İçeriğe geç

SUSKUNLAR MECLİSİ

Bölüm 4 · 5 dk okuma

SUSKUNLAR MECLİSİ

Bölüm 4

Sorgu

22.19

Ne zaman gelecekti? Evet, yatakta uzanmıştım ve pencereden dışarıda ki yıldızları görebildiğim kadar izlemeye çalışıyordum. Dışarıda olduğu gibi olmasada az çok görünüyordu işte. Bir yandan kafamda soracağım soruları tekrarlıyordum. İlk olarak kim olduğunu soracaktım. Daha sonra neden burda olduğunu ve burada kalıp kalmadığını. Önceliğim bunlardı. Defalarca beynimde tekrarlarken içeri hemşire girdi.

"İyi akşamlar, nasıl hissediyorsun bakalım? " Diye sordu. İtici sesinin kulağımda çınladığını söyleyebilirdim. İnce ve cılızdı. "İyiyim, siz? " Diye sordum istemeyerek. Bananeydi. Ben iyi değildim onlar da olmasındı. Canımı acıtıyorlardı. Sadece benim değil bu hastanede bulunan herkese işkence yapıyorlardı adeta. Hem fiziksel hem psikolojik. Mahvediyorlardı ve kimse birşey yapmıyordu. Düşüncelerimi kolumdaki cılız ağrı kesti.

Bir dakika iğne vurulmam bitmişti ki benim? Artık hapa geçirmişlerdi ve onları bir şekilde kullanmıs gibi yapıp saklıyordum. Ama iğne de şansım yoktu. Neler oluyordu? O adam mı söylemisti? Kahretsin. Güvenmemeliydim.

Aniden kolumu çektim.

"İğne vurulmam bitmişti. Hapa döndürdüğünüzü sanıyordum?." Oldukça sakin bir şekilde söylemeye çalışıyordum. Mimiklerimi düz tutmaya çalıstım. Ama kalbimin gümbürtüsünü duyuyordum. Böyleydi burası işte. Seni iyileştirmek yerine ölüme sürüklüyordu her geçen gün. Yine o cılız sesiyle konuşmaya başladı.

"Sakin ol tatlım. İlaç değil. Kan değerlerini kontrol etmem gerekiyor. Şimdi izin ver bana kan alayım?" Hayır veremezdim. Ayrıca tatlın değilim diye bağırmak istiyordum. Kan verirsem haplar kanımda çıkmazdı ve içmediğim anlaşılırdı. Birşey yapmam gerekiyordu. Burdan çıkmama ramak kalmışken kendimi bu zindana tekrar mahkum etmeye istekli değildim.

Kalbimin gümbürtüsü kulaklarımı sağır etmek üzereydi. Gözlerim hemşireyi buldu. İğneyi ayarlıyordu. 7 saniyem vardı. Bir yolunu bulmak zorundaydım.

Tik- tak

Kolumu çekersem ceza alırdım.

Tik-tak

Tepki verirsem ya sonu ceza olurdu ya da serum.

Tik-tak

Hemşireyi kandıramazdım. Alışmıştı numaralarıma.

Tik-tak

Tepsiyi devirsem ceza alırdım. Oysa ceza vermek benim işimdi.

Tik-tak

Kapı açıldı.

O içeri girdi. Reha Saruhan. Onu incelemeye fırsat bulamadan gözlerim hemşireyi buldu. Elindeki hazır iğne ile tam karşıdaki adama bakıyordu. Hemşire şaşkındı ama Reha hiçte şaşırmıs gibi durmuyordu. Burada görevli değildi değil mi? Görevli olsa elleri kelepçeli getirmezlerdi? O zaman duygularını çok iyi saklıyordu. İnsanları çok iyi analız eden biri de olsam bu adamı çözemiyordum.

"Reha Saruhan? " Diye sorgular biçimde sordu hemşire.

Reha hiç takmadan gözleri kolumda takılı bir şekilde yanımıza ilerledi.

"Akça artık ilaç kullanıyor. İğneye ihtiyacı yok. Ve saat geç oldu dinlenmesi gerekiyor. " Kovmuştu hemşireyi neredeyse? Ceza almaktan korkmuyor muydu bu? Hangi cesaretle yapıyordu bunu?

