Elimdeki kahveyle hastane koridorlarında geziyorum bu gün nöbetin 42 saati , nöbetin bitmesine daha 6 saat var. Ağır hastalar yok ,bir çoğu nezle için geliyordu.sorun uykumun gelmesiydi 3 saat daha geçti kalan saatlerde bayılmamak için kahve almam lazım. Üzerimdeki önlüğü çıkarmadan hastane çıkışına ilerledim. Sanırım en büyük şansım hastanın karşısında pastahane olmasıydı,kendime en ağırından kahve aldım yanında da yemek için çikolatalı pasta aldım ve hastaneye doğru yürümeye başladım. Bir anda arkamdan bir ses yükseldi arkamı dönmeye çalıştığım an ağzımda bir sıcaklık hissettim ve ne olduğunu anlamadan gözlerim karanlığa gömüldü. Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama etrafımdan sesler geliyordu gözlerimi açmak istedim ama açmak imkansızdı 45 saat nöbetten sonra bu hiç iyi olmamıştı sesler yavaş yavaş boğuk gelmeye başladı ne olduğunu anlayamıyordum gözlerimi azda olsa aralamaya çalıştım gördüğüm tek şey siyahlar içinde 2 adamın bana bakmasıydı, saniyeler sonra gözlerim gene kapandı zaman kavramını yitirdim. Tüm sesler kesilmişti nerede olduğumu bilmiyordum bir anda üzerime gelen buz gibi suyla gözlerimi sonuna kadar açtım , ağzımdan kısık çığlık koptu gözlerimi açtığım gibi kolumdan biri sıkıca tutu ayağıya kaldırdı beni ensemde buz gibi bir şey hissetim kafamı cevirmeme gerek kalmadan ne olduğunu anladım. Ensemde silah vardı korkudan titremeye başladim, konuşmak istiyordum ama korkudan ağzımdan tek kelime çekmiyordu. Bir anda adam kolumu daha çok sıktı ve beni yan tarafa döndürdü gördüğüm şey karşısında şok geçirdim. Yatağın üzerinde kanlar içinde yatan bir adam vardı ensemdeki silah daha çok baskı yaptı kolumu sıkıca tutan adam kulağıma doğru kükredi
-Ona bir şey olursa ölürsün
Titriyordum adam bir anda kolumu bıraktı ve yatağa doğru itti beni
-Daha ne duruyorsun çabuk kurtar onu
Bir kaç saniye donup kaldım, anında yatağa daha çok yaklaştım karnında kanlar akıyordu yaranın üstünde bez vardı elimi beze attım bezi kaldırdığım gibi kan her yere saçıldı anında bezi sıkıca yaraya geri götürdüm kafamı arkaya çevirdim
-Ne yarası bu
-Doktor sana denileni yap sadece soru sorma
-Eger ne yarası olduğunu bilmesem nasıl tedavi edeceğim
Adam biraz duraksadı sonra konuşmaya devam etti
-Kurşun yarası. Kurşunu çıkardık ama kan durmuyor
Kafamı önümdeki adama çevirdim karşımdakini tanımıyorum ama iyi biri olmadığına adım kadar emindim ama doktor olarak iyileştirmem lazım. Elimi bezin üzerinden çekmeden konuşmaya başladım
- kan transfüzyonu , antibiyotik, tetanoz aşısı ve ağrı kesici lazım hemde çok acil
Adam hemen odadan çıktı ve 2 dakika sonra elinde istediğim malzemelerle içeri girdi hepsini yanımdaki komodine bıraktı ve geri çekildi hiç vakit kaybetmeden kanı durdurdum . Yapmam gereken her şeyi yaptım son olarak ağır kesici verdim ve yataktan kalktım baş ucumdaki adama döndüm
-Kan durdu hayati tehlikeyi atlattı ama dinlemeye devam etsin ağrı kesici verdim bir kaç saate uyanır
Dedim adam kafasını salamakla yetindi ben konuşmaya devam ettim
- benim de burda işim kalmadı müsaadenizle
Arkamı dönüp gidiyordum ki karşımdaki iki tane dağ gördüm o dağ insan vücuduydu ama insan deme bin şahit istenilirdi. olduğum yerde çakılı kaldım arkamda kalan adam konuşmaya başladı
-Biraz daha misafirimiz olacaksın doktor
Sonra adamlara kafa hareketti yaptı bir anda adamlar kolumdan kavradı ve beni başka bir odaya götürdü...
Devam edecek
(hikaye yeni başlıyor beklemede kalın)
