Son kez... İyi Okumalar 🦋 ( 🔥🧊🤏🩸)
Sevgililer gününüz kutlu olsun bebetolarım 😊🤍
Son kez lütfen yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın 🫠
____________
Huzurluydu...
Ne onu üşüten buz gibi hava vardı artık, ne de rahatsız edici sesler. Sanki her şey bir anda huzura kavuşmuştu.
Baygın bakar bir şekilde gözlerini açtı ve duvarları beyaz olan odaya baktı. Tüm bunlar bir rüya mıydı?
Tüm bunlar rüyaydı ve tekrardan yalnız bir şekilde odasında mı uyanmıştı?
H: "Felix?"
Tekrardan o evde yalnız olmanın korkusunun ardından duyduğu ses yüzünden gözlerini doldurdu ve titreyen dudaklarını araladı.
F: "Hyunjin.."
Hyunjin baş parmağı ile yanklardan süzülen yaşları sildi ve Felix'in bakışlarını kendi üzerine çekti. Sonunda yalnız olmadığını anlayan beden derin bir nefes aldı.
Yanağını okşayan soğuk elin verdiği huzur sayesinde gözlerini sakin bir şekilde kapattı. O, sadece birkaç saniyeliğine gözlerini kapattığını sanıyordu ama sakin bir uykuya daldığından haberi yoktu.
Tekrar gözlerini açtığında bu sefer her şey daha netti. Hala yanağını okşayan büyük el bile.
Gülümseyerek yatağın kenarında oturan Hyunjin'e baktı ve kendi elini kaldırarak, sıcak elini yanağını okşayan soğuk ele yasladı.
Tüm olanları daha yeni kavramış gibi boşta kalan elini korkuyla karnına yasladı ve karşılaştığı boşluk hissi onu daha da korkuttu.
F: "Hyunjin bebeğim?"
Kızıl olan yatağın kenarından yavaşça kalktı ve gülümseyerek Felix'in önünden çekildi, yatağın kenarındaki küçük küvezi görebilmesi için.
H: "En az söylediğin kadar tembelmiş. 50 gram mama verdik saatlerdir uyuyor"
Sarışın olan karnında duran elini ağzına bastırdı hıçkırarak ağlamamak için. Yüzünü göremiyordu ama mavi zıbın'ın içinde minicik duran bebeği orada öylece yatıyordu.
Sonra Hyunjin'in söylediklerini daha yeni anlamış gibi dolu gözlerini tekrardan eşine doğru çevirdi.
F: "Okudun mu?"
Hyunjin başını onaylar anlamda salladı ve tekrar yatağın kenarına oturdu.
F: "Beni yalnız bıraktın"
H: "Mecburdum güzelim"
Felix ağlamamak için kendisini tutuyordu bu da boğazına büyük bir yumrunun oturmasına ve burnunun kızarmasına neden oluyordu.
Hyunjin ise ortamı yumuşatmak adına hızla ayağa kalktı ve küvezde yatan oğlunu dikkatli bir şekilde kucağına aldı.
Hala bebeğini düşürmekten korkuyordu bu yüzden onu tutuşu biraz komik gözüküyordu.
Yavaş adımlarla yatağa yaklaştı ve küçük bedeni dikkatlice Felix'in göğsüne yatırdı.
Sarışın olan şimdi farkındaydı.. resmen Hyunjin'in küçültülmüş versiyonunu doğurmuştu. Gözünün altındaki bene kadar aynıydı. Birkaç tane belli olan sarı tutamları görmezse kendi çocuğu olduğuna inanmayacaktı bile.
F: "Sana benziyor"
Hyunjin başını utangaç bir şekilde salladı ve gülümsedi. İnanamyordu.. bir bebeği olduğuna hala inanamıyordu. Felix ona dünyaları vermişti.
H: "Sana benzemesini çok isterdim. En çok da çilleri olmasını"
Felix, parmakları ile yumuşak bir şekilde göğsünde mışıl mışıl uyuyan miniğin saçlarını okşadı.
F: "Hyunjin arkadaşlarım. Onlara ne oldu?"
