İçeriğe geç

Suç defteri

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Suç defteri

Bölüm 5

Porsuk Çayı'nda cinayet «2»

Çözümün izinde

Saat beşte inanılmaz bir kabus görerek uyandım. Ben bir cinayet işliyordum,cinayetlerin çözümlerini yapan suçları engellemeye çalışan ben bir cinayet işliyordum. Ölen kadın Parla Ilgaz kucağımda yarı ölü şekilde duruyordu, ellerimi kan kaplamıştı ağlıyordum, kadının kalbinden adeta kan gölü akıyordu. Kendimi sorgu odasında buldum; bunu yaptım onu ben öldürdüm ben bir katilim diyordum, sorgu memuru sordu kanıtları nereye sakladın diye yine ağlamaya devam ederek Parla'nın evinde, hepsi orada dedim ardından davayı bana veren dedektif gelerek beni tutuladı. Ben çırpınıyordum yapmayın, özür dilerim diye. Sonra ağlayarak uyandım korkmuştum. Saat beş, gün daha aydınlanmamıştı bile titreyerek telefonuma uzandım. İki mesaj vardı. İlki otopsi uzmanı bana otopsi sonucunu göndermişti. İkincisi ise kurbanın evinin adresiydi bulunan telefondan bilişim uzmanı ev adresine ulaşmış, saat ikide mesaj atmış demek ki tek uyuyamayan ben değildim, ayrıca istediğim zaman kurbanın evine gidebileceğimi ev anahtarının şifreli posta kutusunda olup,posta kutusunun şifresini de kadının öldüğü yıl olduğunu yazmıştı. Sevindim. Parla' nın doğduğu yıl 2000' di. Bir an önce gitmek istiyordum. Gittim saat beş buçukta oradaydım. Kurbanın evi kanıt doluydu, bu delilleri ve otopsi raporunu hesaba katarak artık çözüme ulaşmıştım kurbanın kimsesi yoktu bu yüzden sorgulanıcak kimse yoktu tabii şu anlık. Galiba artık acemi bir dedektif değildim ve mutluydum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.