İçeriğe geç

Tehlike/MİNSUNG

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Tehlike/MİNSUNG

Bölüm 5

Farklı bakışlar

Lee Minho'dan

Muhteşem bir baş ağrısıyla uyandım. Gözlerimi açtığımda hatanede olduğumu anlamam için etrafa biraz bakınmam yeterli oldu. Odadaki loş ışıktan güneşin daha yeni doğduğunu varsaydım.

Hemen yanıma baktığımda elinin birini yanağına yaslamış, sandalyede uyuya kalan jisungu gördüm. Boşta kalan eliyle benim elimi tutuyordu. Üstünde hala dün giydiği kıyafetler vardı. Tek fark kan içinde oluşuydu. Bütün gece burda kalmış olmalıydı. Odada başka kimse yoktu, diğerleri eve dönmüştür diye düşündüm.

Yattığım yerden onu izlemeye başladım. Gözleri ağlamaktan şişmişti, uyurken bile anlaşılıyordu. Kim bilir ne kadar korkmuştu. Bende çok korkmuştum ama kendim için değil, onun içindi korkum.

Eğer geç kalsaydım benim yerimde jisung olabilirdi. Ben sırtımdan vurulduğum için şanslıydım. Ama jisung vurulsaydı tam kalbinden vurulucaktı. Benim kadar şanslı olamayabilirdi.

Dun olanlar hakkında sorucaklarim ve siylemem gereknler vardı. Nasıl olurda hoyle bir şey yaşardık. Stayin, sektörün ve şirketin en denli bir kaos yaşadığını hayal bile edemiyorum. Zaten tonlarca işimiz ve sorunumuz varken bir de bu çıkmıştı.

Ben kafamın içinde düşünmeye devam ederken jisung kipirdanmaya başladı. Gözlerini actiginda hala çok yorgun olduğunu bakışlarından anlayabiliyordum.

Uyandığımi henüz fark etmemişti. Bilerek ses çıkarmadım ve onu izlemeye devam ettim. Önce oturur pozisyonda uyuduğu için agridigini tahmin ettiğim boynunu esnetti. Sonra gözleri saati buldu. Ben göremiyorum yataktan. Yeni uyandigi için hareketleri yavaştı.

En son bana baktı. Gözleri gözlerimle buluşunca şaşkınlıkla durdu bir kaç saniye. Eli hala elimi tutuyordu. Hiç bir şey demedim ve sadece gülümsedim.

-Ne zaman uyandin? Çok oldumu?. Keşke bana seslenseydin. İyimisin?

Eğer lafını kesmesem hala soru soruyor olucakti.

-yeni uyandım merak etme. Ayrıca iyiyim. Basım agriyo biraz ama onun dışında sorun yok.

Bir şey demedi ve başını salladı. Demek istediği çok şey vardı biliyordum ama kuramiyordu su an cümleleri.

-butun gece burda mı kaldın jis.

Başını olumlu anlamda salladı.

-chan teklif etti ama ben istemedim.

-keske gidip dinlenseydin. Neden bekledinki.

-uyandigini görmeden içim rahat etmezdi.

-uyandigima göre simd rahatladin mi?

Gülümsedi ama gülüşünde o herzamanki enerji yoktu. Yorgundu bu yüzden olmalıydı.

-rahatladim. Dünden beri ilk defa rahat hissediyorum.

Tuttuğum elini hafifçe sıktım. Onu taniyordum. Dun vuruldugumdan beri kafasının içinde nasıl fırtınalar koptuğunu az çok tahmin edebiliyordum.

----------

Han jisung'tan

Minho uyanali bir kaç saat geçmişti. Bu süre içinde doktoru çağırmıştım. Minhoyu muayene ettikten sonra sorun olmadığını üç gün sonra taburcu olabileceğini, bu üç gün daha gozetimde kalmasi gerektigini söyledi.

Minhoya biraz yemek yedirmeyi basarmistim. İlaçlardan dolayı iştahı yoktu ama beni kirmamisti. Gün iyice aydinlanirken digerleri gelmeye basladi. İlk gelenler Chan ve jeongindi. Chan hyung dün gece dediği gibi bana temiz kıyafetler getirmişti. Sonunda üstümü degistirebilmistim.

Onların ardından seungmin ve Felix geldi. Kısa bir süre sonrada changbin ve hyunjin içeri girdi.

-valla ben erken cikicaktim hyunjinin saçını toplamasini beklemek zorunda kaldım.

Changbin hyung hyunjini bize şikayet ederken hyunjin yine dramaya baglamisti.

-tokami kaybetmişim, bulana kadar zaman geçmiş işte ne abarttiniz ya.

Onun yakınmalarına gülerken ortamdaki gerginlik geçen dakikalarda daha da azalıyor, hepimiz biraz daha rahatliyorduk. Ama benim aklımda hala saldiri vardı. Ne kadar kimsenin moralini bozmak istemesemde sormak zorunda kaldım.

-hala bir haber yok mu?

Herkesin gözü benim üstümdeydi neyi kast ettiğimi hepsi anlamıştı.

-maalesef kim olduğuna dair hiç ipucu yok.

Chan hyung un dedigiyle moralim iyice düştü.

-koskoca şirket onca güvenlik kamerasından onca güvenlikten nasıl bir ipucu bile bulamaz.

-orda yüzlerce stay vardı changbin hyung. Adamın gizlenmesi kolaydı. O karmaşanın ortasında kimse fark etmeden rahatlıkla çıkmış iste.

Jeongin changbin hyungu sakinleştirmeye çalışırken her şey daha da kötü oluyordu.

