İçeriğe geç

Supernatural : Perfect Hunter

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Supernatural : Perfect Hunter

Bölüm 11

Eve Dönüşün Bedeli

Beacon Hills'e döneli birkaç gün olmuştu.

Lisno, babasının çalışma odasında eski dosyaları incelerken kapı zili çaldı. Gelenlerin kim olduğunu tahmin etmek zor değildi.

Kapıyı açtığında Scott, Stiles ve Derek'le karşılaştı.

Stiles içeri girer girmez etrafına bakındı.

“Yedi yıl kaybol, dön ve yine arşive kapan. Hiç değişmemişsin.”

“Sen de hâlâ kapıdan girmeden konuşuyorsun.”

Scott gülerek Lisno'ya sarıldı.

“Seni yeniden burada görmek güzel.”

“Benim için de.”

Derek kısa bir selam verdi, ardından çalışma odasına göz attı.

“Japonya'yı anlat.”

Lisno kaşını kaldırdı.

“Merhaba, nasılsın, yolculuk nasıldı? Bunlar öldü mü?”

“Japonya'yı anlat.”

“İşte bu yüzden seni özlememiştim.”

Stiles bir sandalye çekti.

“Güzel. Evren yeniden dengede.”

Lisno masaya oturup Japonya'daki eğitimini ve avlarını anlatmaya başladı. Tapınaklardan, karşılaştığı doğaüstü varlıklardan ve yıllar içinde öğrendiği tekniklerden söz etti. Sonunda bileğindeki dövmeleri göstererek altı silahını tanıttı.

Excalibur, Mugen, Bankai, Judgement ve Chester sırayla ortaya çıktı.

Baby Knives ise iki yavru köpek olarak masanın üzerine atladı.

Stiles birkaç saniye sessiz kaldı.

“Hayır. Bunu kabul etmiyorum.”

Lisno güldü. “Neyi?”

“Ölümcül kunai'lerin köpeğe dönüşmesini. Yıllardır doğaüstü şeyler görüyorum; bu fazla.”

Scott köpeklerden birini severken başını salladı.

“Bence çok tatlılar.”

Baby Knives: Scott'ı sevdik.

Stiles: “Beni neden ısırdılar?”

Baby Knives: Ayakkabın çirkindi.

Lisno kahkaha attı. Derek bile bakışlarını kaçırarak gülümsemesini sakladı.

Bir süre sonra Derek masaya yaklaştı.

“Yarın doğum günün.”

Lisno'nun gülümsemesi hafifçe soldu.

“Evet.”

“Benimle geliyorsun.”

“Nereye?”

“Göreceksin.”

Stiles hemen araya girdi.

“Derek'in sürprizini görmek için para verirdim.”

“Sen gelmiyorsun,” dedi Derek.

“Artık kesinlikle geliyorum.”

---

Ertesi gün Derek, Lisno'yu garaja götürdü.

Garajın ortasında siyah, üç tekerlekli bir Harley-Davidson duruyordu.

Lisno motoru görünce şaşkınlığını gizleyemedi.

“Derek… Bu senin mi?”

“Artık senin.”

Lisno ona döndü.

“Ciddi misin?”

“Hayır. Süs diye getirdim.”

Lisno gülerek başını iki yana salladı.

“Bazen seni boğmak istiyorum.”

“İstersen hediyeyi geri alayım.”

Lisno hemen motorun anahtarını aldı.

“Seni seviyorum, Derek Hale.”

Stiles kapının önünde belirdi.

“Bunu kayda geçiriyorum. Tarihî an.”

“Stiles, git.”

“Duygularını saldırıyla örtüyor. Çok dokunaklı.”

Scott motorun yanına geldi.

“Daha önce motor kullandın mı?”

Lisno gururla başını kaldırdı.

“Hayır. Ama öğreneceğim.”

Derek kollarını göğsünde birleştirdi.

“Scott öğretecek.”

Lisno ona döndü.

“Sen neden öğretmiyorsun?”

“Motoru korumak istiyorum.”

“Derek!”

Scott kahkahasını tutamadı.

---

Motor dersi, Lisno'nun tahmin ettiği kadar kolay geçmedi.

Scott önce temel kontrolleri anlattı. Lisno dikkatle dinledi, kaskını taktı ve motoru çalıştırdı.

İlk denemesinde fazla gaz verdi.

Scott hemen yanında yürümeye başladı.

“Yavaş! Gazı kes!”

“Kesiyorum!”

“Lisno, yanlış yöne gidiyorsun!”

“Farkındayım, Scott!”

Neyse ki motoru zamanında durdurdu.

Garajın kenarında onları izleyen Stiles, Derek'e döndü.

“Kaç dakikada bir şey kırılır?”

“On.”

“Beş.”

Lisno kaskını çıkarıp ikisine baktı.

“Sizi duyuyorum!”

Scott gülerek yeniden yanına geldi.

“Bir kez daha.”

İkinci denemede Lisno daha kontrollüydü. Birkaç turdan sonra motoru düz bir çizgide kullanmayı ve güvenli biçimde durmayı başardı.

Scott başparmağını kaldırdı.

“İşte bu! Biraz daha pratik, sonra yola çıkarsın.”

Lisno motorun üzerinden indi.

“Bir sonraki hedefim Derek'i geçmek.”

Derek başını salladı.

“Önce park et.”

Stiles kahkahaya boğuldu.

---

Akşam, Lisno'nun yirmi beşinci yaş günü için küçük bir kutlama düzenlendi. Scott pasta getirmiş, Stiles süslemeleri üstlenmiş, Derek ise bütün bunların kendi fikri olmadığını özellikle belirtmişti.

Pasta masaya geldiğinde Lisno bir an sessizleşti.

Doğum günleri onun için hiçbir zaman yalnızca doğum günü olmamıştı. Ama bu kez masada yalnız değildi.

Scott omzuna hafifçe dokundu.

“Hazır mısın?”

Lisno gülümsedi.

“Hazırım.”

Mumları üflediğinde Stiles alkışlamaya başladı.

“Yirmi beş yaşında, altı silahlı, motor kullanmayı yeni öğrenen bir avcı! Beacon Hills'in başına gelecekleri düşünemiyorum.”

“Senin başına gelecekleri düşünmen yeterince korkutucu,” diye karşılık verdi Lisno.

Gece sohbet ederek geçti. Japonya'daki maceralarından bahsetti, Scott'la motor dersinin devamı için sözleşti ve Derek'e hediyesi için bir kez daha teşekkür etti.

Sonunda herkes ayrıldı.

Lisno, çalışma odasında kalan son birkaç dosyayı toplarken telefonu masanın üzerinde çalmaya başladı.

Durdu.

Telefon yeniden çaldı.

Ev sessizdi.

Lisno elindeki dosyayı bıraktı.

Telefon çalmaya devam ediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.