İçeriğe geç

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 1

Lise

Yine hergünki gibi bağırış çağırışla kaldırıldığım bi sabah. Annemin bağırışlarını başkası yapsa bidaha konuşamazdı o kadar yani. Zar zor kalarak üstümü giyindim. Lanet okul formasından nefret ediyorum. O yüzden üstüme koyu lacivert soluk bi hoodie (kapişonlu) giydim. Ama anneme göre bu hiç bir "Zoldyck" gibi değilmiş. Götüm.

Üstümdekini çantama koyup okulda gittim ama şımarık bebelerle dolu olan özel lisede bi bok yapamıyorum. Hocalarda samimiyet denen şey 0. Hepsi çok sinirli ve çok "disiplinli" derslerden bi bok anlamıyodum zaten bende uyuyorum. Yani en azından deniyorum hocalar beni aileme haber vermekle tehtit ediyolardı. 'Killua birdaha uyuduğunu görürsem kötü olur!' Hergün aynı şeyler.

Hergünki gibi sinifimdaki gerizekalı zengin bebeleri benim arkamdan konuşuyolardı. Şaşırdıkmı? Hayır.

Siktimin otobüsü gec geldiği içinde eve geç gelebildim hergün olan bişeydi zaten.

"Kill neden geç geldin?"

Sesin sahibi en büyük abim Illuminindi.

"Otobüs geç geldi işte"

ona bakmıyodum çünkü o tipi insanı yerinden hoplatır. Ben evde gece cinler çıkıcak degil illumi çıkıcak diye korkuyorum.

"Son zamanlarda okuldan geç geliyosun Kill. Arkadaş yok biliyosun."

"..."

Artık buna katlanamam.

Çantamı bi kenara atıp evden çıktım. Yağmur yağıyodu nereye gidicegimi bilmeden elim cebimde öylece yürüdüm.

Eski köprünün yanına geldim. Beton kolonlardan birine oturup gölü izledim. Yani yorknew gibi biyerde göl olmasi bile bi mucize.

"Hassiktir çikolatam çantada kaldı"

Ben bu pişmanlıkla söylenirken bi yandan okuldan yeni çıkan başka liselileri izliyodum. Greed lisesinden başka lisemi vardıki?

(Greed lisesi killuanın gittiği lise)

"Heh kendi boktan hayatım o kadar kafamı yoruyoki dışardaki hayatı bile bilmiyorum" hüzünlü bi gülümseme takınırken gözümün dolduğunu hissettim. Hayat neden beni seçmişti ki?

Yanağımı ıslatan göz yaşını bile silmeye uğraşmadım. Yaşamam için bi sebebim yoktu. Aşağıya baktım. Göle. Atlamamak için herhangi bi nedenimde yok.

Ardından omzumda bir el hissettim. Sağıma dönüp Yanımdaki çocuğa baktım. Yeşil dik saçlı, sarı ve kahve rengi karışık kehribar rengi gözleri vardı. Hafif de çilleri vardı ve neden bilmiyorum ama çok tatlı gelmişti bana.

"Iyimisin?" Dedi masumca

"Sen kimsin be!? Siktir git!"

Kabacaydı evet ama ben herkese böyle davranırım özellikle tanımadığım kişilere karşı. Onun gitmesi umuduyla başımı çevirdim. Normal bi insan bunu duyduğunda çekip giderdi ama o gitmedi ve yanıma oturdu. Yanıma? Benim? Mal heralde biraz.

Ben anlamamış bakışlarla ismini dahi bilmediğim çocuğa bakarken oda gölü izliyodu.

"Zor bi günmüydü?"

"Seni alakadar etmez ve neden yanıma oturdun izinmi verdim??"

"Oh bu köprü sanamı aitti?"

"Ne- offf"

"Seni avcı lisesinde hiç görmedim başka bi okuldamısın?"

"Şu özel okuldan. Ama bunun havalı olduğunu düşünme herkes şeytan görmüş gibi suratsız! Nefret ediyorum ordan"

"Tamam tamam anladım. Madem rahatsızsın o zaman avcı lisesine kaydolsan?"

"Orasıda aynı boktur"

"Hayır değil ya. Hocalar çok samimidir. Eee Bisky hariç sinirlenince bize kök söktürüyo ehe"

Çocuğun bu sıcak ve samimi tavırları beni şaşırtmıştı. Ne ara benimle konuşmaya başladı bu? Onu bile anlamadım.

"Ben Gon. Gon freecs" diyerek elini bana doğru uzattı. Gon un elini sıkarak ismimi söyledim

"Killua... Killua Zoldyck"

Içimden "şimdi sıçtım" dedim. Ama çocuk tam tersi bana gülümseyerek baktı. Şaşırmıştım çünkü beklediğim tepki bu değildi. -genelde insanlar Zoldyck soy adını duyunca korkup kaçar-.