- kim yaptıysa daha önceden her şeyi planlamış. Silahı içeriye nasıl sokacagindan nasıl yok olucagina kadar. Hiç iz bırakmamış.

Seungmin haklıydı. Bu planlı bir saldırıydi.

-sen silahı fark eden tek kişisin minho. Hiç bir şey hatirliyormusun? Kim olduğunu gördün mü?

Chan hyungun sorduklariyla gözler minhoya döndü.

Eminim bu soruların cevabını zaten kafasında çokta vermişti.

-hayir. Gördüğüm tek şey simsiyah giyinmis biriydi. Yüzünü göremedim. İncelemeye de fırsatım olmadı. Silahı fark etmemle jisungun önüne atladım zaten sonrası bende yok.

Burdada umutsuz vaka. Bir sureligine sessizlik olustu. Bizi sevmeyen çok insan vardı ama öldürmek istiycekleri ve buna bu kadar yaklasicaklarini hiç birimiz tahmin edemezdik.

Sessizliği bu sefer bölen hyunjindi.

-Mv yi ne yapicaz. Yarın akşam yayınlanacak. Ardından sergilememiz gereken çok sayıda performans olucak. Bu hafta nerdeyse programımız hep dolu.

Chan hyung bunu da düşünmüştü. Dünden beri en çok yorulanlardan biri de oydu. Ordan oraya kosturmus, yeni planlar aramış, şirketle ortak bir yol bulmaya çalışmıştı derin bir nefes aldı.

-Mv ye yapabileceğimiz bir şey yok. Şirket bu kadar kısa bir süre içindi yayindan kaldıramaz. Ama comeback iki ay kadar ertelendi.

-iki ay mi? Dünya turu ne olucak peki. Zamanları çakışıyor. İkisini aynı anda yapamayız.

Felixin söyledikleri benimde aklıma gelmişti. Dünya turundayken comeback yapamazdık. Bu işleri çok karıştırirdi.

-maalesef çocuklar. Dünya turu seneye ertelendi. Biletler yarın piyasadan cekilicek. Alinanlarda geri iyade edilecek. Şirket büyük zarara uğradığı için dünya turundan önce tekrar geri dönüş yapmamızı istediler. Yani anliycaginiz önümüzdeki iki aydan sonra çok yoğun bir programa giricez. O zamana kadar toparlanıp bir sonraki comeback için çalışmalara başlamalıyız.

Biz kimmm tatil kimm...

Biz asla dinlenemiycez dimi.

Saat öğlene doğru gelirken benim yine uykum ağır basmaya başlamıştı. Dun gece doğru düzgün uyumamış hatta yemek bile yememistim. Buda beni iyice güçsüz düşürmüştü.

Nerdeyse oturduğum yerde uyuya kalicaktim ki Chan hyung seslendi.

-han! Hadi eve dön sen. Git yemek ye biraz uyu akşam geri gelirsin.

Şu an buna hayır diyemezdim. Ayağa kalkıp eşyalarımı topladım. Çok bir şeyim yoktu zaten buraya apar topar gelmiştik sonuçta. Herkese veda edip kapıdan cikicakken bu sefer minho seslendi.

-jisung? Tek başına mı gidiceksin?

Ona anlamaz gözlerle baktım.

-digerleri zaten yeni geldi ayrıca benimle gelemlerine gerek yok hyung.

-farkinda misin eğer önüne gecmeseydim kalbinden vurulucaktin ve benim kadar şanslı olmayabilirdin jis. Bu saldırı bana veya bize karşı değildi. Dun biri seni öldürmeyi denedi.

Son cümlesinden sonra tüylerim diken diken oldu. Vurulan minhoydu ama silah bana dogrultmustu. Eğer fark etmese bu gün ölü olabilirdim.

Sessiz kaldığında devam etti.

-bunu yapan her kimse hala yakalanmadi. Dışarda bir yerlerde. Bir kere denedi ve başarısız oldu. Ya tekrar denemeye kalkarsa?

Olabilir miydi? Tekrar canımıza kast edilebilir miydi?

Minhonun dediklerinden sonra hepimizin aklında tehlike alarmları çalmaya başladi. Her kim yaptıysa yakalanan kadar hepimiz tehlikedeydik.

-Biri lutfen jisungla gidebilir mi?

Minhonun sorusuyla Felix öne çıktı.

-ben giderim.

Minho felixe tatlı bı gülümsemeyle basininsalladi. Felixte esyalarini alınca son kez üyelere baktım. Gözlerim minho'nunkilerle buluşunca sanki zaman tekarar dondu. Saniyeler dakikalar gibi geldi bana. Farklı bakıyordum yada ben öyle sanıyordum. Benim için eskidende bir şey olduğunda endiselenirdi. Sonuçta çok yakindik. Ama bu sefer endişesi farklıydı. Her ayrıntıyı her olasılığı düşünüyordu. Benim için korkuyordu ve önlem alıp beni korumaya çalışıyordu. Onda bir şeyler farklıydı...

---------------

Bu gün bir bölüm daha aticam akşama doğru. Rica etsem okuyanlar iyi yada kötü yorum yaparmisiniz. Daha önce fic yazdım ama bu paylaştığım ilki bu yüzden iyi mi kötü mü bilmek istiyorum canlarım...

İyi okumalar...>

​​​​

​​​​​

​​​​​

Bölüm sonu

1 yorum

  • Yeni fic okumaya başladım ilk okuduğum seninki oldu ve gerçekten çok güzel olmuş

    1Yanıt