Sadece sokak lambasının aydınlattığı sokaklardan ben Minho'nun kucağındayken ilerliyorduk.
Başımı onun köprücük kemiğinin üstüne doğru yaslamıştım. Kollarım ise boynuna sarılıydı. Parmaklarımı ensesindeki saçlara dolamış, saçlarını okşuyordum.
"Keşke hep bizde kalsanız." Yaz tatili bitiyordu ve yakında Minho'lar evlerine döneceklerdi. Ondan ayrı kalmak istemiyordum.
Ne kadar kısık sesle konuşmuş olsam bile etraf sessiz olduğu için Minho beni duymuştu. Saçlarımı öptüğünde "Keşke..." diye mırıldandı.
Evin önüne geldiğimizde Minho beni kucağından indirmek zorunda kalmıştı.
~▪︎~
Sabah beni uyandırmaya Minho gelmişti. Göz kapaklarıma ve burnuma kondurduğu öpücükler eşliğinde uyanmıştım.
Şimdi kahvaltı yapıyorduk. "Tatil bitmeden dönelim diyoruz." Masanın altından Minho'nun ayağı ile oynarken Soobin Amca'nın konuşmaya başlaması ile dikkatimi onlara vermiştim.
"Ne zaman gideceksiniz peki?"
"Yarın gidelim bence Hobi." Yarın mı..?
Onlar konuşmaya devam ederken bana bakan Minho'ya baktım. Bana buruk bir gülümseme sunduğunda burnum sızlamaya başladı. Gitsin istemiyordum.
Gözlerimin sulandığını fark ettiğimde kafamı hemen önüme eğip kimsenin fark etmemesini sağladım.
Bir an önce yemeğimi yiyip odama gitmek ve ağlamak istiyordum.
"Çocuklar sizde yemekten sonra eşyalarını yavaştan toplamaya başlarsınız."
Yemeğimi boğazımda oluşan bir yumru eşliğinde bitirmiştim. Annem ve Nayeon Teyzeye 'ellerinize sağlık' dedikten sonra hızlıca odama gitmiş, kapıyı da yavaşça kapatmıştım.
Kendimi yatağıma atıp ağlamamak için kendimi sıkmayı bıraktım. Sessizce ağlarken kapının açıldığını ve tekrar kapandığını duydum. Yüzüm yastığıma gömülü olduğu için kimin geldiğini göremedim fakat adım seslerinden kim olduğunu anlamıştım.
Yatakta kıpırdanma olunca yanına oturduğunu anladım. Ilk önce saçlarında ellerini hissettim sonra da sesini duydum. "Bebeğim, ağlama."
Yattığım yerden kalkıp ona sıkı sıkı sarıldım. "Gitme lütfen Minho. Ben ne yapacağım bir yıl sensiz?" Kısa sürede ona çok alışmıştım.
Beni iyice kendine çekip kollarını bana doladı. "Benim duygusal sincabım, zaten ikimizin de son senesi. Aynı üniversiteyi kazanmaya çalışırız, hmm?"
"Ama ya kazanamazsak?" Çenemi öpüp "O zaman bizde aynı şehirde kazanmaya çalışırız. Bir eve çıkarız." Dedi. Aslında mantıklı bir fikir. Ama ben onu dokuz ay boyunca görmeden, dokunmadan ne yapacağım?
"Hepsine tamam ama dokuz ay boyunca ne olacak Minho?" Bir cevap vermeyip iç çekmek ile yetinmişti.
"O zaman beni bugün boyunca çok fazla öpmem lazım. Dokuz ay bana yetecek kadar çok." Beklemeden dudaklarımızı birleştirildiğinde ona karşılık vermeye başladım.
Çok hızlı ve sert öpüyordu dudaklarımı, karşılık veremeyeceğim kadar hızlıydı hemde. Ona yetişemediğim için kontrolü ona bıraktığımda iki dudağımı da ağzının içine çekip sertçe emmişti, ağzımdan küçük bir inilti çıkmasını önleyememiştim.
Dudaklarımızın temasını kestiğinde yanaklarımı öpmeye başladı. "Bugün dışarıda beraber vakit geçirelim mi?"
Kafamı sallayıp onayladığımda dudaklarıma kaçamak bir öpücük daha kondurmuştu. "Hemen eşyalarımı toplamalıyım o hâlde."
\(*_*)/
Minho valizini ayarlarken dolabımdan ona olabilecek bir kaç tişört bulmuştum. Onları alıp yanına gittiğimde odada yalnız olduğunu gördüm.
