: burada daha uzun süre kalmanızı isterdim ama gördüğüm kadarı ile küçük arkadaşının zamanı kısıtlı. “
Büyücü: evet, buradan sonra irana gideceğiz orda bin yıldır yanan ateşin alevinden almamız gerekiyor. Teşekkür ederiz yardımların için.