İçeriğe geç

Tehlike/MİNSUNG

Bölüm 7 · 9 dk okuma

Tehlike/MİNSUNG

Bölüm 7

Tahminler ve umutlar

Lee minho'dan

Jisung ve Felix gideli saatler olmuştu. Arada Felix seungmin ve diğerlerine mesaj yazio iyi olduklarını söylüyordu fakat yinede aklım hep onlardaydi.

Bir ara yemek yemek için çocuklar kantine indi. Geriye sadece Chan ve changbin kalmıştı. Şu durumda konusabilecegim tek kişi onlardi.

-bu işin önemsiz bı saldırıdan fazlası olduğunu düşünüyorum. Birini öldürmeyi göze aldığına göre öfkesi çok büyük olmalı. Jisung'a karşı kim bu kadar kin besler ki?

Bunları birtek ben değil Chan da düşünüyordu. Birini öldürmek kolay degildi. Özel bir sebep gerekirdi.

-haklisin. Hana karşı öfke dolu olan bir yapmış olmalı. Yakın zamanda Han'ın kimseyle tartıştığını görmedim. Zaten bu işte Han'ın bı suçu oldugunuda sanmiyorum.

Changbin devam etti.

-ya sadece bir antiyse? Belkide hiç tanimadigimiz kıskanç bir antidir. Han'ın yeteneklerini şöhretini kiskanmis olabilir.

-olabilir ama neden jisung? Hyunjin dünya capinda jisungdan ve bizden daha ünlü. Ve felixte. Sekizimiz arasından jisungu secmesinin başka bir nedeni olmalı.

Söylediklerimden sonra birkaç dakika sessiz kaldık. Ardından changbinin telefonu çaldı.

-tamam. Geliyorum hemen.

Telefonu kapattığın da ayaklandi.

-ne oldu bir sorun mu var?

-hyunjin salağı kantinde üstüne sıcak çay dökmüş. Jeongin aradı al şunu götür bizi rezil ediyo dedi. Arkadan çığlık atiyodu mal. Goturiyimde üstünü değişsin sonra yine geliriz.

Ucumuzunde yüzünde bir gülümseme oluşmuştu. Biz kimmm normal bı grup olmak kimmm....

-tekrar gelmenize gerek yok, burda boş boş bekliyceginize evde dinlenirsiniz. Hem sende yemek yemedim acikmissindir.

Göz kirptim.

-git yemeğini ye hyunjinede sahip çık.

Gulen yüzü hemen sinirli bı hal almıştı. Sahte siniriydi bu onun. Hepimizi kahkahalara boğan türden.

-sanki siz hiç yemek yemiyorsunuz. Hepinizden daha formdayim ben. Kendinize bakın.

Bir yandana kol kaslarını gösteriyordu bize. Biz chanla ona gülerken bu sefer normal konuştu.

-neyse şaka bı yana ben gidip su drama Queen i alıyım. Sabah erkenden geliriz yine. Bir sorun yada ihtiyaç olursa ara hemen, ikinizede iyi geceler.

Eşyalarını alıp son kez veda etti ve odadan çıktı.

Biraz sessiz kalmıştık Chan hyungla. Bu sessizliğin içinde bile yine aklım jisungdaydi. Felix en son uyuduğunu söylemiş hatta bize bir fotografini bile atmışti. Gerçekten çok yorulmus olmalıydı.

Chan ne zaman dur olduğunu bilmedigim seilde beni izliyordu. Bir şey diycegi çok barizdi. Bende ona bakınca bir süre sonra dayanamadım ve ben sordum.

-cikar azindaki baklayi artık. Ne oldu?(Bu söz böyle miydi ya?neyse anladınız siz devamm)

Uyarimla sonunda konuşmaya başladı. Ama kesinlikle böyle bir konu konusucagini düşünmemiştim.

-hana karşı ne hissediyorsun?

Bı dakika ne? Bunu ne manada sormuştu. Aşik olarak mi? Yoksa çok mu belli ediyordum. Ya jisungda farkındaysa? Biterim ben, eyvah!

​​​​​​Ben çok şaşkın bir şekilde ona bakarken anlamadigimi fark etmiş olucakki acikaldi.