"Reha bey, kan değerleri için buradayım. İzin verirseni-" Konuşmasına izin vermedi bile Reha. Sözünü kesti hemen. Ayrıca bey mi demişti o?

"Vermem. Dinlenmesi gerek. Daha açık mı konusayım? Yoksa çıkmaya tenezzül eder misiniz? "

Noluyor bu illet yerde diye bağırmamak için zor tutuyordum kendimi. Hemşire de bozulan ve şaşırmıs suratı ile çıktı dışarı. Nasıl çıkmıştı? Neden bey demişti? Kimdi bu? İyi miydi, Kötü müydü? Beynim uyuşmuştu sanki. Düşüncelerde boğulduğumu hissediyordum. Bir ses böldü düşüncelerimi.

"İyi misin? Kolunu sıkıyor bu illet. Gel çıkartalım. " Yanıma yaklaştı ve yine aynı minik ve narin dokunuşu ile çıkarttı kolumdan. Gözleri bileğimde duran bilekliğe ilişti. Minik tebessüm yer edindi dolgun dudaklarında.

"Çıkartmamıssın." Dedi. Bana değil de kendi kendine konuşuyor gibiydi. Ben ise sadece fısıldamakla yetindim.

"Kimsin sen?" Bileğimi bıraktı ve yavaşça beni yatakta doğrulttu. Bir elı omzumda diğer elı ise sırtımdan destek vererek yavaşça doğrulttu beni. İnce uzun parmakları tenimi karıncalandırdı. Karıncalanmamalıydı. Yavaşça geri çektim kendimi ve doğruldum. O da yatağa yan bir şekilde oturup yüzünü bana çevirdi.

"Sor istediğini. Tam anlamıyla cevap verebilir miyim bilmiyorum ama yalan asla söylemem. Gözlerinde korku görmek istemiyorum. " O zaman anlatsındı herşeyi. Fırsat bulmuşken sormam lazımdı.

"Kimsin sen? " Kaç kere sormuştum bu soruyu? Artık saymayı bırakmıştım. Dolgun dudaklarını oynattı ve cevap duymak için can atan kulaklarımı sevindirdi.

"Reha Saruhan. Buyum ben. Şimdilik böyle tanı beni. Korkma benden." Pekala detaya girmek istemediğini anlamıştım.

"Neden buradasın?" Deliye benzemiyordu ki bu adam.

"Deli olduğumdan değil. Buradayım çünkü yapmam gereken işlerim var. " Ne işleri vardı? Bunu da soracaktım.

"Buradakiler neden seni dinliyor? O gün, yani ilk geldiğinde ellerinde kelepçe vardı. " Kahretsin. Fazla incelemiş gibi duracaktım. Neyseki erkekler düz düşünen varlıklardı. Anlayacağını sanmıyordum.

" Ağırlığım olduğunu farketmişsin zaten. Onlardan olmadığımı bil. Ellerimde kelepçe vardı, çünkü buraya girmem gerekiyordu. Bunun için küçük numaraya ihtiyacım vardı. Seninki kadar olmasa da iyiydim değil mi? Buraya girdikten sonra rahatça etrafı incelemem için doktor rolüne gireyim dedim. Nasıl? İyi miydim rolümde?" Dalga mı geçiyordu bu benimle? Sanki keyfimden numara yapıyordum. Yüzüne bir tane gecirmek istiyordum şuan. Aptal adam.

Ellerini kaşımda hissettim. Narin ve yumuşaktı yine. Her zamanki gibi.

" Şşş, çatma kaşlarını demedim birşey. " Dedi. Yüzündeki eğlenen gülümseme hiç de öyle değildi oysa.

"Neyse ben sıradaki soruma geçmek istiyorum. Neden etrafı inceliyorsun? Ve niye bana yardım ediyorsun?" Konuyu sorulara getirmem iyi olmuştu. Yoksa gülümsemesini sevmemiştim. Sinir ediyordu.