Kızıl olan artık zamanı geldiği için bebeği dikkatlice tekrar kucağına aldı ve küveze yatırarak tekerlekli küvezi kapıya doğru çevirdi.
Bebekle birlikte odadan ayrıldı ve döndüğünde bebeği yoktu. Felix endişeli bir şekilde Hyunjin'in gözlerine bakıyordu ama onun yüzündeki rahatlık korkmaması gerektiğini söylüyordu ona.
Uzun beden iki elini de Felix'in beline sardı ve uzanan bedeni kaldırarak oturur pozisyona getirdi. Göğsünün üzerinden kayan ince pike ise çıplak gövdesini gözler önüne sermişti. Bir de kasıklarında hissetiği acı vardı tabi ki..
F: "Hi Hyunjin çıplağım"
Küçük olan kasıklarındaki ağrıyı umursamadan pikeyi tekrar göğsüne doğru çekti ve büyüğünün kahkahalara boğularak gülmesine neden oldu.
H: "Yaranı iyileştirelim mi Çilli?"
Çilli... fazla cesursun Çilli...
Felix aklına dolan anılarla gülümsedi ve başını onaylar anlamda salladı.
Hyunjin yatağın kenarına oturdu ve beklemeden sıcak dudaklara yumuşak bir öpücük bıraktı.
F: "Tekrar hamile mi kalacağım?"
Sarışın kendisini dudaklardan uzaklaştırdı ve iri gözleri ile şok olmuş bir şekilde Hyunjin'e baktı.
H: "Korkma o sadece bir kere oluyor"
Felix rahatlamış bir şekilde nefes aldığında daha şimdi anlamıştı ne hakkında konuştuklarını ve ellerini hızlıca kırmızı yanaklarına bastırdı onları gizlemek için.
Sonra aydınlanmış gibi kaşlarını çatarak Hyunjin'e baktı ve ellerini yanaklarından çekerek sinirli surat ifadesini sundu büyüğüne
F: "Seni tekrar tekrar hamile bırakırım dedin ve beni kandırdın mı?"
H: "Çok yaramazdın Felix, seninle başa çıkmak zordu"
Felix hala çarık kaşları ile hayatı sorguluyordu. Birazcık sorun çıkarmış olabilir o zamanlar...
Hyunjin ise karşısındaki tatlı bedeni yemek istiyordu ve bunu birazdan yapacak olacağını bildiği için mutluydu.
Köpek dişlerinin ortaya çıkmasına izin verdi ve alt dudağını ısırarak koyu kanının dudağını kırmızıya boyamasını sağladı.
Felix ise kasıklarındaki kesiği umursamadan Hyunjin'e doğru atlayıp kollarını onun boynuna doladı ve alt dudağı kendi dudakları arasına alarak tatlı kanı, dolgun dudakları emerek yudumladı.
Tatlıydı.. kanın tadı tatlıydı
Karnında hissettiği yanma hissi ile anlıyordu vücudundaki tüm yaraların Hyunjin'in kanı sayesinde iyileştiğini. Vücudu tamamen iyileşiyordu.
Sonrası ise hep tanıdığı hisler...
Felix, hırçın bir şekilde emdiği dudaklardan uzaklaştı ve gözleri kırmızıya dönen aşık olduğu adama baktı.
F: "Çok sıcak"
Ve bedenlerini saran, onları ilk tanıştıkları ana götüren tanıdık sıcaklık. Birbirlerinin yanan ateşi olmayı özlemişlerdi.
Hyunjin sırıtarak Felix'in üzerindeki pikeyi tek hamlede alarak odaya fırlattı ve yatakta doğrularak Felix'in üzerine doğru eğildi.
Bu sefer kendisi dolgun dudaklara yapıştı ve güzel dudakları kendi dudakları arasında ezerek emdi.
Sarışın ise büyüğünün hareketlerine adım uydurmaya çalışarak kollarını onun boynuna sardı ve kendisine doğru çekerek çıplak vücudunun Hyunjin'in vücuduna tamamen temas etmesini sağladı.
İkisi de yanıyordu.. ve bu sefer birbirlerinin ilacı olduklarına eminlerdi.
