İçeriğe geç

Tavşanın Günlüğü

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Tavşanın Günlüğü

Bölüm 1

Karşılıklı yataklarda kardeşimle yatıyorum. Henüz gecenin geç bir saati değil. Daha gece yarısı bile olmadı. Havalı şeyler düşünüp kendimi karanlığın içinde daha fazla ezerek zevk duyuyorum şu andan. Ama bu zevk beni beslemiyor. İçimde bundan beslenen birisi var. Evet, ama o kişi ben değilim. Gözlerimi kapatınca hissettiğim yoğun hava nefes almamı güçleştirmenin yanı sıra içimde, damarlarımda dolaşan magma kıvamındaki kanımın yakıcılığını artırıyor. Bu hisler içinde uyuyabilmem mümkün değil. Kendimi beyaz bir kutunun içine hapsetmek istiyorum. O kutuyu tamamen siyaha boyayana kadar da çıkmamak.

Hep neden diye sordum kendime. Neden ben? Bir yerde ben istedim sanırım bu durumu. Kibirliydim üzerine gitmedim ama artık geç kaldım. Belki biraz nefes alsam biraz yesem biraz da uyusam her şey düzelecek gibi. Gerçekten silinir mi her şey ben uyuduktan sonra? Neden?

Neden kestim saçlarımı, neden gizlice ağladım, neden beceremedim? Ben korkağım ve bundan her zaman gurur duydum ama inatla kabusu yaşadım yaşattım kendime. Evet, ben kibirliyim ve içimde bir yerde benden gizli bu yaşadıklarımdan zevk alan biri var. Onu öldürmek istiyorum. Saçlarımda hissettim onu bu yüzden kestim saçlarımı. Ama çoğunlukla göğsümdeydi o. Elimi sokup çıkarmak istedim. Dracula’nın kalbimi söküp çıkarmasını istedim. Havalı bir sahne, güzel bir ölüm ama ben ölemeyecek kadar korkağım. Sinir bozucu bir tebessüm yayılıyor yüzüme bunu düşününce.

Ruhumu içimden çıkarıp konuşmak istiyorum çoğunlukla. Neden böyleyiz biz? Neden bunları yaşattık kendimize? Neden hep sorunlu olarak görüldük? Neden kelimesi ruhumun duvarlarına çarpıp geri dönüyor bana. Sanırım bu kelime içinde boğulacağım.

İçimde hissettiğim bu garip duyguyu anlatmak için bu kadar fazla kelime kullanmak zorunda olmak gerçekten büyük eziyet. Bunca kelimeye rağmen anlatabildiğimden emin bile değilim.

Yatağıma oturdum karşımdaki duvarı izliyorum. Koridorun ışığı gölgeler yaratıyor duvarda. Konuşuyorlar ama benimle değil. Fısıldamıyorlar bile. Sanırım farkında bile değiller benim varlığımın. Onlar için ötekiyim ben sanırım. Büyük gölge küçük gölgenin acı içinde yalvarışlarına duyarsız. Bana ne? Kapat gözlerini yat yatağa.

Aç gözünü. İçinde patlamaya hazır bir bomba var çıkar üstünü çabuk. Yumrukla göğsünü ve nefes almaya çalış. Beynimin içinde teröristler var. Böyle söyleyince terörist kelimesi nasıl sempatik bir hal aldı öyle hahahah. Uyku terörü demişti doktorum. Aklıma ilk gelen şey düşüncelerimin hissettiklerimin terörist olduğu ve her gece iğrenç bir çığlıkla bomba patlattıkları zihnimde. Bu çığlığı maalesef kardeşimde duyup uyanıyor. Kabus gördüğümü sanıyor. Belki de kabus görüyorumdur gerçekten. Unuttuğum bir kabus? Üzerimde sadece hissiyatı kalan bir kabus.

Suyunu iç kapa gözlerini ve sabah uyan. İşte bu kadar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.