İçeriğe geç

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 2

Sıra arkadaşı

"KILLUA NE DEMEK OKULDAN ATILDIM!?"

"ya bağırmadan konusana! Duyuyoruz. Bide hocalar bana takmıştı zaten"

"KAVGA MI!? KILLUA SENI KÜÇÜK- GIT ODANA CEZALISIN!"

Annem gözündeki değişik gözlükte çıkan sinir ikonlarıyla okuldan gelen kağıdı sıkıyodu.

"Ohh be sonundaa. Canım yatağım seni nası özledim bi bilsenn"

Uzun bi günün ardından yatağa uzanmak o kadar iyi gelmiştiki anlatamam. Bugün yok kavgaydı yok dersti yoruldum.

.

.

.

"Iyi idare eder"

Okul formasını giyip tabikide yanıma çikolata alıp zar zor evden çıktım. Çikolata benim için uyuşurucu gibi bişey, yiyince mutlu hissediyorum.

Otobüse binip boş bi koltuk bulma amacıyla umutlandım. Ama nafile otobüs tıklım tıklım. Durakta yeni siragara içenler mi dersin ağlayan çocuklarmı dersin. Sanki evden çok kolay çıkmışım gibi bide bununla uğrasıcam.

"Bi ittirmesene be!" Otobüsten sonunda inerken karşımdaki büyük okula baktım. Güzel duruyodu.

"Sınıfım neydi... 10 F?"

Sarışın, mavi büyük bi yüzük ve aynı taştan olduğunu düşündüğün küpeli ve kısa olan biri yanıma geliyodu. Kim bu dedikten sonra boynundaki 'nöbetçi ögretmen' kartını gördüm.

"Oh sen yeni gelendin değilmi. Hadi geç"

Sınıfa ilk hoca sonrada ben girdim. Üstümde hissettiğim bakışlarla rahatsız olmuştum ama bunu belli etmedim.

"Sonra kaynaşırsınız şimdilik cam kenarına otur"

Kadına şimdiden gıcık olmuştum. Amk 40 derece hava var(!) Vampir gibiyim ne isim var cam kenarında??

Içimden söylene söylene tek başıma oturucağım sıraya geçip çantamı yanıma koydum. Umarım bi gerizekalı yanıma oturmaz.

5 dakika sonra kapının aceleyle açıldığını duydum. Gelen kişi kanter içinde kaldığı belli oluyodu.

"Bisky hocam! Machi hocaya yardim ediyodumda geç kaldım."

Tanıdık bi ses duyunca kafamı kaldırıp baktım.

"Gon?"

Çocuk kafasını benim olduğun tarafa çevirince garil bi şekilde gerildim.

"Killua!? Sendemi burdasın!"

Gon kısık (!) Sesiyle adımı söyleyince herkes bana baktı. Bunuda isminin Bisky olduğunu öğrendigim kadın 'tamam başlıyoruz kesin sesinizi!' Demesiyle bozdu.

.

.

.

Zil çaldığında bikaç kişinin gonun etrafında toplanıp bişeyler konuşuğunu gördüm. Umursanadan cama dönüp bahçede top oynayan çocukları izledim.

"Killua! Aynı sınıftayız tesadüfe bak."

"Ciddimisin ben anlamamıştım bunu(!)"

"Evet? Ciddiyim"

Şakamı anlamamış bi suratla bana doğru baktığında içimden "salak heralde" diye geçirdim.

"Neyse. Hadi kalk kalk okulu gezelim."

"Eee tama-"

Ben sözümü bitirmeden kolumdan çekip koridora çıkardı.

.

.

.

"Gon yeter ya çok yoruldumm"

"Hadi ya! Daha bahçedeyiz hem hep sen gölgede duruyosun madem gel ağaçların tarafına gidelim"

"Pffff tamam tamam son ama bu"

Gon teklifinu kabul ettiğim için mutlulukla önden yürürken bende arkasından geldim. Oha. Bura cidden güzelmiş yalan yok-

Sonbahar yaklaştığı için yaprakların çoğu sararmıştı. Benmi delirdim yada yaprakların renkleri Gonun gözleriyle aynımı??

"Burası çok güzel dimi. Aynı çocukken kaldığım adayı hatırlatıyo bana"

"Hıı gözölmöş"

Ağzımdaki çikolatayı bitirmeden konuşunca Gonda bana bakıp 'napıyo bu mal' bakışı attı. Yani öyle düşünüyodur.

"Hm? Killua saçında biş-"

"WAAAAGG NE VARR!?"

"Sakin ol ya-"

Gon eliyle saçımı karıştırınca sanki tün hayatım boyunca bunu beklemişim gibi hissettim. Bilmiyorum ama iyi gelmişti.

"Bak. Uğur böceği kafana konmuş"

Bunu derken nasıl gülümseyebiliyo anlamıyorum.

"Iyyyy iğrenç bu yaa."

"Hayır çok güzel. Hatta saçındayken daha güzel duruyodu"

"IYY. hayır iğrenç tüylü birsürü bacakları var!"

"Hehehe"

Tam o sırada zil çalınca ben kalabalıktan şikayet ederken gonda beni dinliyodu.

"Ders neydi?" Gon sınıfa soru sorduğunda yan sıralardan bi kız pitou hocanın dersi olduğunu söyledi. Biyoloji işte.

"Ya hayırr onu hiç sevmiyorum!"

"Niye?"

Gon yanimdaki boş sıraya otururken konuşmadan bunu bile fark edememiştim. Sanarım tek başıma değilim artık.

"Ya çok garip davranıyo. Geçen sene Kite hocanın kolunu kırıp hiçbişey olmamış gibi davranmıştı"

"Vay cidden garipmiş"



.

