İçeriğe geç

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 5

Aşık

Sıradan sikik bi günde yine salak saçma kâbuslara uyanıp evdeki insansı varlıkları çekicektim.

Yatağımdan kalkmadan telefonumu aldım ve sokuk alarmı kapatıp Gonun bana gönderdiği günaydın mesajlarına bakıyodum.

"Killuagg"

"Killuuuaaaaaaaaaaa"

"KILLUAAAAAAA"

"KILLUA ÖLDÜNMÜÜÜ"

"WAAAGGG ÖLMEEEEEE"

"BEN SENSIZ NAPARIMMM"

Farkında olmadan sırıtıp Gonun mesajlarına bidaha baktım

"Uyandım uyandım"

"Tanrım çok şükür öldün sandım biann"

"Yok lan ölmem korkma"

"Tamam tamam bugün yine aynı saate çıkıyoz dimi"

"Evet bi değişiklik yok"

Gona bunu sormaya biraz çekiniyodum ama mesajlarda biraz daha rahat olurdum

"Gon bişey sorabilirmiyim"

"Tabi sor"

"Ne tür kızlardan hoşlanıyosun?"

"Ummm bilmem şuana kadar hiçbi kız arkadaşım olmadı. Kızlarada özel bi ilgi duymadım. Ama adamda beni tatlı buldukları için yanımda duran kadın turistler vardı"

"Vay be benide korkunç buldukları için kaçan kadınlar vardı"

"Ha? Sen korkunç değilsinki? Geçen Allukanın dediğini unuttunmu. Sen güzel bi erkeksin korkunç değil"

"Tamam, tanrım kapa çeneni!"

"Ne ya yalanmı söyledim?"

"Hadi ben çıkıyorum birazdan"

Yataktan kalkıp istemeye istemeye kıyafetlerimi giyip çantamı ve kulaklığımı aldım. Millukinin salak cümlelerini siklemeyip sonunda evden çıktım.

.

.

.

Otobüsten inince gözlerim Gonu aradı.

"Nerde bu ya"

"...GÜNAYDIN KILLUAA"

"WIIGGG NAPIYON YA"

"hehe korkuttummu"

"Yoook canım ne korkucam"

"Aynen o yüzden kedi gibi sıçradın"

"Olmadı öyle bişey!"

"Olduu"

Gona daha cevap vermeden önden okula doğru yürüdüm

Sonra köprünün yanından geçtiğimizde Gon durdu ve uzun uzun köprüye baktı

"Noldu Gon?"

"Ben o gün erken çıkmasaydım intiharmı edicektin?"

Sessiz kaldım. Çünkü Gon nokta atışı yapmıştı. Birden koluma girince Gonun yüzünde o klasik gülümsemesini takındı

"Seni bu fikrinden vazgeçirdiğim için mutluyum"

"N-ne fikri ya salak!"

.

.

.

Okula geldiğimizde direkt sıraya oturdum. kafamı kollarımın arasına koydup gözlerimi kapadım.

"Killua dün uyumadınmı sen?"

"Mh mh geç yattım"

"Bidaha geç uyuma bak kızarım!"

"Aman tanrım çok korktum. Sen kızsan nolcak sanki"

"Tamam kedicik öyle olsun"

"YIA BANA ÖYLE DEMEG"

"..... kedicik."

"BABANDIR KEDI"

"Kediciik"

"OF SUS TAMAM BIRAK UYICAM ŞIMDI"

"Gezideki serviste uyuduğun gibi uyumak istermisin yine?"

Gon gülümseyerek omzunu gösterince içimden "hassiktir..." dedim

"Isteyerek olmadı o kes sesini"

"Çok rahat uyumuştun ama öyle?"

"Gon kes sesini! Tanrım, çok utanç verici bu!"

"Ehehe bak yine domates gibi olmuşsun"

"Gon sus sadece..."

Yüzümü koluma gömünce kulaklarımın bile ısındığını hissettim. Sınıfta ders boş diye anıran bikaç çocuk vardı. Onların ses tellerinden gitar yapıcam birazdan...

" Biraz sessiz olsanız olurmu ??? Killua uyumaya çalışıyo"

"Iyi tamam sevgiline dokunan yok"

Sınıftaki piç çocuk öyle diyince birden magmaya kadar inmek istedim. Siktir herkes bizi shipliyodu...