-beni yanlış anlama ama ona karşı hepimize davrandigindan farklı davranıyorsun. Onunlayken yüzün guluyo. Onunlayken mutlu oluyosun. Han eğer yanindaysa kendin oluyorsun. Farklısın işte.

Uzun zamandır bunun farkindaydim ama hiç bu bakımdan düşünmemiştim. Kendini onun için kurşun onune attığın an bu fikir aklımda daha çok yer edindi. Ve bugün onjn icin ne kadar endiselendiginkde fark ettim. Hatta bahse varım az önce bile onu dusunuyordun.

E ben sıçtım. Chan mi fazla dikkatliydi yoksa herkes herşeyi bilip bana rol mu yapiyordu. Şimdi ne diycektim ki. Nasıl tepki verirdi. Aslında jisungdan yıllardır hoslaniyordum. Gecicegini sanmıştım ama hiç bir zaman geçmedi.

Bu zaman kadar bunu kimseye soylememistim. Çünkü yanlış olduğuna inandım. Biz idolduk jisung benim grup arkadaşımdi. Ondan hoslanmami kim öğrenirse ogrensin ters tepki vericek yanlış olduğunu soyliycekti. En azından kendimi yillarca buna inandirmistim.

​​​​​-minho tipin herşeyi ele veriyo korkma ve şöyle beni taniyorsun bana guvenebilirsin.

Haklıydı. Bu konuda en çok guvenebilecegim kişi chandi.

-sence yanlış mı?

-ona karşı duygularin olmasi mi?

Başımı olumlu alamda salladım.

-nedne yanlış olsun minho. Birini sevmek sucmu ki yanlış olsun.

Ne yani kizmiycam miydi. Beni uyarıp yanlış olduğunu soylemiycek miydi. Ben neden senelerdir chana gidip konusmamistim ki.

Aldığım cevapla içim rahatladi ve anlatmaya başladım.

-ondan hoşlanmaya başladığım zamanlar cikisimizdan henüz birkaç ay geçmişti.

Chan hyungun yüzünde bir şaşkınlık belirdi.

-bu kadar uzun zaman kimseye soylemedin mi? Nasıl dayanabildin?

-bilmiyorum. Söylemeye korktum. Yanlış olduğunu düşündüm. Geçer sandım ama... Sanırım hiç gecmiycek.

Durumuma üzülmüş gibi bakıyordu bana. Gerçekten acınası bir haldeydim. Yıllardır aşık olduğum cocuk beni en yakın arkadaşı olarak goruyordu. Kimse bilemeden ben senelerce onu sevmistim. Kendimi sevgimin yaisligina inandirmistim. Ona veya kimseye bir şey söylemeden yaşamıştım...

-nedne şimdiye kadar bir adim atmayı denemedin?

Adım atmak mı?

-ne? Böyle bir şey aklımın ucundan bile geçmedi. Jisung a acilirsam belkide onun kalbini kırarım. Bana çok guveniyo ve beni çok yakını olarak goruyo. Onu hayal kırıklığına uğratmak istemem. Ayrıca idoluz biz. Biri duyarsa yada şirket öğrenirse ne olucak? Hayranlar ne tepki vericek? Peki diğerleri? Üyeler ne diycek?

Bunların altından kalkamazdik. Herşeyi bıraktım jisungun benden soğumasına yada bana karşı tavirlarinin degismesine dayanamazdim. Ya ona olan hislerimden rahatsız olursa? İşte buna dayanamazdim.

Aklim da ne gibi düşüncelerim dondugunu az çok tahmin ediyordu Chan.

-Ya hiç bir şey olmazsa minho. Ya han seni kabul ederse. Ya kimse birlikte olusunuza bir şey demesse. Ayrıca şirketin koyduğu sevgili yasağı çok önceden bitti. Bu konuda hiç bir şey yapamazlar. Ve uyeleri dert etmene çok şaşırdım sanki biz size karşı gelip disliycaz. Ne sama şey bu tabikide sizi destekliycez.

-peki haranlar. Onlar ne tapki verir sence Chan.

-onu tam olarak kesitremiyorum. Destekleyenler olucaktir. Sizi gercekten seveer mutlulugunuzu istiycektir. Ama aynı zamanda lincleyenlerde olucaktir.

-sence hangisi daha ağır basar.

-bilemiyorum. Cevabı öğrenmenin tek yolu yaşayarak görmek.

