İçeriğe geç

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 11 · 7 dk okuma

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 11

Prens

Eve geldiğim anda hızla odama çıkıp duşa girdim. Acıdan en az yarım saat durdum. O sırada aklımdan yanıma alıcaklarımı geçiriyodum. Saçımı yıkayıp daha önce kullanmadığım bi saç maskesini alıp sürdüm.

Üstünde on onbeş dakika sonra yıkamam gerektiği yazıyodu, o zamana kadar bende yanıma alıcağım çantayı hazırlardım.

Maskeyi sürdükten sonra dolabımdaki çantayı alıp kıyafet seçmeye başladım

Saçımdaki maskeyi yıkayıp kuruttum ve hindistan cevizi yağını sürüp elimle şekillendirdim. Çantama eskiz defterimi ve kalemkiğimide koydum. Odadan çıkmadan önce yanıma böğürtlenli dudak nemlendiricimi aldım. Neden bende bilmiyorum Alluka vermişti

Giderken mavi bi süveter ve siyah bol bi' eşofman giydim ve çantamı alıp Allukayla vedalaştım. Abimede"haftasonu gezisi var" yalanını sunarak evden çıktım

Beş dakika sonra otobüse geçip boş bir koltuğa oturdum ve bi şarkı açtım.

"Do not enter" written on the doorway

Why can't everyone just go away?

Execept you, you can stay

Aynı zamanda Gona evden çıktığımı yazıyodum.

.

.

.

Yarım saat sonra durakta inip Gonun evine doğru yürümeye başladım. Gonun evine yaklaşınca kalbim daha çok hızlanıyodu. Kendimi ne kadar sakinleştirmeye çalışsamda nafile

My Light 🌟

Son görüntülenme 16.54

"Gon yaklaştım haberin olsun"

16.54

"Gon?"

16.55

"Niye yazmıyon yaa"

16.55

Ardından önüme dönünce Gonun bana doğru koştuğunu gördüğüm gibi bana sarılması bir oldu

"Hoşgeldiiinnnn"

"E-"

"Ehehe seni bekleyemedimde"

Gon yavaşca beni bırakırken bi yandan yürümeye devam ediyoduk. Aramızda tuhaf bi sessizlik vardı. Bunu sevmemiştim.

Eve geldiğimizde Gon kapıyı açıp omzumdaki çantayı aldı

"Hadi hadi içeri gel"

Ayakkabılarımı çıkarıp içeri girince aklımda Alluka ile geldiğimiz zaman geldi

"Killua"

Gon çantam hala elindeyken sakince bana bakıyodu

"Efendim?"

Ceketimi çıkarıp fortmantoya asarken cevap verdim.

Gon bana daha çok yakınlaşıp kafasını omzuma koyup belime sarıldı.

"Her seni gördüğümde çok güzel oluyosun"

Siktir ya... deme öyle işte

Gonun boynuna sarılarak karşılık verince yüzümü görmemesi için uğraşıyodum

Yeni banyo yaptığım için biraz uykum vardı ve şimdi Gon böyle sarılınca iyice uykum gelmişti

"Killua"

"Mh?"

"Sen uyumadınmı akşam?"

"Mmmhhhh...."

"Ne demek mhh? Uyumadınmı"

"Belki"

"Neyse bu konuya sonra geliriz şimdi konuşucaklarımız var"

Yavaşca belimi bırakınca bende aynı şekilde geri çekildim

"Kiminle dans ettim demiştin?"

Derin bi iç çekip Gona baktım

"Hala bu konumu?"

"Evet"

"O kız babamın bi iş ortağının kızıydı, ailemi özel bi partiye çağırdıklarında o kızla dans etmem gerekmişti sırf bu yüzden kahyalar bana bir hafta boyunca dans etmeyi öğretmişlerdi. Bende hücre cezası olmamak için kızla dans etmiştim"

"Hücre cezası?"

Ah siktir. Ağzıma sıçayım çok konuştum

"Ş-şakaydı o anlarsın ya"

Gon yavaşca kolumu tutup yukarı çekti. Kolumdaki yaraları görmemesi için saklamaya çalışsamda nafile

"Bunlar ne Killua..."

"..."

Cevap veremedim. Sadece gözlerimi kaçırmakla yetindim. O günlere dönmek istemedim, gözlerimin yavaşca dolduğunu hissedip kapattım.

Gon beni odasına götürüp yatağa oturmamı söyledi ve odasındaki dolaptan bişeyleri karıştırdı. Oturup gelmesini bekledim ama aramızda tuhaf bi sessizlik vardı.

Bi süre sonra Gon elinde pamuk, bi ilaç ve sargı beziyle yanıma oturdu.

