İçeriğe geç

Takıntıyla Başlayan Aşk

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Takıntıyla Başlayan Aşk

Bölüm 3

Tesadüflerin fazlalığı

Elif, okuldan çıkarken kalabalığın arasında kaybolmuştu. Gözleri, hafifçe düşen güneş ışığında parlayan saçlarının gölgeleriyle dans eden gölgeleri takip ederken, kalbi bir tuhaflık hissiyle doluyordu. Bugün, Kerem’in yine yanında olacağını biliyordu. Onu zorbalıktan kurtaran o cesur genç, son günlerde hayatında bir sabah güneşi gibi belirmişti. Elif, her ne kadar bu durumdan memnun olsa da, içindeki merak ve minnettarlık duyguları giderek karmaşık bir hale dönüşüyordu. Kerem, okul çıkışında Elif’in yanına yaklaştığında, sanki her şey yolundaymış gibi görünüyordu. “Bugün nerelere gideceksin?” diye sordu, gözleri parıldıyordu. Elif, birkaç gün önce arkadaşlarıyla kafeye gitmeyi planladığını söylediğinde, Kerem’in “Beni de al!” demesi içindeki mutluluğun hemen ardından bir soğuk rüzgâr gibi hissetmesine neden oldu. Başta elbette hoştu bu ilgi; ama gün geçtikçe, onun sürekli yanında olması, Elif’i tedirgin etmeye başlamıştı. Bir akşam, Elif evinin önüne geldiğinde, Kerem’in dışarıda onu beklediğini gördü. “Seni yalnız bırakmam,” dedi, gülümseyerek ama içinde bir tuhaflık barındırarak. Elif, bu sözlerin altında yatan anlamı sorgulamaya başladığında, aklını kurcalayan bir korku belirmeye başladı. Kerem, sanki her anını biliyormuş gibiydi. “Senin en sevdiğin dondurma hangisiydi, Elif?” sorusu, Elif’in içinde derin bir korku uyandırdı. Daha önce kimseye söylemediği küçücük bir detayı nasıl biliyordu? Kerem, her gün okuldan çıkışta onu bekliyor, bazen ders aralarında bile görünüyordu. Elif, bu durumun başta güven verici olduğunu düşünse de, zamanla bu “fazla düzenli” karşılaşmalar rahatsız edici bir hal almaya başladı. Okulun bahçesinde yalnız kalmak istediği anlarda, bir şekilde Kerem’in orada belirmesi, Elif’in içindeki huzuru kaçırıyordu. Bir gün, Elif, Kerem’in yanına oturduğunda, “Sana bir şey söylemem gerek,” dedi, sesi titrek çıkıyordu. Ama Kerem’in gülümsemesi, ona cesaret vermek yerine daha da tedirgin edici bir hale geldi. “Beni yalnız bırakma, Elif. Sen benim için çok değerlisin,” dedi Kerem, ama bu sözler Elif’in içinde bir alarm çalmaya başlamıştı. Bu artık bir yardım değil, bir gözetim gibi görünüyordu. Dışarıda karanlık çökünce, Elif, Kerem’in gözlerinde bir şeylerin değiştiğini hissetti. “Onu kurtaran kişi… gerçekten güvenli mi?” sorusu, kalbinin en derin köşelerine kadar işledi. Kalbi hızla çarparken, içindeki belirsizlikle baş başa kaldı. Bunu kabul etmek zorunda değildi; ama kalbinde bir yerlerde, Kerem’in ona olan sevgisinin, bir takıntıya dönüşüp dönüşmediğini sorgulamaktan kendini alamıyordu. Elif, bu karmaşık duygular içinde kaybolmuşken, bir an için, Kerem’in yanında olmanın ne kadar güvenli olduğunu düşünmeye başladı. Ve o an, kalbinin karanlık bir köşesinde, bir şeyin yanlış gittiğini hissetti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.