-ne yani sen şimdi bana hit jisung'a açık mi diyorsun.

-aynen öyle diyorum

-beni reddetmiycegini nerden biliyorsun.

-bilmiyorum sadece tahminler ve umutlar.

-beni istemesse yikilirim Chan. Yıllardır onu kendi içimde sevmeye alıştım. Herşeyin bozulmasini istemiyorum.

-sonsuza kadar platonik kalamassin. Ya sen ona acikmadigin için bir gün baskasiyla olursa ne olucak? Seni reddetmesinden daha çok canın yanmaz mi minho?

Bu düşünce daha önce gelmişti aklıma. Onu başkasıyla gorme fikri berbattı, sadece düşünsem bile ağlamak istiycek kadar canımı yakiyordu.

-sana hemen yap demiyorum minho. Sadece düşün. Zaman ilerliyo. Bır gün çok geç olduğunda pişman olmanı istemem.

Dusunucektim. Kesinlikle dusunup tarticaktim kafamda. Eğer jisungun sevgimi kabul etmesi gibi bir umut varsa kesinlikle deniycektim...

Chan hyung beni biraz yanlız bırakmak için hava almaya çıkmıştı. Kafamda yizlerce olasilik yüzlerce ses vardı.

Bütün bunların arasında jisungun bakışları geldi aklıma. Vuruldugum an nasıl korktuğunu görmüştüm. Beni kaybetmekten korkmuştu soylemesine gerek yoktu gözleri herşeyi ele veriyordu.

Bu gün kapıdan çıkmadan göz göze gelmiştik yine. Bakışları daha öncekinden farklıydı. Kafası akrisik gibi görünüyordu. Ne düşündüğünü bilmiyordum ama kesinlikle benimle alakaliydi. Derinlerine baktı sanki gözlerimin. Bir şeyler vardı bakisinda.Ben hala cozemesemde...

​​​​​Saatler geçti. Akşam 12 olmak üzereydi çocuklar artık evlere donucekti. Chan çok ısrar etsede iyi olduğumu söyleyip yanımda kalmasini engelledim. Bu gece yanlız kalıp biraz düşünmek istiyordum. O da bunu anlamış olucakki normalde ettiği kadar fazla ısrar etmedi.

Biz son muhabbetlerimizi ederken kapı açıldı içeriye önce lix girdi. Bu saatte bile sıcacık gülümsemesi yuzundeydi. Hemen ardından jisung içeri geldi ve kapıyı kapadı. Gece yarısı burda ne işi vardı. Herkes eve donucekken o daha yeni gekiyordu. Buna degmezdi keşke bu gece dinlenip yarın sabah gelseydi.

Herkse selam verdi. Geldiğinden beri benimle konusmamisti. Çocuklar da benimle aynı düşünüp neden geldini sordular.

-bu saat niye geldin han? Sabah geksen daha iyi olmaz mıydı. Bizde şimdi kalkicaz.

-siz gidebilirsiniz. Ben tüm gün uyudum zaten uykum yok. Gece burda kalırım.

Ne, neden?

-jisung kalmana gerçekten gerek yok gitmen senin için daha iyi olmazmi.

Dakikalar sonra sonunda bana dönmüs benimle konusuyordu.

-evde içim rahat etmiyo. Hem burda tek başına canın sıkılmaz mi. Sikilmayi geçtim. Bir şeye ihtiyacın olsa kime sesleniceksin hyung? Birakinda kaliyim işte iyiyim gerçekten. İsterseniz felixe sorun bütün gün mışıl mışıl uyudum yemegimide yedim.

Klasik han jisung inadı.

Baktık hiç birimiz ikna edemiyoruz en son izin vermek zorund kaldık. Benimde yanlız kalma planları suya düşmüştü.

İlerleyen dakikalarda üyeler sırayla eve döndü. En son dün geceki gibi ikimiz kalmıştık jisungla. Üstünde durağan bir enerji vardı. Sanki bir segler canını sıkıyordu.

-jis bı sorun mu var sanki biraz moralin bozuk.

İç çekerek cevap verdi.

-nasil moralim yerinde olabilirki? Şu yasadiklarimiza bak. En sonunda kafayı yiycem. Kim nedne bizimle ugrasiyo.

Bizimle deil seninle ugrasiyorlar jisim.

