(Ada’nın Anlatımıyla)
Mutluluktan neredeyse zıplaya zıplaya geldiğim sınıfa girdim.
Masamın etrafında Deniz, Özgür ve Eymen vardı.
Eymen benim mutlu olduğumu görünce şaşkın bir şekilde bana döndü.
“Size mutlu haberlerim var!” dedim ve yanlarına oturdum.
“Ne oldu Ada, Eslem ile ilgili bir şey mi?”
“Evet, ama siz benden izin aldınız mı da sırama oturuyorsunuz be?”
“Özür dileriz Ada Hazretleri bir daha ki sefere ayağınıza gelip izin alırız” dedi Özgür.
“İyi olur”
“Ada uzatma ne olduğunu söyle”
“Tamam, tamam Eslemle konuştum odasını değiştirmeyeceğini söyledi, her şey normalmiş gibi davranacakmış ama birkaç hafta ailesiyle zaman geçireceğini söyledi”
“Ciddi misin odasını değiştirmeyecek yani?” dedi şaşkınlıkla Eymen.
“Tabi ki de ne sandınız ben ikna ederim”
“Tabi etkilersin de aynı zamanda” dedi Deniz sessizce, ama bunu sadece ben duydum. Ona döndüğümde ise elini ensesine attı ve çarpık bir gülüş attı.
Bir anda Eymen bana sıkıca sarıldı. Öyle bir sarılıyordu ki kemiklerimi kıracaktı neredeyse.
“Eymen biraz daha sıkarsan öleceğim”
Beni bıraktığında ise çok mutluydu onu ilk defa böyle görüyordum.
“Ya sen bir tanesin”
Tam bir şey söyleyecekken telefonum çaldı. Arayan babamdı.
“Arkadaşlar ben telefonla konuşup geleceğim”
Sınıfın kapısının önünde telefonumu açtım.
“Efendim baba?”
“Ada okul çıkışı eve geliyorsun, annene artık dayanamıyorum boşanmaya karar verdik”
Bir anda ellerim buz kesti, donakaldım. Cevap vermeden kapattım.
Sessizce birkaç damla gözyaşı düştü gözlerimden, daha fazla ağlamamak için tuvalete doğru hızla yürüdüm.
Elimi yüzümü yıkadıktan sonra sınıfa geldim, yüzüm düşmüştü, sessizce sırama oturdum ve dersin başlamasını bekledim.
Diğerleri üzüldüğümü fark etmiş olacaktı ki yanıma geldiler.
“Ada iyi misin ne oldu?” diye sordu Eymen saçımı okşayarak.
“Sen ağladın mı?” diye sordu Deniz.
Gözlerimi ellerimle kapattım, ağladığımı görmelerimi istemiyordum.
“Yok ya ne ağlaması”
“Emin misin?”
“Evet, siz oturun”
Sınıfa Eslem girdi beni mutsuz görünce yanıma geldi. Zaten yanımda oturuyordu.
“Ada iyi misin?”
Eymen onun geldiğini görünce Deniz ve Özgürü alıp arkamıza yerleştiler.
Ada yanıma oturdu ve saçlarımı okşamaya başladı sanki ne olduğunu biliyormuş gibi davranıyordu.
“Her ne olduysa canını sıkma bu da geçecek tamam mı? Sakın üzülme”
“İyi ki varsın Eslem”
“Sende iyi ki varsın”
Zeynep ve arkadaşları da sınıfa girdi. Yerlerine oturdular ve bana bakıyorlardı.
“Ayyy şuna bak ağlıyor yazık” dedi yüksek sesle ve güldü.
Deniz anında yağa kalktı ve Zeynep’in üzerine yürüdü ama Özgür onu tuttu.
“Abi sakin ol”
“Şuna bakın sevgilisi de bana karşı geliyor ve bana vuracakmış görüyor musunuz?” ve yine güldü. Onun o gülüşünü duymak sinirlerimi bozmaya yetmişti.
Anında ayağa kalktım ve Zeynep’in üzerine yürüdüm, Zeynep de ayağa kalktı aramızda boy farkı vardı çünkü ben ondan uzundum.
“İşin yok mu benle uğraşıyorsun?”
“Evet, yok ne yapabileceksin” dedi ve yine güldü…
Bir anda kendime engel olamayıp ona bir tokat attım ve bu yere düşmesine sebep oldu. Bir anda bunu gerçekten yaptım mı diye düşündüm ve yüzümde bir gülümseme belirdi.