Hayır çok güzeldi. Güzel gülüyordu ve bu beni sinir etmeye yetmişti.

" Burada yapılanları biliyorum Akça. Ve bir çok insanı kurtarmak için zamana ve plana ihtiyacımız var. İkinci soruya gelirsek es geçiyorum. Zamanı var bu sorunun. "

Pekala, kötü biri olduğunu sanmıyordum. Yine de sorgulamaya devam edecektim. Hemen güvenemezdim. Hayal kırıklığına uğramak istemiyordum.

" Neden buradaki insanları kurtarıyorsunuz? Mesleğin ne? Umarım yasal yollardan yapıyorsundur sahte doktor. Ayrıca mız derken? Başkaları da mı var? " Çok soru sormuştum. Dilim kopsundu.

O ise gülümsedi. Bu gülümsemeyi çözmeye çalıstım ama tam çözemedim yine. Umutlu ama dalgın bir gülümsemeydi.

"Hayırdır? Sorguda mıyım Avukat Hanım?" Dondum. Tek kelimeyle hareketsiz kaldım o an. Beni bilemezdi. Tanıyamazdı. Tanıyor muydu? Beynim uyuştu. Yıllar sonra bu iki kelimeyi duymak beynimi uyuşturmuştu. İster istemez gözlerim doldu. Ağlamayacaktım. Lanet olsun niye ağlıyordum.

Eli çenemi buldu ve yavaşça kafamı kaldırdı. Yüzümü eğmek istedim ama izin vermedi. Diğer eliyle yavaşça perçemlerimi kenara çekti. Sımsıkı kapattım gözlerimi. Açarsam dayanamazdım.

"Şşş ağlaman için demedim Akça. Kaldır kafanı. Az kaldı güven bana. Çok az kaldı."

Gözyaslarımı silmek için elimi kaldırdım ama izin vermedi. Elini uzattı ve sildi gözyaslarımı.

" Pekala. Bu günlük yeter. Daha sonra hepsini, herşeyi anlatacağım sana. Arkamıza, arkana bakmadan çıkacaksın burdan." Sessiz kaldım. Geçmişimle bir anda yüzleşmeyi beklemiyordum. Uyumak istiyordum. Sussundu düşünceler. Gitsinlerdi aklımdan. İstemiyordum onları. Zaten ağlamıstım. Tutamamıstım kendimi aptal gibi. Aptaldım.

Birkaç saniye sonra Reha birşeyler halletti ve yanıma geldi. İlk geldiğinde doğrulttuğu gibi şimdi de yavaşça geri yatırdı. Gidecek miydi? Gitsindi. Bu halimi görsün istemiyordum.

Battaniyeyi üstüme çekti.

"Geleceğim. İyi geceler." Cevapsız bırakmak istemedim. Sorularıma cevap vermişti.

"İyi olsun artık geceler" Fısıldamıştım. Sesimi ben bile zor duyarken duymuşmuydu bilmiyordum. Durdu adımları. Duymuştu. Arkaya doğru artık parıltısız, düz, duygusuz bakışlarını gönderdi. Ona rağmen yüzüne acı gülümsemesini kondurdu. Daha sonra adımlarını kapıya yöneltti.

Ve gitti.

Birkaç şeyi açıkladıııkkk. Sanırım bir sonraki bölümde daha da açık cevaplayacağımm. Kafamdaki tonlarca kurguyu birleştirmeye çalışıyorun. Kendinize iyi bakın. Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum. Şimdiden hepinize teşekkür ederimm 🦢🧚🏻‍♀️

Bölüm sonu

4 yorum

  • Hikaye güzel başladı, Akça bir avukat buraya nasıl kapatıldı? Bir miras olayı mi var? Üvey aile baskısı? Reha görevde bir mit mensubu ya da komiser mi? Biri tarafından mi tutuldu yoksa yardım için mi gönderildi?

  • Hikaye güzel başladı, Akça bir avukat buraya nasıl kapatıldı? Bir miras olayı mi var? Üvey aile baskısı? Reha görevde bir mit mensubu ya da komiser mi? Biri tarafından mi tutuldu yoksa yardım için mi gönderildi?