İçeriğe geç

Tehlike/MİNSUNG

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Tehlike/MİNSUNG

Bölüm 3

-JİSUNG!

Han jısung'tan

Şu an fan buluşmamızın olucağı sahnenin arkasındaki odadaydık. Herşey nerdeyse hazırdı. bazı stayler içeride boğazları yırtılana kadar adımızı bağırıp gelmemizi bekliyorlardı. bazen ben bile nasıl bu kadar bağırdıklarını anlayamıyorum.

çıkmmıza son 5 dakika kala gözlerimi üyelerde gezdirdim. Chan hyung personelle detayları konuşuyordu, onun arkasında lix ve min vardı onlarda hayranlar hakkında bir sohbete dalmıştı. yanıma baktığımda changbin agzına hala yemek tıkıyor seungminde ona kzıyordu. Hyunjinse seungminin azarlarına gülüp her azardan sonra daha çok yiyen chanbine gaz veriyordu.

-hyung yeme üstün başın batıcak, son dakika yaptığın işe bak.

-bir şey olmaz en fazla üstünü çıkarırsın chanbin hyung. Eminim stay bunu sever.

bunu dememle lix gözlerini chanbine çevirdi ve imalı imalı baktı. Yanakları dolu hyungumda hem lixe hem bana kızgın kızgın bakıyordu. Tam bu an hyunjin chanbinin yanakları şiş sinirli bir fotoğrafını çelti.

-stay sapık, ne zaman karın kaslarımızı görseler çığlık atıyorlar.

I.N ın dediğine sırıttım sonra gözlerimi diğer yanıma çevirdim.

Ve işte aynı dün geceki gibi endişeyle dalıp gitmiş bir adet minho. Sırtını duvara yaslamış öylece dalıp gitmişti. Neyi bu kadar cok kafaya taktığını anlayamıyordum. bu buluşmaları daha önce onlarca kez yapmıştık, stres yapması gereken bir sey yoktu ki.

Yanına yaklaşıp elini tuttum. anında gözleri benimkilerle buluştu. Ona sıcacık bir gülümsemeyle baktım.

-Rahatla biraz cok gergin görünüyorsun hyung. Eğer bilmediğim bir sey varsada söyle bana.

Personel artık gitmemiz gerektiğini söylediğinde tam yürüycektim ki minho tuttuğu elimi bırakmadı aksine beni kendine çekerek kollarını sırtıma sardı. Neden birden bire sarıldığını anlamamıştım. Çıkmamız gerekiyordu ama o beni bırakmadı. üyelerden sadece biz kalmıştık. bende ona sarıldım kısa bir an sonra ayrıldık ve bana parlayan gözlrle bakıyordu.

-Tesekkur ederim jis. Yanımda olduğun ve beni düşündüğün için çok teşekkür ederim.

Ne oldu şimdi ben anlamadım ya. Ben hala böm böm bakarken bi anda elimden tutup benide kendiyle birlikte sahneye çıkardı. Geç geldiğimiz için şimdi bütün ilgi bizde ve minhonun hala ayırmadığı ellerimizdeydi. Hayranların bağırışları beni bir nebze olsun ana döndürmüştü.

Stayi selamlayıp yerlerimize oturduk. ben sıranın en sonundaydım en solda. hemen sağımdada minho hyung vardı. sırayla hayranlarımızla konuşuyıor sorularını dinliyip cevaplıor hediyeleri inceliyorduk.

Zaman böyle geçip giderken bir stay daha geldi karşıma. kız pembe tonlarda giyinmiş oldukça şirin biriydi. Normal bir şekilde konusurken bir yandan getirdiği fotografları imzalıyordum ki önüme farklı bir kağıt daha koydu. Kağıdı okumaya başladım. evlilik sözleşmesi mi??

Kıza dönüp gülümssedim. Büyük ihtimalle diğer binlercesi gibi sahteydi. Zaten gerçek olsa bile sadece bir kağıtla evlenilmiyordu, yasal işlem lazımdı ve bende zararsız olduğunu bilerek oyuna devam ettim. Kagıdı imzaladıktan sonra kalemi kıza uzattım.

-A... bu benim için değil.

Bi dakıka ben kağıdın tamamını okumamıştım. Acaba şu an tam olarak kiminle evleniyorum. Tam kağıdı tekrar okumaya başlamıştımki minho elimden kalemi alıp imzamın yanına kendi imzasını ekledi.