“Sen ne yaptığını sanıyorsun?” üzerime atılmaya çalıştı ama Eymen bunu engelledi.
“Bu kadar saçmalık yeter Zeynep kes şunu”
“Eymen görmüyor musun tatlım, bana vurdu ve sen de biricik sevgilini korumak yerine bu aşağılık Ada’yı savunuyorsun”
“Bana bak Zeynep…”
“Tamam, Ada yeter”
“Zeynep yeter artık biz sevgili değiliz kes şunu bir daha yaparsan sürekli beni rahatsız ediyorsun diye müdüre söylerim”
“Öyle olsun Eymen” ve Zeynep ağlayarak tuvalete gitti.
Ben sinirle sırama oturdum ve Eslem omzumu sıvazladı.
Deniz yanıma geldi ve eğildi ilgiyle beni izledi.
“İyi misin Ada?”
“Ben iyiyim, o zaten bunu hak ediyordu”
Sonra nefesini verip arkama geçti.
Ders başladığında ise başımı sıraya koydum, kendimi iyi hissetmiyorum. Annem ve babam cidden boşanıyorlar mıydı? Hava almam gerekti.
“Hocam izninizle hava alıp gelebilir miyim? Kendimi pekiyi hissetmiyorum da”
“Tabii Ada çıkabilirsin”
Teşekkür ederek sınıftan ayrıldım ve artık ağlamamak için kendimi tutmuyordum. Gözyaşlarım kontrolsüzce akıyordu.
Bahçeye çıktım ve Eslemin sürekli oturduğu ağacın altına yerleştim.
Birkaç dakika sonra arkamdan ayak sesleri geldi. Eslem olduğunu düşündüm.
“Eslem biliyorum üzülmemi istemiyorsun ama yalnız kalmaya ihtiyacım var”
“Ada, ben Deniz”
Denizin ismini duyunca hızlıca gözyaşlarımı sildim, beni ağlarken görsün istemiyordum.
Yanıma oturdu ve o da benim gibi bacaklarını kendine doğru çekti.
“Ne oldu Ada bana anlatmak ister misin? Seni mutsuzken görmek beni huzursuz ediyor”
Artık dayanamıyordum iç dünyamı birisine dökmem gerekti.
Kendimden bile beklemeyeceğim bir hamleyle Denizin göğsüne sokulup ağlamaya başladım.
“Hey hey sakin ol”
Saçlarımı okşadı, ağlamamı dinledi. Yaklaşık bir beş dakikanın sonunda ağlamamı durdurdum ve ona dönüp baktım.
“Ne oldu Ada ağlamak sana yakışmıyor ama çok tatlı oluyorsun”
Gülümsedim.
“Şimdi kimin seni üzdüğünü anlatır mısın balım?”
Balım mı? Bu yüzümün daha da gülmesine neden oldu.
“Balım mı? Normalde kimseye demezdin, hayırdır?”
Deniz kıkırdadı ve diliyle dudaklarını ıslattı.
“O kadar tatlısın ki, balım demek bile az sana”
“Bu bir itiraf mıdır Deniz Bey?”
“Sana itiraf edeceğim birçok şey var Ada”
“Nedir o?” dedim ve elimi Denizin göğsüne koydum. Sanki bu hoşuna gidiyormuş gibi nefesini verdi.
“Konuyu dağıtmakta çok başarılısın ama şimdi bana seni kimin üzdüğünü söylersen bende sana itiraflarımdan birisini söylerim”
Denize anlatsam o bana yardım edebilirdi belki.
“Deniz…”
“Ağla Ada için nasıl ferahlayacaksa”
“Deniz benim annem ve babam boşanıyorlar ve ne yapacağımı bilmiyorum” dedim ve ağlamaya başladım.
“Ada…”
“Deniz ben kendi adalarımda kendimi kaybettim çok yalnızım”
“Adaların dört tarafı da denizlerle kaplıdır Ada, asla yalnız değilsin”
Dedi ve beni öptü…
Deniz beni öpüyordu hayatımın şokunu yaşıyordum.
Benden geri çekildiğinde ise tekrar istermişçesine bakıyordu.
“Sen bana anlattın sıra bende o zaman”
“Ne sırası?”
“Benim bir itirafımı duymak ister misin Ada?”
Kalbim hızlanmıştı, evet der gibi kafamı salladım.
Beni kucağına oturtturdu ve dudaklarıma yaklaştı.
“Senden hoşlanıyorum Ada, sensiz yapamıyorum”
Bensiz yapamıyor muydu? İkinci şok daha…
Beni tekrar öptü…