Zorla yataktan kalkıp okula gitmiştim. İkinci dersin sonuna geliyorduk. Ben uyumak istiyordum. Masaya kafamı koydum.
Kapı açıldı içeriye müdür yardımcısı ve yanında dağınık siyah saçları olan ve saçlarına karşın titizlikle ütülenmiş gömleği olan bir çocuk girdi.
Umursamadım, tekrar masaya koydum başımı. İki sıra öndeki kızlar çocuğun dedikodusunu yapıyorlardı. Ama yine umursamadım.
Müdür yardımcısı çocukla alakalı bir şeyler söyledi ve gitti. Öğretmenimiz istediği yere oturmasını söylemişti.
Zaten tek oturan iki kişi vardı ben ve adını unuttuğum bir çocuk. Beni alakadar eden bir şey yoktu. Ben tekrar kafamı sıraya koydum.
Ama hiç beklemediğim bir şey oldu, yeni çocuk benim yanıma oturdu. Kafamı kaldırıp çocuğa baktım. Çocuk gülümsedi ve "merhaba ben Mert. Sen?" dedi.
Sınıftakiler bu seferde yeni çocuğa gülüyorlardı. Tek oturan diğer çocuk "Derin kimseyle konuşmaz hepimizden nefret eder" dedi. Bu doğruydu ama sesli söylenmesi rahatsız etti.
Yerimden kalktım ve lavaboya gittim zaten zilin çalmasına 2 dakika vardı.
Aynaya bakınca tekrar korktum. İnsanlardan nefret ediyordum ve kendimden de nefret ediyordum.
Teneffüs boyunca lavaboda kalmıştım. Zil çalınca sınıfa gitmek üzere lavabodan çıktım. Koridorun solunda yeni çocuk vardı. Bana doğru yürüyordu ve bir çikolata uzattı.
Şaşkındım ve hala korkuyordum. Bana tekrar gülümsedi " şey ben bilmiyordum seni incittiysem özür dilerim" dedi.
İç sesim yine konuştu "güvenini kazanmak istiyor. Sadece diğerleri gibi yapıyor. Sadece sana zarar verecekler "
Çocuğu, ona ismini söylesem daha iyi olacak gibi, yani Mert'i görmezden gelerek sınıfa yöneldim.
Sıraya oturunca aklımdaki soruyu direkt sordum "neden yanıma oturdun?" sesim kısıktı. Mert defterini açarken konuştu "bu sıra bence çok iyi bir yerde; öğretmen görmüyor, güneş gelmiyor ama her şey net bir şekilde görülüyor ve duyuluyor" dedi.
Bu çocuk hemen gitmeliydi. Ben yalnız kalmak istiyorum. Yanimda birileri varken nefes alıp vermek zor geliyordu ve sürekli terliyordum.