Gözlerimi kocaman acip ona döndüm. Anlamamıştım neden o imzaladı. Bir şey demeyince tekraer kağıda baktım. Ve evet onun adı yazıyordu. Ne yani stay ikimizin evlenmesini mi istiyordu. Önümdeki kız seviçten havalara uçarken saniyeler içinde kağıdın bir fotoğrafını çekti. Biraz daha konustuktan sonra kağıdı masamda bırakarak gitti. Hemen yanımdaki minhoya döndüm.

-Neden imzaladın ki kağıdı şimdi sosyal medyana gündem olucaz.

Bana ciddimisin sen der gibi baktı. Ciddi olduğumu anlayınca gülümsedi.

-Sahte olduğunu ikimizde biliyoruz jis. Ayrıca imzalamasam bile ne zaman yan yana dursak stay hep aynı şeyi yapıyor. Hatta şu an konuştuğumuz için bile yapıcaklar.

-Neyi yapıcaklar?

Tekrar ciddi olup olmadığıma baktı. BEN Mİ MALIM YA. neyi anlamam gerekiyordu yine.

-Jis stayın bizi sürekli yakıştırdığının farkındasın dimi?

-Yani evt ama evlenmemizi istiycek kadar değil diye düşünüyordum.

-Sen hiç internette ikimizi arattın mı? aratmadıysan söyliyim stay hakkımızda evlilikten bile fazlasını istiyo.

Son cümlesini bir tık daha kısık söylemişti. Dediği şeyi anlamamla yanaklarım hafifçe kızardı. Ne yani stay bu kadar mı SAPIK!!! (evt cnm hiç o konulara girmyelim bence senin iyiliğin için hihi)

Ben minhodan istemsizde gözlerimi kaçırdığımda konu daha fazla uzamadan minhonun önüne gelen stayle dağıldı. bende sıradaki hayranımızı beklerken masada duran evlilik sözleşmesini aldım ve katladım. Kimse fark etmeden masanın altında yanımda duran çantama attım. Neden yaptığımı sormayın bende bilmiyorum.(öğrenirsin sonra balım)

--------------

Saatler geçmişti artık stayle aramızda belli bir mesafe vardı. Az önce yeni çıkıcak şarkımızın kareografisini yapmış, şimdi su içip soluklanıyor etrafta geziyorduk. Minho hyung yine tam yanımdaydı. İlk başlarda endişeli olsada şimdi çok daha iyi görünüyordu.

Herşey çok güzel geçmişti. Çok eğlenmiştik. Stayle konuşmak onlarla yakın olmak çok güzeldi. Sevildiğimizi hissetmek hepimize güç veriyordu. Bu güzel düşüncelerle etrafı izliyordum. Arada bir staylerden adımı seslenenler soru soranlar oluyordu. Tabi ortam çok kalabalıktı, salon tıkabasa doluydu. Yüzlerce kişi vardı önümüzde. Üyelere baktım bir anlığına. Hepsi başka bir yerde başka staylerle ilgileniyor, komiklik yapıp salonu kahkahaya boğuyordu. Şu anda hiç bir şeyin moralimi bozamıycağını düşündüm. Tabi bir kaç dakika sonra yaşanacaklardan habersiz...

------------

Lee Minho'dan

Jİsunga sarıldığımdan beri daha iyi hissediyordum. Üstüne stayle vakit geçirmek iyi gelmişti.

Staylerin arasında gözümü gezdirirken simsiyah giyinmiş biri dikkatimi çekti. Yüzünü göremiyordum fakat elinde tuttuğu silahı kesinlikle görebiliyorum. SİLAH? burdamı? ama nasıl?

Oyuncak olabileceğini düşündüm ilk. Ama gayet şüpheli biri tutuyordu. Aklıma ilk gelen chanın yanına gidip söylemek oldu, personelle konuşup staye belli etmeden halledebilirdik belkide. Ama hayır hepimiz tehlikedeydik ve o adam silahı tam yanıma doğru tuttuğunda kimseye bir şey demek için vaktim kalmamıştı. O an korkuyla bağırdım.

-JİSUNG!

saniyeler içinde sırtımı silahın olduğu tarafa vererek jisungun önüne geçtim. Tam gözlerinin içine bakıyordum ve silahın sesini duydum. Sırtımda hissettiğim acıyla jisungun kollarında olan ellerimi sıktım. Neler olduğunu anlayamamıştı sincapım.

Bedenimdeki acı katlanmaz bir hal alırken daha fazla ayakta duramadım. En son hatırladığım jisungun kucağında oluşumdu, gözünden düşen bir damla yaşı hissettim tenimde. Ve sonrasında bilincim kapanmıştı.

-------------

Bölüm sonu

1 yorum