İçeriğe geç

Tanya Monika

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Tanya Monika

Bölüm 1

" Anne"

Korku dolu gözlerle anneme bakıyordum. Annem ise elinde tuttuğu silah ile bana bakıyordu az önce o silah patlamıştı vurulan kişi ise Üvey Babamdı hızlıca yere eğip o adamın nabzına baktım fakat atmıyordu. Annem onu öldürmüştü silahı yere bırakıp yanıma geldi.

"Kızım iyi misin bir şey yaptı mı sana?" olumsuzca başımı salladım. Sabah Annem evden çıkmıştı ben ise Üvey Babam ile tek başımaydım evde odamda takılırken o yanıma gelip çirkin imalarda bulundu daha sonra bana dokunmaya çalıştı ben karşı çıkmaya çalışırken o ise beni tokatlamıştı evin içinde çığlıklarım duyuluyordu. Annem ne zaman geldiğini farketmemiştim o silahı nereden bulduğunuda bilmiyordum daha sonra Annem onu durdurmak için vurmuştu.

"Anne sen ne yaptın? onu öldürdün onlarda seni öldürecek" dedim ağlayarak çünkü çok korkmuştum pis elleriyle bana dokunmaya çalışmıştı.

"Hayır kızım hayır hiç bir şey olmayacak zaten bu şerefsiz yakında ölecekti." dediğine şaşırmıştım ne yani Annem onu öldürecekmiydi önceden.

"Ne" dedim.

"Kızım o zaten bize yaptıklarını hesabını çekecekti sadece erken oldu zaten en büyük cezası ölüm olacaktı. Kurtulduk kızım artık özgürce yaşayabiliriz Baban ve Abilerin yanına gidebiliriz." Anneme sarıldım sevinmiştim fakat bir yandan da korkuyordum Annemden ayrılıp ona baktım.

"Anne o pislik Martin peşimizi bırakmaz Tanju'nun intikamını alır." Martin Tanju'nun sağ koluydu patronuna çok sadakatlı biriydi diğer yandan da şerefsizin önde gideniydi doğduğumdan beri Tanju'nun yanında çalışıyordu birbirlerine çok yakındı.

"Tanya sen bunları sen düşünme kızım ben her şeyi düşündüm yakında bu esirlikten kurtulacağız" Anneme gülümsedim ona güveniyordum Annemle birbirimizin limanı olmuştuk dertlerimizin hepsi ortaktı birlikte ağladık birlikte gülmüştük hayatım boyunca

"Hadi kızım önemli eşyalarını topla hızlıca gidelim o salak gelmeden çıkalım buradan" salak dediği kişi Martin'di Annem asla onun ismini kullanmamıştı hep onun karşısında türkçe küfürler etmişti. Tabi Martinde anlamıyordu kısaca kıkırdadım.

Koşar adımlarla odama girdim özel eşyalarımı alıp Annemin yanına geldim elinde birkaç belge vardı. "Anne onlar ne?" sordum merakla.

"Kızım bunları daha sonra söylerim olur mu şimdi gitmemiz lazım." başımı salladım. Annem elimi kavrayıp odadan çıktık arka bahçeye doğru yöneldik ön bahçede o adamın köpekleri vardı zaten bu hal ile çıkarsak adamlar bizi geri sokarlardı.

Annem balkon camını açıp kendimizi dışarıya attık ses çıkarmadan kapıya doğru yürüdük kapının yanında kocaman bir ağaç vardı bu ağaç ilk hayalimi yakmıştı 6 yaşında iken Annemden bu ağacın altında salıncak asılmasını istemiştim Üvey Babam o sıra yurt dışındaydı bu sebeple Annem tamam demişti bulduğumuz parçalar ile salıncak yapmayı başarmıştık ancak daha salıncağa binmeden Tanju gelmişti bu ne saçmalık deyip Martinden salıncağı yakmasını istemişti yakmışlardı gözümün önünde ilk hayalim yakılmıştı. Annem Tanju'ya bağırdığı zaman Annemi dövmeye başlamıştı daha sonra Annemi yerde bırakıp yanıma gelip kulağıma fısıldadı benim evimde ve yanımda asla eğlenemezsiniz dedi ve gitti hızlıca Anneme sarıldım ve birlikte ağlamaya başlamıştık.

Gözümden bir yaş düşmüştü bunu düşünürken Annem ise kapıyı açmaya başarmıştı elimi tutup sokağa çıktık arka sokağa doğru koştuk ve önümüzdeki bir arabaya binmiştik şoför koltuğunda bir adam vardı o sıra bize doğru döndü.

