Dipsiz bir kuyunun içinde gibi hissediyordum. Veya ne hissettiğimi bilmiyordum......
Gördüğüm şeyin gerçekliğini sorguluyordum galiba.
Bir an karşımdaki Beste'nin kuzeni Zehra olduğunu düşündüğüm kişiyle gözlerimiz biribirinden ayrılmadan buluştu.
Eskiden Zehra,Beste'lerin evine geldiğinde çok güzel oyunlar oynardık.Keşke o güzel günlere dönebilseydik ama tek sorun büyümemizdi. Belki bu eskilere dönmeye engel olmazdı.
Acaba yeniden Beste'yi görebilirmiydim? Veya yeniden bir arada olurmuyduk? Ve..... en önemlisi beni tanırmıydı?
Bu soruları bir kenara bırakıp konuşmaya giriş yaptım.
"Ze- Zehra "dedim sesim çıkmışmıydı acaba bilmiyordum ama resmen fısıldamıştım."Sen misin?" Çekingen gözlerle bakıyordum.
"Ayy bana mı dedin? Resim çekinebilirmiyiz? ÇOK güzelsinde. " Yüzünden tebessüm eksik olmuyordu,Resmen tanımamıştı. Zehra genelde hep güler yüzlü,komik ve çok güzel bir kızdı.
"Bir saniyeee seni bir yerden tanıyorum. Geçen bir film izledim oradaki mükemmel derecede güzel kız'sın sen"dedi
"A yanlış anladın sen galiba ev arkadaşınım ben senin"dedim
" Ne!gerçektenmi ?" Bir anda mutluluk'dan bağırmaya başladı.
Az önce hissettiğim boşluk hissi gitmiş yerine derin bir mutluluk geldi. Bu kız hiç değişmemiş olduğu gibi büyümüş,küçükken de hep böyle çoğu şeyi abartırdı. Çok neşeliydi onu böyle değişmemiş görünce hâlâ iyi anlaşabileceğimizi düşündüm ki zaten Zehra'yla küçükken de hiç küşmemiştik hep uyumlu bir kızdı.
"Madem öyle ismimi nereden biliyorsun?"dedi Zehra
"Zehra beni gerçekten tanımadınmı?"dedim.Beni gerçekten unutmuşmuydu?
"Sanki bir yerden-" derken duraksadı."İçeri geçmeyi düşünmüyormusun acaba heykel gibi dikildin burada"dedi
"Hıhıhı doğru tamam" dedim aniden. Dediği doğruydu heykel gibi dikiliyordum burada .
Hemen ayakkabılarımı çıkarıp bavulları içeri aldım. Bana odamı gösterince malzemelerimi oraya bırakıp üzerime rahat bir şeyler giydim.
Yan yana koltukta oturunca bu sefer o başladı konuşmaya.
"Seninle tanışmak isterim adın ne?"dedi Zehra az önceki heyecanı gitmemişti. El sıkışmak için elini uzattı.Bende uzattığı eli tutarak karşılık verdim.Eli sıcacıktı.
"Aylin"dedim en net şekilde
Elini hemen elimden çekip ağzına götürdü.
"Bir saniye adını yanlış duymadım galiba Aylin dedin değil mi?"dedi yeni yeni aydınlanıyordu.
Kafamı sallayarak cevap verdim.
Aniden gözleri doldu ve kollarını bana sardı. Bu fırsatı kaçırmadım ve bende kollarını ona sardım. Sıcacıktı onun sevgisi unutmadığım en önemli özelliği de buydu.
Bir zaman sonra kollarını ayırdı bedenimden " Seni çok seviyorum biliyormusun?"dedi hüzünlü bir mutluluk gülümsemesiyle.
"Bende seni çok seviyorum tatlış şey." Dedim ciddî anlamda tatlı bir suratı vardı buğday tenli,uzun kirpikli,dolgun dudaklı,düzenli kaşları,kehribar gözleri ve en önemlisi onu tatlı yapan büyük yumuşacık yanakları.
"Şey Beste nerede?"dedim " Nasıl iyimi?"
Tatlı tatlı gülümsedi "Az sonra buraya gelecekti ev arkadaşımla seni tanıştıracağım dedim ve zorla ikna ettim."dedi ve yeniden o boşluk hissi yerini buldu.
İnsan bilmezdi bazen ne hissettiğini, anlayamazdı,kavrayamazdı.Hissettiği duyguya isim koyamazdı az sonra Beste ile görüşecektim,konuşacaktım tıpkı eski zamanlardaki gibi. Kendimce bir kayboluşun içindeydim. Ve bu eski anıları hatırladığım sürece devam edecekti.