Hyunjin Felix'in üzerinde doğruldu ve dudaklarının Felix'in dudaklarından sesli bir şekilde ayrılmasına neden oldu.
Küçük olan elinden şekeri alınmış bebek gibi dizleri üzerinde doğrulan kızıla baktı.
Hyunjin ise sıcaklığın verdiği rahatsızlık yüzünden üzerindeki kazağı çıkardı ve Felix'in gözlerinin içine bakarak pantolonunun kemerini sert bir şekilde çıkarıp yere fırlattı.
Ve tekrar Felix'in üzerine doğru eğilerek ellerinden destek aldı ve artık sıcacık olan dudaklarını Felix'in dudaklarına sürttü.
Sarışın olan dudaklarına sürtünen dudakları öpmek istiyordu ama Hyunjin onunla oynamayı baya seviyordu.
Sinirli bir şekilde kollarını Hyunjin'in boynuna doldadı ve parmaklarını kızıl tutamlara sararak sıkıca tutundu ve onun hareketlerini durdurarak dudaklarını buluşturdu.
Yanıyordu ve bu cehennem ateşinde tek çıkış yolu o dudaklara yapışmaktı.
F: "Gerçekten çok sıcak"
Hyunjin de başını onaylar anlamda salladı. Vücutlarında ateşe dair hiçbir şey yoktu ama diri diri yanıyormuş gibi hissediyorlardı.
Felix dayanamayıp kalçasını hafif havalandırdı ve çıplak vücudunu Hyunjin'in kasıklarına sürttü.
F: "Ahmm"
Pantolondan hissettiği sertlik şaka değildi ve o sertliğe sürtünerek daha da büyümesini sağlamak sarışını delirtiyordu. Hyunjin ise altında yatan bedenin istediği zevki alması için ona alan tanıyordu.
Artık kalçasını havada tutacak gücü kendisinde bulamayınca kalçasını yatağa geri bıraktı ve Hyunjin'in boynuna daha sıkı sarıldı.
F: "Sıcak"
H: "Şimdi geçecek küçüğüm"
Hyunjin tek elinden destek alarak yatakta bedenini Felix'in üzerinde tutmaya çalışırken diğer eli ile yatağın kenarındaki komidine uzandı ve içi buzla dolu olan bardaktan bir küp aldı.
Yatağa taraf geri çekildiğinde Felix'in gözlerini üzerinde hissetti ve sırıtarak ona baktı. Sarışın olan ise korkuyla, utanç karışık bir şekilde bakıyordu.
H: "Bu sefer hoşuna gidecek"
Kızıl olan buz küpünü ağzına attı ve birkaç kez sarışının gözlerinin içine bakarak, ağzında çevirdi ve dudaklarını beyaz tene yaklaştırdı.
Buz sıcacık ağzında erirken zevkten dikleşmiş göğüs ucunu buz gibi olan ağzının içine aldı ve emmeye başladı.
F: "Hyunjin..ahh"
Sıcacık teninde soğukluk hissetmek, bunu en hassas noktasında Hyunjin'in ağzında hissetmek küçük olanı daha da zor duruma sokmuştu.
Parmaklarını daha sert bir şekilde doladı kızıl tutamlara ve onları çekiştirdi. Hyunjin göğsünü sesli bir şekilde emerken o da ona sürtünüyor, kendisini kaybetmemek için saçlarını çekiştiriyordu.
Buz, ağzında eriyerek Felix'in karnına doğru akıyor, sıcak bedenini soğutuyordu. Hyunjin ağzında erimek üzere olan buz bitmeden diğer tepeciği dudakları arasına aldı. Dili ile birkaç darbeden sonra kıvaranan küçüğünü sakinleştirmek adına yavaşça emmeye devam etti.
Felix, kalçasını kaldırıp, Hyunjin'e sürtünmekten yorgun düşmüştü ve patlamak üzere olan organı ona hiç iyi hissettirmiyordu. Rahatlamak istiyordu ama göğsünü durmadan emen, diliyle parçalara ayıran beden onu daha da zor duruma sokuyordu.
F: "Hyunjin dayanamıyorum"
Sonunda ağzındaki buzu eritmeyi bitiren kızıl emmekten kızarttığı pembeliklerden uzaklaştı ve baygın bakan tatlı, kızarmış yüze baktı.
