İçeriğe geç

Tek Çatı Altında Çifte Aşk

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Tek Çatı Altında Çifte Aşk

Bölüm 14

Bölüm 14

Bahçeye çöken sessizlik, yağmurun sesini bile bastırıyordu.

Herkes aynı ismi düşünüyordu.

Aras.

Tuna annesine doğru bir adım attı.

"Bu adam kim?"

Nur Hanım ilk kez oğlunun gözlerinin içine bakamadı.

Bastonunu yerden aldı, elleri titriyordu.

"Yıllar önce tanıdığım biri."

"Sadece bu mu?"

"Hayır."

"Öyleyse anlat."

Kadın derin bir nefes verdi.

"Aras, benim ortağımdı."

Kıvanç kaşlarını çattı.

"Senin hiçbir zaman ortağın olmadı."

Nur Hanım acı acı gülümsedi.

"Size öyle söyledim."

---

Herkes yeniden toplantı salonuna geçti.

Kapılar kilitlendi.

Koridorlara güvenlik yerleştirildi.

Nur Hanım uzun süre sustu.

Sonunda konuşmaya başladı.

"On yedi yıl önce ben, Aras ve iki kişi daha birlikte çalışıyorduk."

"Neyin üzerinde?" diye sordu Tuna.

"Eski aile mirasları."

Alev şaşkınlıkla başını kaldırdı.

"Miras mı?"

"Evet."

"Aras, yıllarca kaybolan aile soylarını araştırıyordu."

Kıvanç masaya eğildi.

"Peki Alev bunun neresinde?"

Nur Hanım gözlerini kapattı.

"Çünkü Aras'ın son araştırdığı aile..."

"...Alev'in ailesiydi."

---

Tam o sırada avukat Selim çantasını açtı.

"Sanırım artık bunu gösterebilirim."

İçinden eski bir nüfus kayıt belgesi çıkardı.

Belgenin kenarları sararmıştı.

Selim belgeyi masanın ortasına bıraktı.

"Bu resmi kayıtlara hiç geçmedi."

Tuna belgeyi eline aldı.

İlk satırda Alev'in adı yazıyordu.

Altında anne ve baba isimleri vardı.

Fakat ikinci satır herkesi şaşkına çevirdi.

Koruyucu Vasi: Nur Aydın.

Alev'in nefesi kesildi.

"Vasi mi?"

"Ne demek bu?"

Selim sakin bir sesle açıkladı.

"Bir çocuk büyük tehlike altındaysa, mahkeme geçici olarak bir vasi atayabilir."

Alev hemen Nur Hanım'a döndü.

"Demek beni önceden tanıyordunuz."

Nur Hanım sessizce başını eğdi.

"Evet."

"O zaman neden bana hiç söylemediniz?"

"Sana ne kadar az kişi ulaşırsa..."

"...o kadar güvende olacağını düşündüm."

Alev'in sesi kırıldı.

"Hayatım boyunca bana yalan söylediniz."

---

Bu konuşma sürerken Tuna'nın telefonu yeniden çaldı.

Arayan sınır karakolundan değildi.

Numara gizliydi.

Telefonu açtı.

Karşı taraftan boğuk bir erkek sesi geldi.

"Kaptan Tuna."

"Kimsin?"

"Yanındaki avukata dikkat et."

Tuna'nın bakışları istemsizce Selim'e kaydı.

"Ne demek istiyorsun?"

"Dosyaları size getirmesi tesadüf değildi."

"Sen kimsin?"

Adam kısa bir kahkaha attı.

"Ben sadece..."

"...geç kalmış bir dostum."

Hat kapandı.

---

Tuna telefonu cebine koydu.

Hiçbir şey söylemeden Selim'i izlemeye başladı.

Avukatın eli çantasının üzerinde duruyordu.

Normalden fazla sakindi.

Tuna yavaşça yaklaştı.

"Çantayı aç."

Selim şaşırdı.

"Neden?"

"Aç."

"İçinde sadece evraklar var."

"Aç."

Salondaki herkes nefesini tuttu.

Selim istemeyerek fermuarı açtı.

İçeriden dosyaların arasına sıkıştırılmış siyah bir zarf düştü.

Kıvanç eğilip zarfı aldı.

Üzerinde tek bir isim vardı.

ARAS

Avukatın yüzündeki sakin ifade ilk kez bozuldu.

"Ben..."

"...onu açıklayabilirim."

Tam konuşmaya başlayacakken dışarıdan üç el peş peşe silah sesi duyuldu.

Güvenlik görevlileri telsizden bağırıyordu.

"Doğu kapısından kaçıyor!"

"Kimi?" diye bağırdı Tuna.

Telsizden gelen cevap salondaki herkesi ayağa kaldırdı.

"...Deniz!"

Alev olduğu yerde dondu.

"Deniz hayatta mı?"

Tuna kapıya yöneldi.

"Bu kez kaçmasına izin vermeyeceğim."

Ancak salondan çıkmadan önce göz ucuyla Selim'e baktı.

Avukatın çantası açıktı.

Az önce masaya düşen Aras yazılı zarf ise...

Ortadan kaybolmuştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.