SAĞ YUKARI SOL YUKARI
MEKAN: DÜNYA
Zülkeş gözünü açtığında evindeydi. Sanki hiç bir şey olmamış, Takkeş yaşanmamış ve hayatındaki en değerli kişi yani Aslı ölmemiş gibiydi. Sonra gerçekleri ve
yapılması gereken şeyleri yani deotarusları çağırması gerektiğini hatırladı. Cebinden Hayeltüşentili çıkarıp çalmaya çalıştı. Fülüte benzeyen bu çalgıyı çalıştırmak için üflemesi gerektiğini düşündü ve var gücüyle üfledi. Hiç bir şey değişmedi. Bir kez daha denedi olmadı. Ve bir kez daha, gene olmadı. Sonra çalgıyı "senin gibi aletin" diyerek fırlattı.
Hayeltüşentil duvardan yatağa yataktan da Zülkeşin kafasına sekti. Zülkeş başına dokunarak gözleri kapalı bir şekilde küfürler saydırmaya başladı. Bir yandan neden ya neden diye bağırıyor diyer yandan küfrediyordu. Bu esnada Hayeltüşentil mavi ve yeşil ışıklar çıkararak havada dönmeye başladı. Ve tahmin edileceği üzre Deotaruslular geldi.
{Deotarusluların yüz ve tipleri her ne kadar devlere benzese de boyutları bir cüce kadardı. Hatta o kadar küçüklerdi ki küçücük odaya 10 15 Deotaruslu rahatlıkla sığabilmişti.}
DEOTARUSLU:

Zülkeş acılar içinde kıvranırken bir kalın ses sayesinde durdu kalın ses şöyle diyordu "Eyy insanoğlu dileğin nedir, sana nasıl yardımcı olabiliriz?".
Zülkeş onları odasında görmenin mutluluğu ve gururuyla konuşmaya başladı "siz Deotaruslular birazdan göstereceğim okulu dev bir kafese çevireceksiniz" dedi ve "içerdekilerin çıkmasını engelleyeceksiniz" diyerek de ekledi. Deotarusluların lideri –aynı zamanda en kısaları– "bundan hiç kuşkunuz olmasın efendim" dedi. El işareti yaparak bir boyut açtı ve tüm Deotarusluları alıp gitti.
BİR KAÇ SANİYE SONRA
–Merhabalar efendim tüm malzemeler ve eşyalar beş yıllık çaba sonucunda hazır dilediğiniz zaman başlayabiliriz.
– Beş yıl mı siz az önce gitmediniz mi? (Büyük bir şaşkınlıkla)
– Efendim Deotarya ile Dünya zamanı aynı değil. Zaman kavramı görecelidir unutmayın.
– Anladım. (Bağırarak) Peki o zaman hadi hapishane yapımına başlayın
Zülkeş onlara kafese dönüştürülecek okulu gösterdi ve evine geri geldi. Yatağına uzandı, gözlerini kapattı Aslıyı düşündü. O güzel gözlerini, simsiyah saçlarını, karanlıkta bile parlayan gözlerini ve o bir ömre bedel gülüşünü.
Aslıyı düşündükçe gözlerinden yaşlar akıyordu. Göz yaşlarına, Aslının gidişine mani olamadığı gibi engel olamıyordu.
Bir süre sonra ise gözlerine yenik düştü ve uykuya daldı..










