İçeriğe geç

Takıntı

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Takıntı

Bölüm 2

Takıntı

... Ne olduğunu anlamadan kendimi başka bir odanın içinde buldum. Korkuyordum gözlerim dolmuştu ama şu an ağlayamazdım, burdan kurtulmam lazım gözlerimi etrafta gezdirdim ve tam o anda tanrının beni sevdiğini anladım pencere vardı odanın içinde pencereye koşar adım gittim .etrafa bakındım ve daha önceki sözümü geri aldım hayır tanrı beni sevmiyor olmalıydı etraf siyah takım elbiseli adam kaynıyordu.geri çekildim, olduğum yere çöktüm beklemekten başka şansım yoktu ne olacağını bilmiyordum ama korkudan titriyordum

1 saat sonra

Gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu uyumak istemiyordum ama gözlerimi açık tutmak çok zor kendi içimde savaş verirken dışardan sesler gelmeye başladı birileri yan odaya yaralı kişinin odasına girip çıkıyordu. Konuşma sesleri geliyordu ama ne konuştuklarını pek seçemiyordum. Gözlerim kapandı seslerde görüntü de yok oldu

Ateş leo

Gözlerimi zorda olsa açmayı başardım, yaşıyordum ölmeyi bekliyordum fakat yaşamaya devam ediyordum etrafa bakındım odada sadece emir vardı oda dibimde uyuya kalmış ona karışmadan ayağıya kalktım odadan çıktım, merdivenlerin kol kısmını tutarak yavaş yavaş aşağıya indim karnım feci bir ağrı vardı. Salonda kanepenin üzerinde oturan Süleymana kaydı bakışlarım yavaş adımlarla ona ilerledim adım seslerimden birinin geldiğini anladığı an bakışlarımiz keşişti hemen ayağıya kalktı yanıma geldi hazır ol pozisyonuna geçti elimi yavaşça koluna vurup rahat olmasını söyledim tekli kanepeye kuruldum oda karşıma geçti

-İyi misin? Ağrın var mı

-İyiyim. Ne oldu bana

Bir kaç saniye sesiz kaldı gözlerini kaçırdı derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı

- efendim siz içeri girdiğiniz zaman dışardan evin etrafını kuşatık. İşaret vermenizi bekledik.

Derin bir nefes daha aldı sonra anlatmaya devam etti

- içerde çok uzun kaldınız işaret gelmeyince de size bir şey olduğunu sandım pusuya düştük diye düşündüm ve sizden işaret almadan eve girdik sizin içeri sızdığını anladıkları zamanda ... Gerisini biliyorsunuz zaten

Evet biliyordum gerisi karanlık, elimi tam silaha atacakken arkamdan biri karnıma silahla vurmuştu . Sinirden başım agirmaya başlamıştı ama şimdilik sakin kalmaya çalıştım

-Efendim bir şey daha demem lazım

- Süleyman beni sinirlendirmeyecek bir şey olsun migrenim tutu gene

- efendim yaranıza bakmak için doktor lazımdı. İlk yardımı biz yaptık ama çok fazla kan kaybediyordunuz bir doktor getirmek zorundaydık öylede yaptık doktoru aldığımız gibi getirdik

-doktor mu kaçırdınız

- yan odanızda

Bu şaka olmalıydı evimde kaçak bir doktor vardı

- niye kurtulmadınız

-Efendim acil doktor lazımdı hastahanenin önünde kadın bir doktor vardı onu getirmek zorundaydık

Evet baş ağrım daha fazla artı

- Süleyman kovulmaya hazır ol .

Ayağıya kalktım merdivenlere doğru yürüdüm korkulukları tutarak yukarı çıktım odamın yanındaki odaya ilerledim . Odaya girdiğimde gözlerim pencerenin önünde yerde uyuya kalmış minik bir kadına denk geldi . soğuktan mı yoksa korkudan mi olsa gerek bilemiyordum ama titriyordu. Yavaş adımlarla ona yaklaştım saçları yüzünü kaplıyordu elerimle yavaşça saçlarını kulağının arkasına attım elerimi geri çektim ve öylece yüzüne baktım. Yüzü ay gibiydi bembeyaz gözlerini yavaş yavaş aralandı. Gözlerinin rengini karanlıktan pek seçemiyordum bir kaç saniye gözlerini kırpıştırdı varlığımı fark etmiş olmalı ki bir anda dizlerinin üzerine oturdu kendini arkasındaki duvarla bütünleşme amaçlı gibi yapıştı evet artık gözlerini tam olarak görebiliyordum. Gökyüzü... Mavi gözleri korkudan titriyordu gözleri dolmaya başladı bir iki adım gerisine gittim

-Beni öldürmeye mi geldin?

Sesi titriyordu yüzü gözü gibi seside çok yumuşaktı

Gözlerimi gözlerinden çekemiyordum öylece bir birimize bakıyordu, konuşmaya başladım

- adın ne senin

Bir kaç saniye tereddüt etti

-Layla

Layla... Gece...

- biraz daha burda kalmak zorundasın

- beni öldürecek misin ?

Cevap vermedim yavaşça ayağıya kalktım

- kaçmaya çalışma uslu dur

Dedim ve arkamı döndüp odadan çıktım. Layla... Gökyüzünde ki ay gibi anlamı gece...

Devam edecek...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.