H: "Kendini bana bırak"
Felix, küçük elleri ile Hyunjin'in omuzlarına sıkıca tutunurken büyük olan tekrar komidine uzandı ve bir buz parçası daha attı ağzına.
Yatakta uzun bedenini aşağılara doğru indirdi. Felix neyin gelecek olduğunu iyi biliyordu. Heyecandan kalbi yerinden çıkmak üzereydi.
Kızıl, ateş gibi yanan dudaklarını az önce Felix'in doğum yarası olan yere, kasıklarına öpücükler kondurdu. Ağzındaki buzun hafiften eridiğini anladığında başını kaldırdı ve ona dikkatlice bakan güzelinin gölzerine baktı.
Tek eli ile hala yataktan destek alıyorken diğer elini Felix'in aletine sardı ve kalkmış aleti sabitleyerek başına küçük bir öpücük kondurdu.
F: "AHHH! Hyunjin bu çok fazla"
Sarışın, başı kasıklarında olan kızılın saçlarına sardı elini ve sert bir şekilde çekiştirmeye başladı. Zaten sona yaklaşmışlık hissi onu mahvediyordu ve Hyunjin'in ıslak öpücüklerini penisinin başında hissetmek tüm gerçekliğini yıkmıştı.
İnleyerek, kızıl tutamları çekiştirdiğinde zevkten şişmiş aletini sıcak ağızda hissettiğinde ses tellerini yırtacak şekilde çığlık kopardı.
Hyunjin, ağzındaki aleti emerken, dili ile ağzındaki buzu çeviriyor, küçük penisin etrafında gezdirerek küçüğünü daha da zevke getiriyordu.
F: "Hyunjin geleceğim"
Felix her ne kadar onu çekiştirmeye çalışsa da büyüğü, ağzındaki aletin köküne kadar iniyor sonra dudaklarını etrafına sıkıca sararak yukarı doğru kaldırıyordu başını.
Hareketleri hızlandığında Felix, titreyen elleri ile içgüdüsel olarak daha da bastırdı Hyunjin'in başını kendisine doğru.
Boşalmanın etkisi ile bacaklarını istemsiz sıkıp onu bacağı arasında sıkıştırmıştı.
Hyunjin, onu sıkıca saran bacakları yumuşak bir şekilde okşayarak dikeldi ve baygın bakan gözlerin içine bakarak ağzındaki tüm sıvıyı yuttu.
H: "Çok tatlısın Felix"
Küçük beden derin bir nefes aldı ve ona doğru yaklaşan bedenin boynuna sardı tekrardan kollarını. Sonunda Hyunjin eski konumuna geri döndüğünde burnunu kızılın boynuna gömdü ve bir süre orada dinlendi.
Dinlendiğini belli etmek istercesine Hyunjin'in ateş gibi yanan boynuna ıslak öpücükler kondurdu ve sonra deriyi dişleri arasına alarak hafifçe ısırdı.
H: "hmm küçüğüm benimle oynuyor mu?"
Hyunjim, boynundaki dudakların gerildiğini hissettiğinde anladı güzelinin gülümsediğini ve elini sarı tutamlara atarak biraz daha bastırdı sıcak dudakları boynuna.
Felix ise sıcak öpücüklerini Hyunjin'in boynunun her noktasına kondurdu, dudaklarını sıcak tene sürterek adem elmasını diliyle okşadı, öpücük bırakıp ince deriyi tekrar dişleri arasına aldı.
F: "ahhh Hyunjin yavaş"
Küçük beden eşinin boynuna tatlı öpücükler kondururken sapık sevgilisi boş durmamıştı. Felix ne zaman olduğunu anlamadan Hyunjin elini onun kalçasına indirmiş ve buzu eriterek ıslattığı işaret parmağını sıcak, dar delikten içeri göndermişti.
H: "Öpücüklerin çok güzel Felix, dayanamıyorum"
Hyunjin sakinleştirmek adına sarışının alnına öpücükler kondurdu. Öpücüklerinin aksine parmağını hızlı bir şekilde hareket ettiriyordu.
