İçeriğe geç

Taht Oyunu

Bölüm 10 · 3 dk okuma

Taht Oyunu

Bölüm 10

Mağara

Mildred atın üstünde düşünceli bir şekilde ilerlerken omzunda bir yük hissetti. Bu Danny'di. Aklından "Telaştan yorgun düşmüş olmalı. Buralarda bir mağara olucaktı oraya gidelim de güzelce dinlensin." diye geçirdi. Birkaç kilometre sonra gerçekten de bir mağaraya ulaştı ve atı durdurdu. Kendisi de yorulmuştu. Taç Giyme Töreni onu zaten çok yormuştu. şimdi de daha doğru düzgün dinlenemeden uzun ve sonu belli olmayan bir yolculuğa çıkmak zorunda kalmıştı. Mağaraya geldikten sonra Danny'i uyandırmaya çalıştı fakat uyanmıyordu. Ağzında birşeyler geveleyip duruyordu. Biraz daha dürttükten sonra uyku ile uyanıklık arasındaki çizgiye gelmişti Danny. Hala tam uyanmamasına rağmen ayakları tutuyordu. Mildred çaresizce omzundan tutup onu mağaraya götürmeye çalıştı. Fakat Danny düşündüğünden de ağırdı. Mecburen sürüklemeye başladı ve zar zor mağaraya vardı. Nefes nefese Danny'i bıraktı ve bacağını uzatıp oturdu ve gözlerini kapattı. Birkaç dakika sonra Danny kafasını ittirerek Mildred'in bacağına uzandı. Mildred yorgunluktan gözlerini açamıyordu. Sabah olduğunda Mildred gözünü aralayınca korkuyla bacaklarını çekti ve çiğlik atarak ayağa kalktı

"Ayyy!" Danny korkarak

"Ne oluyor?" diyip yerinden fırladı. Mildred nefes nefese bir

" Bir şey yok fare gordum sandım" Danny hemen gözlerini iyice açarak etrafı taradı.

"Merek etme gitti" dedi Mildred sinirli bir sesle. Birkaç dakika sonra Danny

"ben acıktım" dedi ve bir sopayı eline aldı. Mildred okunu alarak

Güzel o zaman ormanda meyve toplamaya ne dersin?"

Danny kısa bir an şaşırdı ama "tabi" dedi ve ikisi ormana doğru yol aldı. Mildred her ne kadar kılıç yay gibi şeyleri kullanabilsede bitkilere de özel bir merakı vardı. Bu yüzden bitkileri ormanda kolayca seçip mağaraya geri döndüler döndükten sonra Danny

" Kraliçem birşey diyeceğim ama kızmayın"

"Evet?"

"benim meyvelerle aram pek iyi değildir" dedi Danny. Mildred iç çekti ve

"Tamam sen burda bekle ben birazdan gelirim" dedi ve hançerini alıp alıp ayrıldı. Mildred ayrılınca Danny bir defter çıkardı ve deftere bir şeyler karalamaya başladı. Gözleri cam gibi parlakken kağıda odaklanmıştı.

Az ileride Mildred yayını sessizce gerip avını bekliyordu. Bir gözü kapalı diğer gözü ise keskin biçimde balığı takip ediyordu. Yay gerildi gerildi... Ve sonunda ok yaydan çıktı.

"Offf" diye homurdandı. Uzaktan vurmakta iyidi ama hareket eden canlıları vurmakta iyi olmamıştı hiçbir zaman. Omuzları düşmüş bir şekilde başını eğip düşünürken yayı hala aynı pozisyonda sadece aşağıdaydı. Ancak birkaç saniye sonra kafasını kaldırıp göle baktığı an bir balığın mızragin altında kaldığını gördü. Başını çevirdi günde yanındaki mavi Keskin gözlerle karşılaştı. En az onunki kadar keskin gözler

"Bazen" dedi adımlarını mızraga doğru atarak. "Biraz dikkatli atış yapmak gerekir kraliçem." Mızrağı aldı. Mızrağın ucundaki balık, kafasının yanında çırpınırken devam etti "Ayrıca Keskin nişancılık sadece yetenek değil, strateji de gerektirir." Mildred ona tüm dikkat bakarken Danny Mildred in arkasına geçip, ok tutan eli alıp mızrağı verdi. Bir öğretmen edasıyla ikisi bir arada mızrağı tutarken ikisinin de gözleri hedefteki balığa kilitlenmişti. Danny çenesini Mildred in omzuna dayamış ve nefes alışları dan nabzına kadar hissederken devam etti.

"Avınızın yapacağı her hamleyi avın önceki hareketlerini izleyip doğası üzerine olan bilgilerinizi ve av üzerine olan bilgilerinizi birleştirip" diyip balık hakkında yeterli gözlemi sağladığından emin oldu ve balığın 4 cm kadar ilerisine mızrağı attı. Balığın ise kaçmak için gittiği yer mızrağın atıldığı yerdi. "...Atışı yapmalısınız"

Danny birkaç saniye sonra çenesini kaldırıp mızrağı almaya gitti. Mildred nefesi kesilmişçesine onu izlerken doğada hayatta kalmaya dair bilgilerinin ne kadar kısıtlı olduğunu fark etti. Bu şövalyeden öğrenecek çok şeyi vardı.

Danny iki balığı da alıp ilerlemeye hazırlanırken Mildred ise önde giden bu adamı sorguluyordu kafasında.

"Tamam o zaman baliğimizi pişirelim"

"Tamam" dedikten sonra mağaraya doğru ilerleyip ateş yaktıktan sonra balıklarını pişirip keyifle yediler. Balıklarını bitirdikten sonra Danny Mildred'in zoruyla uykuya gönderildi. Mildred etrafı toplarken gözü Danny'nin defterinin açık olan sayfasına takıldı. Biraz incelediğinde Danny'nin çizdiginin Rebbecca olduğunu gördü. Gerçekten çok güzel çizilmişti. Defter Bazı olayların canlandırması gibi resimlerle doluydu. Mildred resimlere bakarken uykuda olan Danny'e baktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.