"Tanıştığıma memnun oldum Killua"

"Ee- bende sanarım. Bu arada sana küfür ettiğim için üzgünüm insanlarla konuşmakta iyi değilim"

"Sorun değil fark etmiştim" dedi gülümseyerek.

"Oh- B-benim gitmem lazım Mito-san beni merak etmiştir sonra bu köprüde görüşürüz Killua!"

Gon acele ile giderken şoka girmiştim resmen. Lan. Arkadaş edindim demin??

Yarın bu köprüde tekrar buluşucaz yani?? Bi 5 dakikalık şoktan sonra gelen mesajla irkildim. Yazan babamdı 'eve gel' yazmıştı. Aile üyelerini genelde sevmem ama babama olan bir saygım vardı o yüzden yavaştan eve yürüdüm

.

.

.

"Killua okuldan aradılar. Öğretmenin arkasından el hareketimi çektin?"

"..." nerden gördüler ya

"Killua bir daha böyle birşey olmasın. Ailemisiz adını kötüyemi çıkarıcaksın?"

Baba mafyasın sen zaten ben küfür edincemi sıkıntı?? Buna devam edicem çünkü böyle olursa okuldan atarlar ve Gon ile aynı okulda olabilirim. Belki.

Bi dakika daha bugün tanıştığım bi çocuk için neden okul degiştiriyorumki?? Hayır hayır onun için değil . Zaten okulumuda sevmiyodum atılmak benim için harika olur.

Kendi odama gidip uyumaya çalıştım. Yani çalıştım çünkü domuz millukinin bağırışından uyuyamıyorum. Pic. Iyikide kapım kilitli. Amk delisi kapıma vuruyo neymis bilgisayarını bozmuşum yoo ben yapmadım -ben yaptım-.

Sabahı sabah ettikten sonra ilk görevim okula formasız gitmek. Çünkü kıyamet kopsa bile formasız öğrencileri görürler. Kitaplarımı almadan çantanın içine odamdaki küçük zuladan biraz çikolata koydum. Abimin sinir olduğunu bile bile ayaklarımı yere sürtüp evden çıktım. O domuz bana küfürler ederken onu sinir ettiğim için o kadar eğlendimki anlatamam.

.

.

.

"KILLUA ZOLDYCK HEME-"

"evet evet disiplin biliyorum"

pişkin pişkin sırıtırken saçına sakız yapıştırdığım hocada onun sözünü kestiğim için ayrı sinirlenmişti.

Disiplin için ayrılan küçük sınıfa doğru ilerlerken merdivende bile bile bana çarpan bi çocuk 'önüne baksana be piç!' Diye atarlanıyodu. Vay orospu...

.

.

.

"99 numara Killua Zoldyck. Öğretmene hakaret, kavga, küfür, ders düzenini bozma ve uygunsuz davranışın için okuldan atıldın. Ailene bilgilendirme yapılacak ve yakınlarda olan Avcı lisesine nakil edileceksin."

"Mmh" başımı olumlar gibi sallarken sevinçten havaya uçucaktım resmen. Müdür çıkabilirsin dediğu anda koşarak çıktım.

Dünkü eski köprünün yanına geldim ve Gonun okuldan çıkmasını bekledim. O sırada müzik ve çikolata ile kendimi kutluyodum. Omzuma dokunan bi elle irkilirken dünki kehribar gözleri bidaha gördüm.

"Selam Killua" dedi gülümseyerek.

"Selam"

Gon yanıma oturduğunda birlikte çikolata yerken bi yandan bana okulda olan şeyleri anlatıyodu.

"Bak sonra kız Leorio'ya tokat atınca bide üstüne Kurapika tokat attı 'burda ben varken başka kızlara nasıl bakarsın!' Diye"

"Sonra noldu??"

"Leorio, Kurapika'ya gül alıp 'aynı gözlerin gibi çok güzel' diyip gönlünü aldı"

"Vay be ne romantiklik ama"

Ben gölü izlerken Gon'unda yan profilimi incelediğini hissettim.

"Bugün ayrı bi mutlusun sanki Killua"

"Ay tabi mutlu olcam. Şu siktimin okulundan kurtuldum sonunda"

"Nasıl yani??"

"Kendimi okuldan attırdım. Ama bunu sırf seninle aynı okulda olmak için yaptığım yok! Sadece ordan nefret ediyodum."

"Peki peki inandım. O zaman hangi okula gidiceksin?"

"Avcı lis-"

Ben sözümü bitiremeden Gon bana sıkıca sarılıp 'yeeyyy' diyodu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.