İçeriğe geç

TEK BAŞINA

Bölüm 2 · 2 dk okuma

TEK BAŞINA

Bölüm 2

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ VE İLK ZİL

Sınıftaki uğultu kesilmemişti ama en azından yanımda oturan vampir çakması eleman sesini kesmişti. Kafasını tekrar sıraya gömdü, sanki güneş ışığı derisini yakıyormuş gibi duvara doğru büzüştü.

( "Şu hale bak amk. Gerçekten kendini Edward Cullen sanıyor gerizekalı. Akşam evde muhtemelen Nesquik içip uyuyordur, burada bana karanlık lordculuk oynuyor.")

Termosumun kapağını çevirip ufak bir yudum aldım. Sınıftaki diğer 25 çift göz hâlâ üzerimdeydi. Bazıları fısıldaşıyor, bazıları doğrudan suratıma bakıyordu. Yine o bilindik boş bakışlarımı takınıp hepsini tek tek savuşturdum. Hiçbiriyle göz temasını ilk kesen ben olmadım. 3 saniye ruhsuz ruhsuz bakınca hepsi önüne dönmek zorunda kaldı.

Derken kapı pat diye açıldı. İçeriye elinde kalın bir sınıf defteri ve kahve kupasıyla 40'lı yaşlarında, saçları hafif dökülmüş matematik hocası girdi. Masaya defteri sertçe bıraktı, gözlüğünü burnunun ucuna kaydırıp sınıfa şöyle bir göz gezdirdi.

Gözleri tam arka sırada, yani bende durdu. Kahvesinden bir yudum alıp kaşlarını kaldırdı.

"Evet arkadaşlar, sanırım kasabanın dedikodu çarkları doğru dönüyormuş," dedi hoca, sesi oldukça bitkin geliyordu. "Aramıza yeni bir arkadaşınız katıldı. Kızım, kalk bakalım bir kendini tanıt."

("Al işte. En nefret ettiğim an amk. 'Kendini tanıt.' Ne diyeyim hoca? 'Merhaba ben geldim, aranızdaki tek kızım ve hiçbirinizi zerre umursamıyorum' mu diyeyim?")

Sıradan ağır hareketlerle kalktım. Acele etmeden bol hoodie'min kollarını düzelttim. Sınıfa doğru döndüm. Suratımda yine gram mimik, sıfır heyecan, sıfır gülücük.

"Adım Lara. İstanbul'dan geldim," dedim. Ses tonum o kadar düzdü ki sınıfın ortasına beton blok düşmüş gibi oldu.

Hoca birkaç saniye devam etmemi bekledi. "Bu kadar mı Lara? Hobilerin, hedeflerin?"

"Bu kadar hocam," dedim ve tak diye yerime oturdum.

Sınıfta hafif bir kıkırdama koptu ama o ölü bakışlarımla kıkırdayan tarafa doğru kafamı yavaşça çevirince sesleri hemen kesildi.

Hoca iç çekip defteri açtı. "Pekala... Yanındaki de bizim Görkem. Normalde kimseyi yanına oturtmazdı ama şansına küs artık."

Demek adı Görkem'di bu vampir çakmasının. Kafasını sıradan kaldırmadan boğuk bir sesle mırıldandı: "Yalnız kalmak istiyordum..."

( "Sen çok şey istiyorsun da hayat işte amk ergeni. Yat kalk dua et çantamı kafana fırlatmadım.")

Hoca tahtaya türev denklemleri yazmaya başladığında Görkem yavaşça kafasını doğrulup bana doğru eğildi. Simsiyah gözlerini gözlerime dikip fısıldadı: "Benimle uğraşmak istemezsin. Arka sırada kalmak istiyorsan varlığımı unut."

Kafamı yavaşça ona doğru çevirdim. Sol elimle gözlüğümü hafifçe yukarı ittim. Yine o ruhsuz, bomboş bakışımı suratına diktim. Tam 4 saniye boyunca hiç kırpmadan baktım.

Dışarıya tek kelime etmedim. Sadece önümdeki defteri açıp kalemin kapağını çıkardım. Görkem cevabını alamayınca, o soğuk bakışın altında ezilip sinirle tekrar duvara doğru döndü.

İlk zil çaldığında bu okulda kuralları kimin koyacağı gayet netleşmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.