Çaktırmadan Gona bakınca yanağının kızardığını gördüm

"A- n-ne sevgilisi yaa"

Arka sıralardan bi kız Gona cevap verdi

"Ah evet evet en yakın arkadaşına koyun koyuna yatmalar, yağmurda el ele tutuşmalar çok romantiik"

Diğer kızlarda ona katılınca cidden artık volkan gibi oldum. Siktirrrr

"S-sadece yakın arkadaşız ne var bunda?"

Gonun söylediği cümleyle yerimden kalkıp dışarı çıktım.

"Siktir... siktir siktir siktir... HASSIKTIR NEDEN BEN"

Koridorda bağıra bağıra okulun arka bahçesine gittim. Yangın merdivenlerine oturduğumda yaşadıklarımı kısaca gözden geçirdim.

"Ölmek üzereyken geldin ve beni kendine bağladın ha"

Dışardan görenler beni deli zannedebilirdi ama kimse yoktu rahatça konuşabilirdim

"Lanet olsun..."

"Neden Gon olmak zorundaydıki... neden en yakın ve tek arkadaşıma aşık olmak zorundaydımki"

Kendime sinirlendim ve kalkıp yanındaki çiçek ayağımla ezdim. Aklımdanda geziye gittigimizde Gonun göle olan o bakışı gelmişti.

"AAAAAAA YETER ÇIK AKLIMDAN BEE"

.

.

.

(Ç. N: Gonun bakış açısı)

Sınıftakiler benim Killuaya olan bu yakın tavırlarımı fark etmiş olmalı ki bizi sevgili sanıyolardı. Yanımdaki kafasını kollarına gömen Killua ya baktım. Beyaz teninin her bir yanı pembeleşmiş ve çok güzel gözüküyodu

Genelde Killuaya baktığım zaman hep kıpkırmızı kesilir ve bana bağırır çağırır. Ne kadar bunu tatlı bulsamda Killua ile sadece arkadaştık daha fazlası değildik.

"S-sadece yakın arkadaşız ne var bunda?"

Killua bunu duyduktan sonra yerinden kalkıp dışarı çıktı.

Sınıftaki kızlar bana " he he" dermişcesine bakarken erkeklerin bazılarıda bu durumdan dalga geçiyodu.

Ben olanları idrak etmeye çalıştım sonra kalkıp Killuanın peşinden gittim.

Heryeri aradım tenefüs bile çalmıştı ve en sonunda arka bahçeye gittim. Evet Killua ordaydı ve çiçeklere kaos açıyodu-

"Killua?"

Killua o an duraksayıp kıpkırmızı olan yüzüyle bana baktı.

"Killuaa sonunda seni buldum tüm okulu aramıştımm"

"Benimi aradın-"

"Başka kimi aricamki?"

O an bi sessizlik oldu. Killua merdivene oturdup kafasını dizlerine gömdü. Bende yanına oturdum

"Sınıftakilerin laflarınamı sinirlendin?"

Killua birkaç saniyeliğine sessiz kaldı

"Hayır"

Arka bahçe kalabalıklaşmaya başladı ama o kadarda kalabalık değildi. Kurapika ve Leorio da o sırada arka bahçede dolaşırken bizi görüp yanımıza geldiler.

"Nasılsınız çocuklar?"

"Eh, iyiyiz Kurapika siz?"

"Bizde iyiyizde bu çocuk yine neden domates gibi ol-"

"GÜNEŞ GEÇTI-"

Killua kafasını dizlerinden kaldırmadan anıden bağırınca ortam bi an sessizleşti.

"Ay Gon gel kantine gidek ya tostlar benden"

"Yeeyyyyy"

Leorio ve ben kantine gidince Kurapika ve Killua da yanlız kaldılar. Tostları alıp boş biyere oturduk.

"Ee olay ne?"

"Ne-"

"Killua diyorum. Noldu ona?"

