Mert beni bırak da görünce kızmış olmalı ki kaşlarını çattı. Salondan çıktıktan sonra eren'le birlikte yanımıza geldiler.
"Bu herifin burada ne işi var?"
Mert gerçekten kızmış olmalıydı onun bu kadar sinirli olduğunu ilk defa görüyordum.
"Çok kabasın. Siz de kendimden bahsedeyim. Ben Burak. Eylül'ün sevgilisiyim."
Hayır hayır hayır hayır. Bunu demiş olamazsın Burak şu anda bunu demiş olamazsın. Mert kaşlarını havaya kaldırdı hafifçe sırıttı.
"Zeynep ne diyor lan bu?"
"Bakın sandığınız gibi değil."
"Zeynep gerçekten bu herifle mi sevgili oldun sen?"
Hayır Eren olmadım. Ah evet aslında oldum. Nasıl desem ki?...
"Bakın benimle gelin size olan bitenleri anlatacağım."
"Evet sevgiliyiz. Ne oldu niye bu kadar şaşırdınız?"
Burak sertçe elimi tuttu. Çekmeye çalıştım fakat olmadı. En sonunda Mert Burak'ın karşısında belirdi. Elini sertçe yumruk yaparak Burak'ın suratına yumruk attı. O anda kalakaldım. Mert kolumdan sıkıca tuttu ve bir kenara çekti.
"Sen kiminle uğraştığını zannediyorsun?"
Harika bana söylediği repliğin aynısını Mert'e de söyleyecekti.
" Kimsin lan sen?"
"Müdürün oğluyum."
"Ay çok korktum."
"Babama senin adını zorbalar listesine yazdırınca korkarsın."
"Ne diyorsun yazdırsana. Ben de senin adını kız arkadaşımı taciz etti diye okuldan atılacaklar listesine yazdırırım."
"Oha Mert Çevik kız arkadaşın mı dedi? Hem de bana (?)"
"Sence babam böyle bir şeye inanır mı?"
"Niye? Sen torpilli misin?"
Olanlara seyirci kalmayı bırakıp lafa daldım.
"Beni dinleyin. Burak bana prenses dediği için yüzüne top fırlattım."
Mert'in yüzü benim daha söyleyeceklerim bitmeden kıpkırmızı olmuştu.
"Bir dakika sana ne dediği için? Hıh Prenses öyle mi? Oğlum ben sana şimdi prensesi göstereceğim."
"Mert sakin olur musun?"
"Eylül şu anda bu duruma nasıl sakin olmamı bekliyorsun?"
"Burada bir şey anlatıyorum bir sözümü kesmeden dinlersen anlayacaksın."
"Peki anlat bekliyorum."
Ayın bir nefes aldım ve anlatmaya başladım.
"Dediğim gibi bırak bana prenses dediği için yüzüne top fırlattım. Ve sana az önce söyledikleri repliğin aynısını bana da söyledi. Ben de utancımdan tuvalete gittim. Döndüğümde Burak bana eğer onunla çıkmazsam beni zorbalar listesine yazdıracağına dair tehdit etti."
Mert'in gözü hiçbir şey görmez oldu. Ve artık daha da sinirlenip elini yumruk yapıp, Burak'ın yüzüne bir tane daha yumruk attı. Bunu gören kingboks hocaları hemen yanlarına gelip ikisini ayırdı.
***
Bir cafede sakince oturduk. Mert, Burak, Eren ve ben tek kalmıştık.
"Yaptığım şey için özür dilerim Eylül. Ama şunu bilmeni isterim ki seni seviyorum."
"Hala yaptığın şeyden utanmadın mı? Yoksa birazcık daha ders vermemi istiyor musun?"
"Mert yeter."
"Önemli değil Burak ama bir daha aynı şeyi kimseye ve asla yapmıyorsun."
Eren sinirlenmişti.
"Zaten aynı hatayı bir daha birine yaparsan bu sefer karşında beni bulursun."
Burak aramızdan kalkıp gitti. Gider gitmez Eren söze daldı.
"Oğlum o çocuk birazdan gitmeseydi gerçekten ağzını burnunu kırıp hepsini çorba yapacaktım. Mert sen niye bu kadar kızdın?"
Cevap gelmemişti. İçimde o kadar büyük bir soru vardı ki. KISKANDIN MI sorusuydu. Kendimi tutamadım ve söze daldım.
"Kıskandın mı?"
Mert yan gözle bana baktı sinirle. Ve hiçbir şey demeden kalkıp gitti.