.

.

Dersteyken Gonun bu hocayı neden sevmediğinu anladım. Yav mıymıy konuşuyo bide uzatıyo kelimeleri çekilmez bu ya.

Kafamı sıraya koyup uyumaya çalıştım. Zaten en arka sıradaydım görmezdi beni. Acaba ailem bi arkadaşımın olduğunu öğrenirse ne yapardı? Öff abimin bakışlarını şimdi bile üzerimde hissedebiliyorum.

Arkadaş ha. Kimin aklına gelirdi ki. Gon. Sahi Gon bahçede ne demişti.

"... saçındayken daha güzel duruyo"

Anlık aydınlanmamla kapşonumun arasından Gona baktım. Derse odaklandığı için beni görmedi.

Gon yazı yazma işini bitirince arkasına yaslandı ve bi saniyeliğine bana doğru baktı.

Siktir yakalandım.

Başımı sola doğru çevirip hiçbişey olmamış gibi davranmaya devam ettim.

Gon kulağıma yaklaşıp "benimi izliyosun?" Diyince uykulu taklidi yapıp "ne diyon be??" Dedim.

"Killua kandırma beni. Yalandan uyuma taklidi yapma yani"

"Gon kes sesini"

"Baktığını kabul ediyosun yani?"

"Hayır be! Duvardaki kırığa bakıyodum işte."

"Peki peki inandım hadi"

Gon imalı bi şekilde sırtırken yazı yazmaya devam etti.

.

.

.

(Gonun göz açısı)

Biyolojiyi severim ama bu hocadan nefret ediyorum. Hoca konuyu anlatıp yazı yazma işine geçince gözüm yanımda uyuyan Killua ya kaydı. Saçları o kadar kabarık ki kapşanuna sığmayıp dışarı çıkmış. Killuanın kapşonunu açıp elimi saçında gezdirdim. Bundan hiç rahatsız olmuş gibi gözükmüyodu. Bugün saçından uğur böceğini aldığımdada fark etmiştim kabarık ve yumuşaktı.

Hocanın 'yazanları deftere geçirin' demesiyle hızlıca yazmaya başladım

.

.

.

(Killuanın göz açısı)

"Uyansana ki-kin-nua?"

Garip hoca ismimi bile söylemezken kafamı hızlıca kaldırıp hocaya baktım.

Bu ne lan sanki karşımda Illumi var. En korkunç bakışın abimin olduğu gerçeğini değiştirmiyo ama.

Kedi yüzlü kişi yanımdan gittiğinde rahatlamıştım. Kafamı kaldırdığımda kapşonumun başımda olmadığınıda fark ettim. Garip.

"Sonundaa" Gon mutlulukla söylenirken zil çaldığı için herkes koşuşturuyodu.

"Gon! Yardım e-"

kapıdaki uzun adamın sözü kesilirken, arkasından gelen sarı saçlı kişi gavura vururmuş gibi vuruyodu.

"YA SENI BEN VARYA PIÇ ADAM"

"YA- TAMAM ÖZÜR DILERIM VURMAA"

Gona dönüp 'noluyo amına koyayım' bakışı attıktan sonra açıkladı

"O sana bahsettiğim Leorio ve Kurapika. Büyük ihtimal Leorio bi kıza sarkmıştır"

"Hee"

Kurapika Leorio yu dövmeyi bitirince yanımıza geldi -hak etti leorio-.

"Herneyse. Ah sen Killuasın değilmi Gon senden bahsetmişti"

"Ha- evet şey Kurapika. Değilmi"

"Evet bu pi- öhm insan olmayan ayı da Leorio"

"Ühü. Ama aşkım denirmi öyle ayıp be"

"Kes lan git o kumral sana aşkım desin"

"Ya deme öyle kıskanç. Kız bana öğretmenler odasını sordu"

"Of neyse sus"

Ikiside önümüzdeki boş sıraya oturunca kafamı yine sıraya koyup uyumaya çalıştım. Insanlarla konuşnayı pek sevmiyorum.

"Killua kalk hadi bugün yeterince uyumadınmı?"

"Mmmh hayıır. Bırakta uyiyim"

"Ay kedi gibi 20 saat uyuyo buda"

Leorionun benzetmesi üzerine herkes kıkır kıkır gülünce bi sinirle kafamı kaldırdım.

"Ebendir kedi lan!"

Ben hakaret edince beni yargılarlar sanmıştım -herkes gibi-, ama aksine daha çok gülüp bana katıldılar.

Arkadaşlar küfürü önemsemez ha.

.

.

.

"Off çok yorgunumm uykumda varr"

Ben söylenirken Gonunda içinden 'ne zaman uykun yokki?' Diye sorduğundan eminim. Ikimizinde eve gitmesi için geçtiği ormanda yürüyoduk. Otobüs durağına geldiğimizde şaşırtıcı bi şekilde Gonda benimle bekliyodu.

"Bi yeremi gidiyosun sende?"

"Ha? Hayır hayır sen gittikten sonra giderim evim buralara yakın zaten."

"Gerek yoktu ama tamam. Hem ben bebekmiyimde benim başımda bekliyosun?"

"Bebekmisin bilemem ama duvarlarda kaybolan kedi ilanları asmak istemiyorum"

Piçe bak...

"Kes lan sesini"

Sonunda otobüs gelmiş ve beni Gonun benzetmelerinden kurtarıcaktı.

"Görüşürüz"

"Bay bay kedicik"

"YA BAK!"

Tamda o sırada kapı kapanınca hiçbişey diyemeden kaldım öyle. Kediymiş.

(Not: nefero pitounun herhangi bi kesin cinsiyeti olmadığı için ona bi cinsiyet atamicam)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.