"Ha- şeyy sınıftakiler bizim hakkımızda bişeyler dedilerde ona sinirlendi sanarım"

"Ne dedilerki? Hadi gidip dövelim"

"Ya hayırr. Şey çok yakın olduğumuz için bizi sevgili sandılar"

"ÖHÖ OHG- NEE"

Leorio az daha tost yüzünden boğulucakken bende -kantinin camı kapalı olduğundan heralde- yüzümün ısındığını hissettim

"Lan siz naptınızda shiplediler sizi"

"Şey geçen gezide Killuanın boynu ağrımasın diye omzuma yaslamıştım. Ormanda kaybolmayalım diye elini tutmuştum"

"Öpseydin bide çocuğu"

"Ne- ya hayır hayır öyle değiill!"

"Gon çocukla sevgili gibi gezerseniz öyle olur tabi neyse. Gon bana doğru söyle Killuayı seviyomusun?"

"Tabi en yakın arkadaşım o benim"

"Ah salak kafalı evladım öyle değil. Arkadaştan daha fazlası olarak seviyomusun?"

"Eeeee- hiç düşünmemiştim bunu- ama Killuayı ne zaman görsem heyecanlanıyorum"

"Eee devam etsenee"

"Killua uyurken saçına dokunmayı seviyorum, cam kenarında oturduğumuz için güneşin ona doğru vurmasını izlrmeyi seviyorum, yüzü kızardığı zaman çok tatlı görünmesini seviyorum..."

"Gon"

"Efendim?"

"Abayı yakmışsın oğlum"

"Ne-"

"Ulan çocuğa sırılsıklam aşık olmuşsun yaa"

"Öylemi?"

"Farkındamısın bilmiyorum ama Killuadan bahsedince yüzün kızardı"

Leorio bana imalı bi bakış atınca oetamı toplamaya çalıştım.

"N-ne??? Yaaa hayır kızarmadıı"

.

.

.

(Ç. N: Killuanın bakış açısı)

Gon ve Leorio gittiğinde Kurapika yanıma oturmuştu.

"Ee sorun ne?"

"Şey- ee-"

Kurapikayla bu konuyu konuşmaktan biraz çekiniyodum ama onun yargılayıcı biri olmadığını biliyodum.

"G-gonla alakalı"

"Ne olmuş Gona?"

"Sınıftakiler Gon ve beni s-sevgili sandılar"

"Hehehe sende utandın yani?"

"Mh mh"

Kafamı olumlu anlamda salladım

"Kurapika. Sır saklayabilirmisin?"

"Tabi bana herşeyi söyleyebilirsin"

Kurapika bana bi anne edayısla bakınca kendimi toplayıp söyledim

"Gondan hoşlanıyorum..."

"Biliyorum?"

"Ne-"

"N-nerden biliyosun sana hiç söylemedim bunu???"

"Çok belliydi, konuşmanızdan, senin her seferinde Gona bakıp kızarmandan."

"O-o kadar bellimi ediyodum?.."

"Evet yani en azından ben anlamıştım. Sizin yaşınızdayken Leorio ve bende öyleydik"

"Ahhh hayıırrrr" ellerimle yüzümü kapattım "neden Gonn"

"Hehehe utanma ya şuan burda Gon yok"

Kurapika bana tek koluyla sarıldı

"Napıcam şimdi ben? G-gidip söylemelimiyim? Y-yada nasıl davranmalıyımki???"

"Ilk önce sakin ol. Bence hemen gidip söyleme kendi fark etsin. Herzamanki gibi arkadaşca konuşmaya devam edin işte."

"Hmm tamam.... Kurapika bu arada Gonun yönelimini biliyomusun?"

"Bilmem ama onu tanıdığımdan beri hiç bi kız veya erkek arkadaşı olduğunu görmedim. Geçen sene ona açılan kızı reddetmişti"

Yumruğumu sıktım. Gona açılanlarmı vardı?

"Hangi kız...?"

"Bilmem Gonun arkadaşlarından sarışın mavi gözlü kafasından çıkarmadığı bordo bi kurdelesi var"

"Anladım..."

Geçen öyle bi kızın Gona baktığını görmüştüm. Ben ters ters bakınca kız Gona bakmayı bırakmıştı.

"Killua, kıskandınmı sen?"

Kurapika bana gülümseyerek bakınca bende sessiz kaldım. Bu sessizlik kabul ettiğimi gösteriyodu.

"Bu kadar çok seviyosun ha?"

"Kurapika lütfeenn"

"Hehehe"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.