Orta parmağını da dikkatli bir şekilde yavaşça, Felix'i incitmeyerek, işaret parmağının yanına gönderdi.
F: "Hyun.."
Sarışın artık yorgun düşen kollarını biraz daha sardı kızılın boynuna ve kalçasını yataktan havalandırdı. Deliğini zorlayan parmak biraz canını yakıyordu.
H: "Acıyor mu?"
Felix, Hyunjin'in boğuk sesini duyduğunda anladı onun da zor durumda olduğunu. Hyunjin'i bekletmemek için başını hayır anlamında salladı ama canı biraz acıyordu.
Büyük beden sevgilisinin yüzündeki mimiklerden her şeyi anlıyordu. O yüzden parmaklarını yumuşak bir şekilde ileri geri hareket ettirerek eşinin çenesine küçük öpücük bıraktı.
H: "Geçecek güzelim"
F: "Hyunjin yoruldum"
Hyunjin, büzülen dudaklara gülümseyerek küçük bir öpücük bıraktı ve parmaklarını dar delikten çıkardı. Dizleri üzerinde yatakta doğruldu ve zaten kemerini açtığı pantolonunu boxeri ile çıkararak diğer parçaların yanına gönderdi.
Felix, karşısında heykel gibi dikilen çıplak bedenin üzerine tekrar eğilmesine izin vermeyerek elleriyle yataktan destek aldı ve yatakta oturarak küçük ellerini Hyunjin'in çıplak bacaklarına yasladı.
Hyunjin dizleri üzerinde Felix'in başında dikilirken, Felix yatakta kalçası üzerinde oturuyordu. Yaşadığı zevki, büyüğüne de yaşatmak istiyordu.
Elleri ile heyecandan Hyunjin'in bacaklarını sıkmayı bıraktı ve burnunun dibinde duran kalkmış aletine köküne sardı iki elini de.
H: "Delirteceksin beni Felix.. gerçekten"
Sarışın eşinin boğuk sesinden güç alarak kalın aletin başına öpücük bıraktı ve uzunluğun elleri arasında seğirmesine neden oldu.
Hyunjin'in ağzından çıkan derin nefesler eşliğinde küçük dudaklarını araladı ve alabildiği kadarıyla aldı kalın penisi ağzına.
Hyunjin'in büyüklüğü boğazına temas ettiğinde hareketlerini durdurdu ve kökünü sıktığı alete ağzında gel git yapmaya başladı.
H: "Mmmh"
Kızıl, sesli inlemelerini bastırmak adına dudaklarını sıkıca kapatmıştı. Delirmek üzereydi. Yukarıdan aşağı baktığı bu manzarası onu delirtiyordu.
Zonklayan aleti sıcacık ağızda şeker misali emiliyordu. Dayanamayarak elini sarı tutamlara attı ve kontrolü kendi eline alarak gel gitleri hızlandırdı.
Küçük beden boğazına temas eden baskı yüzünden öğürmek yerine, kulağına dolan Hyunjin'in mırıldanmaları yüzünden tekrardan errekte oluyordu.
Tekrar aşağılarda hissettiği hareketlenme ile masum gözlerini kaldırarak aşağıdan yukarı, ağzını beceren kızıla baktı.
Masum, dolu gözler ile karşılaşmak onun için son noktaydı artık. Yavaş yavaş vücudunu terkeden sıcaklık sona yaklaştığının işaretiydi. Aleti patlamak üzereydi.
Felix'i saçlarından çekiştirerek kendisinden uzaklaştırdı ve kaslı kollarını ince bele sararak tek hamlede ters çevirdi küçüğü yatakta.
Sarışın yüzüstü bir şekilde yatakta yatarken hala belinde duran kol, kalçasını kaldırması için ona destek oldu. Başı ve göğsü yatağa yaslıyken dizleri üzerinde kalçalarını dik bir şekilde Hyunjin'e sunuyordu.
Büyük beden moraran aletini kendi eliyle sıktı ve birkaç kez çekiştirdi. Hala tek kolu Felix'in belindeydi. Onu çok yormuştu ve düşmemesi için sıkıca tutuyordu.
