İçeriğe geç

Tanımsız Ruhlar

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Tanımsız Ruhlar

Bölüm 4

-Çürük Kızın Son Sözü

Diğer herkes gibi toprak olan sevgili babacığıma,

Beni hatırlıyor musun baba? Ben kimseyi hatırlamıyorum. Beynim sanki tüm bu hayatımın ilerlemesini durduran zincirlerden arınmak istermiş gibi onları görmezden geliyor. Peki hatırlamamak sence yaşantıyı silebilir mi? Hiçbir şey yaşanmamış gibi devam etsem yoluma, bana bağlı zincirleri çekiştire çekiştire...Ezilen kalbimin çürümüş yerlerini kese kese yok olmasını engellesem mesela. Ruhumun kara tuvalini beyazla boyasam ya baba? Belki böylece her şeyi görmezden gelebilirim değil mi? Keşke...Keşke baba... Ruhlarınızın kanına susamış bir karaltının sizi dönüştürmüş olduğu bu yaratıktan, keşke kendimi de koruyabilseydim. Damarlarımda dolaşan sevgiyi sömürmesine izin vermeseydim keşke. Size dönüşmemiş olsaydım, bataklığınıza batmamış olsaydım.

Ama merak etme, ben arafta kalanlardanım. Öyle ki hala yüreğimden geçen sıcak sızıntıları hissedebiliyorum. Sanırım bunun adı, benim hiç tatmama izin vermemiş olduğunuz bir tür sevgi. Fakat dediğim gibi bu his her zaman gelmiyor. Çünkü bana bahşettiğiniz göz kamaştıran bir karanlığım var ve o içimdeki tüm yıldızları bir karadelik gibi boğuyor. İşte bu yüzden şu an senin anıtına- sana – geldim baba.

İçimde filizlenmesine izin vermiş olduğunuz bu tuhaf sarmaşık artık kendini göstermeye başladı. Ve bu ilginç hissiyat sadece sizin için değil benim için de korkutucu. Sizi seviyorum, bana ve bu ailenin bireylerine, kendinize yapmış olduğunuz onca şeye rağmen. Bana aptal deme sakın, bunu bir zorunluluk olarak görüyorum. Aile sevilmelidir, aile yaşatılmalıdır ve her şeyden önce yine aile gelir. Bu kelimeye olan bıkkınlığımın onu lügatımdan çıkartmak için ne kadar çabaladığını bilemezsin. Ama ne yapayım baba, sevgiye açım ben. Ve artık bünyem alışkın olmadığı bu şerbeti tatmak istemiyor. Sadece o değil ben de istemiyorum çünkü bana hep bir zayıflık olduğunu söylerdin. Bunu doğru bulmuyorum baba. Çünkü ne kadar çift kişilikli bir insan olsan da ben hep bana babacığım diyen tarafını benimsedim. Amaçların için kullan diyen tarafını değil. Lakin ne var ki her iki tarafını da dinledim. Birbirleriyle her çeliştiklerinde ben de kendimle çeliştim.

Ve şimdi de çelişiyorum.

'İşine yarıyorsa peşinden gidebilirsin.'

'Kalbin onun yanında canlanıyorsa ona gitmelisin.'

İşte şimdi hangisi baba?

Sence senin peşinden gitmeli miyim? Sen kaybolalı 22 gün, 18 saat ve 46 dakika geçti. Ah, az önce 47 oldu. Ve biliyor musun, bence sen öldün. Bu kadar uzun süre habersiz bırakmazdın sen. Her neyse, başım ağrıyor. Yanımdan geçen yaşlı bir kadın yine ilaçlarımı almadığımı söyledi. Ben ilaç mı kullanıyormuşum, al işte onu da unuttum. Ancak yarınki sonumu asla unutamam baba. Söylesene yarınki idam törenime gelecek misin? Seni orda görmeyi çok isterim, en azından söylemlerinin benim sonumu nasıl getirdiğini görmeni isterdim.

Son bir şey daha. Eğer bir mezarım olursa toprağıma çiçek koyma tamam mı? Koyarsan kuruturum. Hiç de şu aile mezar odamıza benden bir şeyler yerleştirme, benim ayrı bir mezarım olsun. Hiçbir eşyam da o odada cam vitrinlerin ardında beni tanımlamak üzere yer almasın baba. Beni ne bir oyuncak bebek ne bir boya kalemi ne de bir hançer tanımlar. Ben her şeyim. Beni kafana göre sınırlandıramazsın baba. Ben tanımsızım. Ama bu beni kolay unutacağın anlamına gelmiyor öyle değil mi? Benim yaptığım gibi zihninden silip atarsan acır kalbim. Unutma ama o yumuşak çürük kısımların ardında hala bir kalbim var. Aynı normal bir insan gibi...

Seni hep dinlemiş olan kızın Amaris Mills

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.