"Mehlika abla kimse görmedi sizi görmedi dimi?" Annemle nereden tanışıyorlardı bilmiyordum.

"Hayır merak etme Polat kimseye görünmeden geldik" başını salladı adam meraklı bakışlarımı Anneme yönelttim Annem durumu farkedip bizi tanıştırdı.

"Kızım bu Polat abin benim en güvendiğim kişi ona güvenebilirsin." gözlerini Polat abiye çevirdi. "Bak Polat bu da benim güzel kızım Tanya Monika" Polat abi bana gülümseyip

"Sonunda tanıştık güzellik Annen senden çok bahsetti" tebessüm ettim ona önüne dönüp arabayı çalıştırdı ve yola çıktık. Anneme doğru döndüm hala aklımda sorular vardı.

"Kızım bak Polat abin ile plan yaptık her şey şuan tıkırında fakat bir süre ayrı kalacağız sen Babanların yanına tek gideceksin güzel kızım buradaki pisliklerden kurtulup yanına geleceğim" başımı olumsuzca salladım hemen itiraz ettim

"Hayır Anne hayır ben senden ayrı kalamam ben sensiz Babamların yanına gidemem nolur yanında kalayım sen işlerini bitir öyle gidelim" Annem ile gözlerimiz dolmuştu.

"Olmaz kızım şuan tehlikedeyiz seni burada tutamam gitmen lazım Babanlara hem zaten Polat abin ile gideceksin uçak biletini bugün aldık o salak seni bulmadan gitmelisin" kafamı salladım sessizce onayladım onu ve ağlamaya başlamıştım tutamıyordum gözyaşlarımı.

"Kızım sana bir şey söylemem gerek ama hemen itiraz etme beni dinle... Tanya ben bu sürede hapiste olacağım o pislik bana dokunamaz öyle ben hapiste iken Polat abin Tanju'nun işini biterecek ve beni çıkaracak ben de o sağ köpekten kurtulmanın yollarını bulmaya çalışacağım tamam mı güzel kızım" ağlamam şiddetlenmişti bir şey diyemedim Anneme zaten diyemezdim her şey planlamıştı bana da bunu uymak düşer.

Havaalanı 'nın önüne geldiğimizde arabadan indik şuan annemle son görüşmemizdi yanıma geleceğini biliyorum fakat bir süre ondan ayrı kalacaktım Annem bana dönüp "Canım kızım söz veriyorum en kısa zamanda yanına geleceğim bundan sonrasını artık düşünme çok mutlu olacağız." başımı onaylar şekilde salladım. "Bak kızım Polat abin birlikte gideceksin o seni babanın yanına bırakıp daha sonra yanıma gelecek tamam mı kızım sakın korkma asla yalnız değilsin hem baban seni asla bırakmaz o kıymaz sana güzel kızım onunda biricik kızı var şerefsizin" dediğine kıkırdadım babama bazen şerefsiz diyebiliyordu.

"Seni seviyorum Anne en kısa zamanda gel seni bekliyor olacağım." Annemle sıkıca sarıldık yanaklarımı öptükten sonra Polat abi ile bir şey konuşmak için yanımdan ayrıldılar biraz etrafıma baktım bu Bulgaristan'ın son görüşüm olabilirdi bir daha geleceğimi zannetmiyordum. Bu ülkede esir olmuştum o pislik yüzünden hayatım kararmıştı. Bu ülkede sadece tek tanıdığım Süreyya abla vardı Annemle çok sıkı fıkılardı fakat nereden tanıştıklarını bilmiyordum ama Süreyya ablayı çok seviyordum ve çok iyi birisiydi şuan Türkiye'de orada yaşıyordu umarım yine görüşebilirdik.

Annem ve Polat abimle konuşmasını bitirip yanıma geldiler son kez Annemle sarılıp ayrıldık acelesi olduğu için arabaya atlayıp gitti ben de arkasından bakmıştım. "merak etme Tanya Annenle yine birlikte olacaksınız sadece biraz sabırlı olman lazım sizin için elimden gelen ne varsa yapacağım" gülümsedim Polat abiye bir an tereddütle ona sarıldım.

"Teşekkürler Polat abi iyiki varsın" dedim o da gülümsedi.

"Hadi küçük hanım uçağa binmemiz lazım yoksa sap gibi ortada kalacağız." kısaca kıkırdadım tamam dedim.

Pasaport işlerini halledikten sonra uçağa bindik ilk defa uçağa binmiştim ve kendimi tedirgin hissetmiyordum çünkü çok mutluydum Babam ile Abilerim ile tanışacaktım Uçak havalandığında kendimi hayallere verdim sadece mutlu olmak istiyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.