"Vücudundada var değilmi? Beden dersinde üstünü değiştirirken görmüştüm"

"...mh"

Kafamı evet dermişcesine sallayıp zar zor Gona baktım. Bana sanki yaralı bi hayvanmışım gibi sıcak bakıyodu

"Üstünü çıkarırmısın Killua"

Kolumu sıktım

"Hayır"

Konuşurken sesim titredi. Lanet olsun

"Yeterince çirkinim zaten beni öyle görmeni istemiyorum"

Kolumu daha çok sıktım

"Killua, çirkin değilsin ben seni sen olduğun için seviyorum görünüşün sadece bi ekstra"

Gözümden akan yaşları tutamadım. Gonda kafamı gögsüne doğru çekip hafifçe sarıldı

"Hadi yaralarını saralım olurmu?"

"Hı hı"

Gon elindeki ilacı pamuğa dökerken utana sıkıla üstümdeki süveteri çıkarıp Gonu bekledim.

Gon biraz yara dolu vücuduma baktı

"Bu kadar fazlamı..."

Yavaşca elindeki pamuğu yaralarıma sürerken canımın acıdığını çaktırmıyodum

Ara sıra belime dokundurduğu pamuk gıdıklasada çok hareket etmemeye çalıştım

"Bittimi?"

"Evet şimdi sargı bezlerini sarıcam"

Gon sık yaralara sargı bezini dolarken tek tük olanlara büyük yara bantlarından yapıştırdı

"Killua"

"Efendim?"

"Bunu ne zamandır yapıyolar..?"

"... hatırlamıyorum sanarım sekiz yaşından beri"

"Neden peki..."

"Ailemin katı kuralları var arkadaş edinmeme bile karşılar kuralları çiğnersem böyle oluyo"

Gon korku endişe arası bi bakışla elimi tuttu

"Bizi öğrenirlerse ne olucak?"

"... bilmiyorum"

Gon süveterimi bırakmak istemiyomuşcasına tutarken gülümseyip elimi yanağına koydum

"Denemek istermisin?"

Birden kızaran yüzüne bakınca 'kahretsin çok tatlı' diye içimden geçirmeden edemedim

"N..neyden bahsediyosun Killua?"

Gon garip bi gülümsemeyle gözlerini kaçırırken hala ne demek istediğini anlamamıştım

"Süveteri diyorum denem... bi dakika sen ne düşündün??"

"Hiçbişey al giy şunu!"

Gon kafama süveterimi atıp onu görmemi engellemeye çalıştı. Tabikide uğraşıcam onunla yani işimiz bu

"Gon ne kadar sapıksın ne geçiyo aklındann"

"Y-YAA HAYIR ÖYLE BIŞEY DEĞILLL"

"Yoksa o yüzdenmi beni eve çağırdın bizde seni saf bilirdikk"

"KII-LLUUAAAAAA'

Gonun nadiren kızaran yüzüne bakıp kahkaha atarken ne kadar şirin gözüktüğünü düşünüyodum bi yandan

"Hehehe seninle uğraşmak çok zevkli"

Elimi Gonun sıcak yanağına koyup benden kaçırdığı gözlerine baktım

"Gözlerin çok güzel"

"Öylemi?"

"Hıhı"

Gonda yanağındaki elimi tutup gözlerime baktı

Ne istediğini anlamıştım ama utandığım için Gonun bi adım atmasını bekledim. Sonra Gon 'neyse' diyip çalışma masasındaki bilgisayardan bi film sitesine girdi

"Ne oldu?"

"Hı, hiç anime izleyelim demon slayerın 4. Sezon 3. Bölümünü izlememiştim"

Aklımdakini yapmadan önce yanıma aldığım dudak nemlendiricisini sürdüm

Gonun oturduğu döner sandalyeyi kendime çevirdim.

Elimi Gonun yanağına koyup dudaklarımı Gonunkilere bastırdım. Gon ilk başta dona kalsada sonra belimi tutarak karşılık verdi

Nefessiz kaldığımı hissederek geri çekilmeye çalıştım, o sırada Gon bebi daha sıkı tuttu

Siktir ya ölcem.

Gonun elini tutup bıraz sıkınca geri çekildi.

"Noldu?"

Nefes nefese konuştum

"Hiç... nefessiz kaldım"

Nefesimi düzeltmeye çalışırken yüzümün yandığınıda hissediyodum

"Kedicik utanmışmı?"

Gonun imalı sırıtışına daha çok kızarmamak için başımı çevirdim

"B...bidaha kedicik dersen seni döverim"

"Hmm öylemii"

"Öyle!"

"Hıhı, sen üstünü ne zaman giyiceksin?"

"E-"

Siktir ya unuttum onu işte.

Hızlıca süveterimi üstüme geçirdim, o sırada Gon bana bakıyodu

"Bundan sonra hep bana söyle tamammı"

Dedi Gon kolumdaki sargılara dokunarak

"Sana yük olmak istemiyorum"

"Bana yük olmazsın"

Gon iki elimide sıkıca tutup gözlerime baktı

"Seni böyle görmek içimi acıtıyo"

"N...ne bu çocukmuyum ben kendime bakamicakmıyım?"