Arkası bana dönük olduğu için beni fark etmemişti. Yanına gidip elimdeki tişörtlarımı ona uzattım. "Bunları sen al, sen de bana tişörtünü ver. "
Gülümseyip elimdeki tişörtleri bavuluna koymuş, içinden dört tişört çıkarıp bana vermişti. Odada tek olmamızdan faydalanıp dudağının kenarına teşekkür öpücüğü verdim.
☆
Minho ile hazırlanıp AVM'ye gelmiştik. Ben onun bana verdiği tişörtlerden giymiştim, o da benim ona verdiğim tişörtlerden giymişti.
Aslında buraya film izlemek için gelmiştik ama biraz gezip öyle film izlemeye karar verdik.
Bir mağazada dolaşırken gözüme siyah bir etek takıldı. Gerçekten çok güzeldi. Minho fark etmeden başka kıyafetlere bakmaya başladım.
Minho yanıma geldiğinde elinde gördüğüm o etek vardı. "Bunu benim için dener misin?"
Eteğe baktığımı görmüş olmalıydı. Ama kendisi daha önce etek giyen erkekleri beğenmediğini söylemişti. Şimdi neden benden giymemi istiyordu ki?
"Neden?"
"Lütfen." Ona kararsız bir şekilde bakmaya devam ettiğimde benden cevap alamayacağını anlayıp elimi tutmuş ve deneme kabinlerinin oraya ilerlemişti.
Boş bir kabin bulunca içindeki askılığa eteği asmış ve bana dönüp "Burda bekliyorum, giyip gel." Demişti.
Içeri girip kapıyı kapattığımda eteği elime alıp aynada kendime tuttum. Giymek ve almak çok istiyorum ama ya Minho beni bu etekle gördüğünde artık sevmezse.
Eteği gitmiştim ama kapıyı açıp ona göstermeye çok utanıyordum. Kabinin içindeki pufa oturup öylece beklemeye başladım.
Birkaç dakika sonra Minho önce kapıyı tıklatmış sonra da "Birtanem daha giymedin mi?" Diye sormuştu.
"Giydim."
"Kapıyı açıp bana göstermeyecek misin?"
Cevapsız kaldığımda "Lütfen benden utanma veya çekinme." Diye eklemişti.
Oturduğum yerden kalkıp kapının kilidini açtım. Kapıyı aralayıp bedenim gözükmeyecek şekilde ona baktım. "Minho içeri girip bakar mısın? Dışarı çıkmaya utanıyorum."
Kafasını salladığında kapıyı onun geçebileceği şekilde araladım. Içeri girdiğinde kapıyı kapatıp tekrar kilitledim. Biri boş sanıp kapıyı açabilirdi.
Ellerimi önümde birleştirip kafamı eğerek Minho'ya döndüm. Yüzüne baktığımda tiksindiğini gösteren bir yüz ifadesi görmek istemiyordum. Bu yüzden de kafamı kaldıramıyordum.
Yorum yapmayıp sessiz kaldığında beğenmediği anladım.
"Ben eteği çıkarayım en iyisi."
Minho çenemden tutup ona bakacak şekilde kafamı kaldırmalı sağladı. "Çok güzelsin..."
Bu durumda beğenmiş miydi?
"Beğendin mi?"
"Sence aksi mümkün mü?" Utanmış bir şekilde dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Ama sen önceden erkekleri böyle giyinmesini sevmediğini söylemiştin."
"Işler sen olunca değişiyor." Kıkırdadığımda dudaklarımı öpmüştü. Dar kabinin izin verdiği kadar geri çekildi. "Söyle bir dön bakayım. " Onun isteği üzerine kendi etrafında döndüm.
"Fikrimi değiştiriyorum, böyle giyinmek sadece sana yakışıyor."
°•°•°
Minho denediğim eteği satın almıştı. Şimdi film izleyecektik. Şansımıza çok düzgün filmler yoktu. Aksiyon filmi izlemeye karar vermiştik. Biletimiz alıp film başlamadan önce patlamış mısır, içecek ve benim isteğim üzerine jelibon almıştık.
Koltuğumuzu bulup oturduğumuzda film başlayana kadar fotoğrafımızı çekmiştim. En son Minho'nun yanağını öperken çektiğim fotoğrafı ekran fotoğrafı olarak koymuştum. Tabii ki kilit ekranına koymadım, annemler görebilirdi.
Film başladığında birkaç patlamış mısır ağzıma atıp kafamı Minho'nun omzuna yasladım ve filmi izlemeye başladık.
Okullar başlayacağından dolayı bundan sonra sadece hafta sonu bölüm atacağım. Görüşürüzz👋