İçeriğe geç

TANIDIK BİR AŞK

Bölüm 3 · 2 dk okuma

TANIDIK BİR AŞK

Bölüm 3

YİNE Mİ BU ÇOCUK!

Eve gelmiştim. Annem yine bana ters ters bakıp "Yine mi kedi? Bıktım artık. Bunun adı hangi yemek olacak?" Anneme aldırmadan odama kapattım kendimi. Kedilerimle oynadım ve üstümü değiştirdim. Dışardan bir takım sesler duymuştum. Hemen balkona çıktım ve gördüğüm şey karşısında şok olmuştum. Ege olarak bildiğim çocuk tam şu anda bizim üst katımıza taşınıyordu. Aslında bu olay , onu ikna etmek için en iyi yoldu. Hemen odamdan bir biblo alarak sülük ile akrabalık ilişkisi olduğunu düşündüğüm Berra'nın verdiği hediyelerin kutusuna koyarak odamdan çıktım. Annem ve babam evde değildi ama...Abim. Abim salonda oturuyordu ve beni fark etmişti." Nereye gidiyorsun yine zilli" diyerek selamlamıştı beni "Lidya'nı yanına gidiyorum insan benzeri varlık" diyerek cevapladım. Çok aldırmayarak televizyon izlemeye devam etti." Evden çıkıp üst kata ilerlerken karşımda o belirdi. Hiç şaşırmamış gibiydi. Sanki bilerek taşınmıştı buraya. Onu ikna etmem lazımdı çünkü rol yapmalıydı. En azından bir süre. Tüm aksilikler üst üste gelmemiş gibi bir de ablam gelerek " Bu mu senin sevgilin? Babam anlatmıştı da inanmamıştım Lidya dışarıda seninle konuşacakmış. Abim uyuyor mu?" İkimiz de ağzı açık bir şekilde ablamı dinliyorduk. "Merhaba güzel sevgilimin ablası" diyerek güldü Ege. Sinirden ölmek üzereydim. Hemen uzaklaştım çünkü hem sinirliydim hem de Lidya beni bekliyordu. Onu bekletmemeliydim. Ablamın içeri girdiğini kapanan kapıdan anladım ve geri dönerek Ege'ye "Saat 18.00'da ilerideki parkta beni bekle konuşacaklarım var" diyerek tekrar merdivenlerden inmeye başladığımda ardımdan bağırarak "Tamam bir tanecik sevgilim" dedi. sabrım sınanıyordu ama dayanmalıydım. Lidya beni bekliyordu. Hemen yanına gidip olanları ona anlattım. "Ay, ne kadar romantik sevgilisi ile sık görüşmek için üst katına taşınmak. Benimki de anca ayılık yapıp Kadıköy'de otursun." dediğinde onun da benim sevgilimin olduğunu düşündüğü aklıma gelerek bir anda tüm olayları ona anlattım. Ağzı açık kalmıştı. " Ne yani siz şimdi sevgili değil misiniz!" diye haykırdığında hışımla ağızı kapattım " Sus yoksa ben sustururum" diyerek anlatmaya devam ettim. "Saat 18.00'da parkta buluşacağız istersen gel istemezsen gel" diyerek ona çok farklı seçenekler sundum. ardından saate baktım. 17.40'dı yolda oyalanacağımı bildiğim için yürümeye başladım. Tabii ki Lidya'yı da arkamdan sürükleyerek. O benim en yakın arkadaşımdı. Birbirimizi asla yalnız bırakmazdık. Zaten aynı yerde çalıştığımız için sürekli yan yanaydık. Üniversiteyi Balıkesir'de tutturduğum için İzmir'den buraya taşınmıştık. Şimdi ise Lidya ile aynı AVM'de aynı yerde çalışıyorduk. Saat tam 18.00'dı. Ege o çok sevdiği motoruyla buraya geliyordu. Park ile ev arası yürüme mesafesindeydi. Niye motoruyla geliyordu ki. Ben bunları düşünürken yanımıza geldi ve "Nasılsın bakalım sevgili olduğumuzu bilmediğim sevgilim" dediğinde Lidya kıkırdadı. ona ters ters baktığımı gören Lidya hemen sustu. " Sevgili değiliz ama rol yapmalıyız" diye pat diye girdim konuya. Sanırım biraz şaşırdı ki yediği çikolata boğazına durdu ve öksürmeye başladı. Hemen toparlayarak " Ben rol yapamam bana gerçeklik gerekli Minecik." Yüzüne tam oturan bir tokat ile yere yapıştı. O an kuş gibi hafifledim desem yeridir. " Şimdilik tamam ama bir süre sonra ayrılacağımızı bildiğim için tamam gerizekalı" diyerek oradan hızlıca ayrıldım.

Bölüm sonu

1 yorum