Önce beyaz, dolgun, pürüzsüz kalçlara sesli ve sert birkaç öpücük bıraktı ve sonra eli ile sıktığı aletini pozisyon yüzünden gözleri önüne sunulan deliğe konumlandırdı.
Kalın ucunu Felix'in içine yavaşça gönderdi. Dişlerini sert bir şekilde sıktı ve inleyen bedenin belini okşayarak biraz daha derinlere indi.
İçine girdiği delik durmadan kasılıyor, daha fazlasını ister bir şekilde içine çekiyordu Hyunjin'in büyüklüğünü.
F: "Hyun..ahmmm"
Dişleri arasından tıslayan kızıl eğilerek küçüğünün ince beline birkaç öpücük bıraktı ve uzun parmakları ile orayı okşadı.
Sonunda tamamen kendisini Felix'in içine gömdüğünde biraz bekledi güzelinin alışması için. Çok geçmeden daha fazlasını isteyen küçüğü kalçasını biraz daha Hyunjin'e itti.
Büyüğü için son işaretti bu. Artık kendisini tutmayı bırakarak dar delikten tamamen çıktı ve sert bir şekilde kendisini sıcaklığa geri gönderdi.
Her hareketinde Felix'in vücudu yatakta sarsılıyor, dolgun kalçalara çarpan Hyunjin'in topları odada tok bir sesin yankılanmasını sağlıyordu.
H: "Çok güzelsin Felix mmh"
Hyunjin hızını her geçen saniye daha da artırıyor, onu en derinlerine çeken deliği sert bir şekilde beceriyordu.
F: " Hyunjin AHHHH"
Kızıl olan başını geriye doğru atarak sonunda kendisini tutamayarak sesli bir şekilde inledi ve kolunun arasındaki bedenin titrediğini hissettiğinde kendisini toparlamaya çalıştı.
Biraz eğilerek göğsünü, önünde domalan bedenin beline yasladı ve kalçasını daireler çizdirerek büyüklüğünün Felix'in duvarlarını okşamasını sağladı.
F: "Hyunjin.. çok güzel ahhh"
Kızıl, sarışının belinde duran elini biraz aşağı indirdi ve küçüğünün seğiren aletini eline alarak girişleri ile eş zamanlı bir şekilde çekiştirdi.
Kendini geri çekiyor, tek seferde Felix'in deliğine gömüyor, sonra bulduğu tatlı noktayı biraz daha ezmek için kalçasını oynatarak küçüğünün içini parçalıyordu resmen.
Hareketleri daha da hızlandıkça, aldığı inlemeler de artıyordu. Felix'in dizleri titremeye başladığında biraz daha hızlandı ve son bir kez kendisini çekerek dar deliğe gömüldü ve sıcacık sıvısını sarışının içine bıraktı. Felix'in beyaz sıvısı ise yatağı süslemişti.
Hyunjin delikten çıkmadan önce birkaç kez daha gelgit yaptı ve sonuna kadar boşaldıktan sonra onu mükemmel bir şekilde saran sıcaklıktan uzaklaştı ve küçüğünü kolları arasına aldı.
Felix, ağladığı için kızaran gözlerini Hyunjin'den kaçırarak başını onun boynuna gömdü ve biraz daha sokuldu eşinin boynuna.
F: "Seni seviyorum Hyunjin"
...
Hyunjin, az önce parmağını minicik deldiği için ağlayan oğlunu Felix'in kucağına bıraktı ve emziğini dikkatlice ağlayan bebeğinin ağzına yerleştirdi.
Minik beden Felix'in kollarında emziğini emerken usul usul gözlerini kapattı ve tatlı uykuya bıraktı kendisini. Minicik kanı ile nasıl güçlere sahip olduğundan habersizdi.
Bebek doğar doğmaz daha Felix uyurken biraz kan alarak ilk önce diğer iki safkan vampire içirmişlerdi. Zorla kanı içen Taehyung ve Jungkook dakikalar içinde insana döndüğünde onların dönüştürdükleri tüm vampirler de ölümlü hayatlarına geri dönmüşlerdi.
