Merhaba benim adım İlker. Ben babamla birlikte İstanbul da yaşıyorum. Babamın bir ayakkabı dükkanı var. Babam cok calıskan, gece gündüz çalışır. o yüzden de babam sayesinde hiç darlık çekmedik Canim babam onu çok seviyorum
Annem ise daha ben 8 aylık bir bebekken beyin kanaması geçirerek vefat etmis. Onu hiç görmedim Hep onu görmeyi hayal ettim Bazen ruyama girerdi.Dünyada en çok istediğin şey ne deseler ANNEM derim Her ne kadar babam,annemin eksikliğini hissettirmesede bir annenin yerini doldurmuyor. Sürekli küçükken "ah yazık annesi yokmuş, öksüz başını okşamak sevaptır" diyerek başımı okşarlardı . Bu türlü konuşmalar beni çok incitirdi. Keşke benim duymayacağım şekilde içinden söyleyip öyle başımı oksasalar , belki o zaman gercekten sevap kazanırlardı. Neyse ben bu sözlere artık çok alıştım. Beni annesi olmayanlar daha iyi anlar
Benim sadece bir amcam var o da İstanbul da yaşıyordu Anne tarafından akrabam hiç yoktu Çünkü annem tek kardeşti. Bu yüzden köyde yakın bir akrabam olmadığı, hemde cok uzak oldugu için hiç köye gitme gereği duymamıştık Ama ben küçüklüğümden beri doğduğum köyü, doğduğum evi o kadar çok merak ediyordum ki sürekli hayal kurardım Babama koye gidelim diye ısrar ediyordum ama babam hep iş yoğunluğundan ertelerdi.
Bazı geceler babamı odasında agladigini görüyordum Annemi çok özlüyor olmalı...cunku cüzdanında annemin fotoğrafını hep taşıyordu
Bir gün babamı köye gitmek icin çok zorladım ve dayanamayıp babama "Çoğu gece ağladığını görüyorum annemi özlüyorsun belki mezarını ziyaret edersen birazda olsun özlemin gider hem bende annemin mezarını ziyaret etmek çok istiyorum" dedim ama babam bu seferde kabul etmedi
Fakat ben bu sefer köye gitmekte kararlıydım Madem babam gitmiyor bende kendi başıma gizlice giderim.
Ve bir plan kurmaya başladım. Hem içimde garip bir korku hemde hayalimi gerceklestirecegim için sevinç vardı.
Babam ayda bir defa ayakkabı malzemesi almaya giderdi.Gittiği yerden bir kac gun dönmez bende babam dönene kadar kendim kalıyordum. Babam gene bir hafta sonu ayakkabı malzemesi almak için şehir dışına gidecekti Ben de fırsattan istifade ederek köye gidecektim
Hemen Cumartesi öğleyin saat 12 buçuğa bir bilet aldım. Nihayet günlerden Cuma olmuştu Ve ben çok heyecanlıydım Gece bi türlü uyku gözüme girmiyordu.
Gece saat 2 gibi anca uykuya daldım Ve öyle bir rüya gördüm ki rüyanın etkisiyle neredeyse gitmekten vazgeçeçektim
Rüyamda otobüse bindim gidiyordum otobüste o kadar çok insan vardi ki ayakta gidenler bile sıkışıktı ve otobüste hep siyah çarşaf giymiş kadinlar vardı hiç erkek yoktu.
Bir tane kadın vardı Kucağında ise küçük bir bebek çığlıklar atarak ağlıyordu. Bir anda kadın bebeğinin boğazından keserek öldürdü. Kanıyla cama birşeyler yazdı ama okunmuyordu. Sonra bir anda otobüs durdu ve benim kolumdan tutup aşağı indirdiler. Arkamdan teker teker değişik fısıltı şeklinde birseyler söyleyerek otobüsten indiler. Gözlerinden alev fışkıran kadın kızgın bir ses tonu ile "Sıra sana geldi seni bekliyoruz" dedi ve o esnada ben kan ter içinde uyandım
Bu rüyadan sonra sabaha kadar uyuyamadım
Sabah olunca babam erkenden benim ile vedalaştıktan sonra gitti.
Ben de hemen hızlıca valizimi hazırladım
(Devamı gelecek)