Gonun bana küçük bi çocuk gibi davranıp şımartması ne kadar utanç verici olsada bi yandan hoşuma gitti

"Sen kendine bakamıyosun"

Gon omzumdan beni çekip kafamı koynuna koyup başımı okşadı

"Hmm... ne alaka ya"

"A- acıktınmı akşam yemeği hazırlicam sana"

"E? Gerek yok acıkmadım ben"

"Killua hiçbişey yemedin!"

"Mmmmmhhhhhh...."

Gon oturduğu yerden kalkıp hızlıca odadan çıkınca bende peşinden geldim

"Şimdi sen otur şu sofraya sana Mito sanın enfes yemeklerinden hazırlicam"

"Gon cidden gerek yok"

"Şşşş kapa çeneni ve yemeğini beklee"

Gonun beni böyle şımartması oldukça utanç vericiydi. Sandalyeye oturdum ve Gonu bekledim.

Yaklaşık on beş dakika sonra Gon güzel bi sunumla daha önce yemediğim bi yemek getirdi (aklımda hiçbir yemek yok valla düşünün siz bişeyler :D)

"Afiyet olsun prensim keyfini çıkar"

Ha. Ne. Dedi. O.

"P...prens??"

"Mh mh güzel prensim"

Ya bu çocuğu dövücem şimdi.

"Killua sana ne zaman iltifat etsem domates gibi kızarıyosun amaa"

"S...SUSSANA YAAAA"

.

.

.

Gonla güzel vakit geçirdik. Yeni bi animeye başlayıp yorumladık, manga okuduk -ki Gonun neredeyse bir duvar dolusu mangası var- , müzik dinledik ve şimdide Gonun yatağında yanıma aldığım eskiz defterine bişeyler karalıyodum. Gonda mutfaktaydı

"Kahveler hazıırr"

Gon elindeki tepside iki bardak kahve ve çikolatayla geri geldi. Kahveleri koymak için küçük sehpayı yatağa doğru çekip yanıma oturdu

"Ohh resim çizdiğini bilmiyodum Killuaa"

"Mh, evet aslında paslanmışım biraz ama bişeyler çiziyorum işte"

"Çizimlerine bakabilirmiyim?"

Ailemin benim bu "boş hevesimi" engellemeye çalıştıklarından sonra ilk defa biri benim çizimlerime bakıcak

"Tabii"

Defteri Gona doğru uzatıp incelemesini bekledim. Gon defterdeki her sayfaya dikkatlice bakakarken "acaba kötümü?" Diye içimden geçirdim

"Killua"

"Efendim?"

"Benimi çizdin sen?"

Gon defterdeki son sayfayı açıp gösterdi. Ananı sikiyim koparmamışmıydım ben onu.

"A- ş...şey onu derste sıkıldığım için yapmıştım 2 ay önce, A... AMA SANA BAKTIĞIM IÇIN FALAN DEĞİL TAMAMMI"

Ne diyorum amına koyayım

Gon kıkırdayıp defteri yatağa koydu

"Sen böyle konuşuyosunya o kadar tatlı oluyosunki"

"Sus ya"

Gon elini kafama koyup beni kendine çekti. Kafamı çekinmeden koynuna koyup yaslandım

"Üşüdünmü? çok soğuksun"

"Mmhh"

Soğukmuyum bilmiyorum ama Gon çok sıcaktı

"Uykun geldiyse yatağıma yat ben içerde yatıcam"

"Olmaz senin odan burası ben orda yatarım"

"Hayır Gon!"

Yaklaşık 15 dakikalık bi tartışmadan sonra Gonun "o zaman birlikte yatalım"

Demesiyle ikimizde Gonun yatağında yatıyoruz. Tanrım çok utanç verici

.

.

.

Rüyamda yine karma karışık şeyler gördüm. Kalktığımda gece iki buçuktu titriyorum. Ellerim istemsizce koluma gidiyo. Sabahki sargılar yüzünden bişey yapamıyorum. Nefessiz kalıyorum, gözlerim doluyo

Aklıma tekrardan o günler geliyo. Abimin o soğuk odada beni sabaha kadar dövmesi, bana iğrenç bi varlıkmışım gibi bakışları, vücuduma bastırdığı kızgın demirin acısını hala hissediyorum

Gece nöbetlerinden nefret ediyorum. Özellikle bu gün olmaması gerekiyodu

"Killua!?"

Gon aniden kalkıp rahat nefes almam için pijamamın yakasını açtı. Hala deli gibi titriyorum nefesim biraz düzelmiş olsada göz yaşlarımı tutamıyorum. Sıkıca Gona sarıldım, beni bu durumdan kurtarması için

"Şşşh geçti hepsi Killua ben varım şuan güvendesin"

Gon saçlarımı okşayıp beni sakinleştirmeye çalıştı. Nefesim düzelince titrememde durdu, ona ramen hala Gona sarılıyodum, bırakmak istemezmişcesine

"Hadi uyu Killua burdayım ben"

Gonun anlımdan öpüp başımı okşaması uykumu geri getirdi. Gözlerimi kapatıp kendimi uykuya verdim

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.