-Bilmiyorum. Ama bı rsekilde kim olduğunu bulucagimza inanıyorum. Herşey düzelecek. Bu kadar dusunuo kendini yorma. Moralini yüksek tutmak için biraz kafa dağıtmaya ne dersin.

Birksc saniye bu küçücük odada ner yapabilecegimizi düşündüm. Maalesef sırtından vurumdugum, ve yara taze olduğu için hareketlerim kisitliydi. Hem sargılar hem yaranın acısı beni engelliyirdu. Bu yüzden oturarak bir şeyler yaoabilirdik. Aklıma gelen fikirle jisung'a danıştım.

-gecen gece izlediğimiz filmin ikincisini izlemeye ne dersin. Gerçi sen ilk filmin yarısında uyuya kaldın önce kalanını izlesen daha dgru olur.

Onunla dalga gevtigimi biliyordu. Kaşlarimi catip bana o tatlı siniriyle baktı. Onu bu haliyle asla ciddiye alamiyordum. Önüne bu akdar güzel sinirli küçük bir sincap çıksa kimse ciddiye alamazdi.

- izledim bı kere, sen yanlış görmüşsün.

Ona uyurken kisik seste horladigini soylemeli miyim? Bunu yorgun olduğu zamanlarda farkında olmadan yapiykrdu ve kesinlikle çok tatlı görünüyordu.

-tmm sen haklısın. Madem öyle gel ikincisinide izleyelim.

Dun gece uyuya kaldığı sandalyeyi yine yatağın yanına çekti ve telefonundan filmi açtı. Benim rahat girebilme için telefonu bana doğru tutuyordu ama bu sefer o rahat göremiyordu. Elimi uzatip telefonu aldım ve filmi durdurdum.

Jisung beni izlerken yatakta biraz sağa kayıp onun için her açtım.

-gel burda izle daha rahat olur.

İKk başta tereddut ettiğini fark ettim. Ama daha sonra çok dikkatli bir şekilde yanıma uzandı. Aynı ilk filmi izledigimiz gece ki gibi başını göğsüme doğru koydu bende bir elimi beline attım. Filmi tekrar baslatmistim ama jisung hala rahat değildi. Canımı yakmamak için agirligini üzerime çok vermemeye çalışıyordu. Zaten kolumdaki serumdan saatlerdir tonla ağrı kesici aliyirdum. Canımı istese bile bu şekilde yakamazdi.

En sonunda belindeki elimle onu iyice kendime cekerek sorunu çözdüm. Canım yanmiyordu. Hatta artık daha da rahattım.

Bir kaç saat orda uzanip filmi izledik. Arada yorumlar yapiyo, film hakkında konusyorduk. İse yaramisti, aklımız biraz olsun kaos dolu hayatimizdan uzaklasmis, eglenebilmistik.

Film bittiğinde telefonu kapatıp hemen sağındaki komidinin üstüne koydum. Jisung hiç kipirdanmiyordu. Uyuya kalmisti. Güya bütün gun uyumuş uykusunu almıştı şapşal sincap.

Onu uyandirmadim. Dikkatli bir şekilde üstünü örttüm ve kucağımda uyumasina izin verdim.

Saçları hemen burnumun dibindeydi. Mis gibi kokuyordu. Bir elini karnıma koymustu. Karnımdaki elini avcumun içine alıp aynı dün geceki gibi tuttum.

Chan hyung kesinlikle çok haklıydı. Jisung yanımdayken mutluydum. Hatta mutluluktan daha da fazlasını hissediyordum.

Anlatamiycagim duygulari aynı anda tattiriyordu bana. Ama eğer şu ani tek kelimeyle anlatmam gerekirse..

kesinlikle huzurlu derdim...

Saçlarına bir öpücük kondurup kokusunu içime çektim.

-iyi geceler jisungum...

------------------

Oha en uzun bölüm bu oldu kendime sasirmaya devam

Neyse umarım beğenmişsinizdir yorumlarınızı bekliyorum canlarım iyi okumalarrr✨🍀

​​​​​​Not; canlarım lütfen bölüm hakkında düşüncelerinizi yazın gerçekten çok merka ediyorum>

​​​​​​

​​

​​​​

​​​​​​

​​​​​

​​​

​​

Bölüm sonu

3 yorum