İçeriğe geç
Kami

Tavşanın Günlüğü

RomanDevam ediyorDram

Son konuşmalarının etkisi hala üzerindeydi. Bu yara sadece kendi canını acıtıyor sanmıştı. Bu sinir uçlarının diğerlerine de uzandığını nereden bilebilirdi ki. Tek başına olsa havalı olurdu. Böyle düşünmek acıdan zevk almasını sağlıyordu. Tek başına acılarla savaşan kız olarak tasvir ediyordu kendini. Oysa bağları vardı ve onları kesemeyecek kadar acizdi. Kesmek istediği de yoktu zaten. Yok olmak istediğinde, saçlarını kestiğinde bu bağları düşünmemişti. Aklında tek bir şey vardı: ’Acıya son vermek’. Sahi neden son verememişti bu acıya. Oysa düzeleceğine dair hiçbir umudu yoktu ya da hayattan başka bir beklentisi. Hisleri bir fincandı ve o fincanı o gün düşürüp kırmıştı işte. Bu bir tercih miydi yoksa ceza mı? Çocukken arkadaşları kendilerine havalı olmak için zarar verirlerdi. Kollarda kesik izleri. O zamanlar onların aptal olduğunu düşünürdü. Gerçi hala aptal olduklarını düşünüyor. Ama kesik izleri, kendine zarar vermek isteği ona cazip gelmeye başlamıştı. Anlamıştı, insan fiziksel acı çekerek diğer tüm acıları yok edebileceğini sanıyordu. Kolunu kırmak istedi defalarca. Ama yapmadı. Güçlü ya da güçsüz olduğundan değil. Ceza çekmesi lazımdı. Fiziksel acı bir çeşit uyuşturucuydu ve ondan yoksun kalmalıydı. İnsan hayatı bir ip yumağıydı ve onun kedisi ipini fazlasıyla karıştırmıştı. Ya kesmek zorundaydı ipi ya da hayatını bu ipleri çözerek geçirmeliydi.

Bölüm
0
okunma
100
Beğeni
1
Puan
—
Puan ver

Benzer eserler