Şimdi Hyunjin aldığı bir damla kanı bardaktaki suyun içine damlattı ve ona bakan arkadaşlarına gülümseyerek hepsinin bardağına kan karışmış sudan birazcık döktü.
Changbin, Chan, Hyunjin ve Minho ayakta duruyorken Felix, Jisung, Seungmin ve Jeongin -bir de minik yeni üyeleri- koltukta uslu bir şekilde oturmuş olacakları izliyorlardı.
Jisung, Seungmin ve Jeongin ise en heyecanlılarıydı çünkü üçlünün iki gün süren vampirlik serüvenleri bitmek üzereydi. Safkanlar kutsal kanı içtiklerinde onlar da eski hallerine döneceklerdi.
Bu bir an önce olsa iyi olurdu çünkü üçlü Felix'in kanını içmemek için zor duruyorlardı. Taze kan vampir oldukları için kontrol biraz zordu.
H: "Birlikte geçirdiğimiz asıların şerefine"
Hyunjin gülümseyerek bardağını kaldırdı ve diğerleri de hemen ona eşlik ederek bardaklarını kaldırdı.
Odanın içinde yankılanan cam bardakların birbirine çarpma sesi ve sonra sessizlik..
Artık onlar da normal insan gibi düşük sesleri duymuyor, nefes alıyor, vücutları sıcaktı.
Dörtlü birbirlerine bakarak gülümsedi ve Jisung, Jeongin ve Seungmin'in de iyi olduğunu kontrol ettikten sonra Hyunjin Felix'e yaklaştı.
Felix ayağa kalkarak dolu gözleri ile eşine baktı. Kızıl ilk önce eşinin alnına sonra da minik oğlunun alnına öpücük bıraktı ve insan olarak ilk iş olarak ailesine sarıldı sıkıca. Artık onun vücudu da sıcacıktı, göğsünde çarpan bir kalbi vardı.
Sonsuz şeylerin tadı ve anlamı yoktur. Her son da bir başlangıçtır. Bu son ise Hyunjin'in en iyi başlangıcı olacaktı.
...
Jisung işten gelen babasına kapıyı açtı ve hemen boynuna atlayarak ona sıkıca sarıldı.
"Dersler" yüzünden ailesini ziyarete gelemiyordu ve sonunda onları görmüştü.
"Özlettin kendini sincabım. Neler yaptın bakalım"
Jisung gülümseyerek babasından ayrıldı ve yuvarlak gözleri ile tatlı bir şekilde ona baktı.
J: "Bara gittik ertesi gün Felix'i hamile bulduk. Sonra ilk başta inanmadık bebeği öldürmeye çalıştı derken falan sonra bebeği sahiplendi. Şerefsiz sandığımız bebeğin babası adam gibi adam çıktı ve onları korumak için her şeyi yaptı. Ama tabi benim yardımıma da ihtiyacı vardı savaşmak için. İlk önce vampir oldum babacım herkesi dövdüm. Bi ara hızımı alamayıp safkan vampir olan Minho hyungu da dövmüşüm orasını hatırlamıyordum. Sonra Felix'in bebeği doğduğunda onun kutsal kanı mıydı neydi tüm vampirliği bitirdi ben de tekrar insana dönüştüm işte."
Babası kahkahalara boğularak yaramaz oğluna sarıldı ve saçlarına küçük bir öpücük bıraktı.
"Hayal gücün baya geniş sincabım"
______________
Bir hikayenin daha sonuna geldik.
Nasıldı? Umarım sevmişsinizdir. Kitap sonu konuşmalarında hep berbat olmuşumdur.
Umarım hayalimdeki evreni size iyi bir şekilde yansıtmışımdır. Yanlışlarım olduysa affola.
Araya küçük bir smut sıkıştırdım. Biraz aceleye geldi umarım kötü olmamıştır.
Taste of Blood'ı da benimle birlikte sevdiğiniz için teşekkür ederim.
Hesabıma göz atın ve beni takip ederek diğer kitaplarıma da bakın lütfen.
Başka bir hikayede tekrar görüşelim BLUEES'lerim 🦋🤍
İnsta/tiktok: @\keenblues
Twitter: keenbluees














