Galiba Suç Defteri' ne birşeyler yazmayalı yaklaşık 6 ay oluyor... Ancak yazmamamın açıklanabilir bir sebebi var; en yakın dostum Lena'yı kaybettim... Şimdi ise gündeme bomba gibi düşen haberin açığa kavuşması adına yazıyorum. Sizlere ne olup, bittiğini anlatarak da asılsız ve yalan haberlerin ortadan kalkmasını ümit ediyorum.....
Aslında herşey 8 ay önce Lena'nın kaçırılmasıyla başladı... ( Ki, bundan Lena'nın isteği üzerine hiç bahsetmemiştim. Çünkü kendisi böyle olmasını istemişti ancak şimdi o burada olmadığından pek sakıncalı olacağını düşünmüyorum.)
......
[8 AY ÖNCE]
-Gündemden bir son dakika haberi : Ünlü dedektif Lena, Agatha christie'yi taklit ediyor....
En son Pera Palas'a giriş yapan ünlü dedektif 11 gündür kayıp olduğu düşünülüyordu ancak bu gün bilinci kapalı olarak bulundu. En yakın arkadaşından aldığınız bilgiye göre durumu iyiye gidiyor. Ünlü dedektife ne olduğu meçhul (....)
İşte o zaman Lena , Agatha christie'yi taklit etmiyordu, gerçekten kaçırılmıştı hatta 23 günde hastanede kalmıştı. Ayrıca, Lena'yı kimin kaçırdığını bulamamıştık.
......
[ 7 AY ÖNCE ]
Kısa bir telefon konuşması (Lena'nın telefonundan):
+Sonun yaklaşıyor sayın dedektif, son günlerini iyi değerlendir. Ayrıca hep ne derler bilir misin; yaşamak, sağlık gibidir, kaybetmeden değerini anlayamazsın!
-bana kim olduğunu söyle.
+Hayır, hayır sayın dedektif... Önemli olan benim kim olduğum değil. Neyse, lafı uzatmayı hiç sevmedim. Ben-
-benden ne istiyorsun?
+ Ne isteyebilirim? Senin gibi bir zavallıdan ne beklenebilir? Sana iki seçenek sunuyorum; ya beni bulup öldürürsün ya da ölmeye hazır olursun!
- (sesi dalga geçer gibi bir hal aldı ve yüksek ihtimalle aklına ilk gelen ayrıca "Pera Palas'ta 11 gece" kitabında geçen sözü söylemeye karar verdi.) Sen her gün ölen birini, ölümle korkutabileceğini mi sanıyorsun?!
+Elbette! Neyse.... Sonra görüşürüz sayın dedektif
......
[6 ay önce, Lena'nın öldüğü öğrendiğim gecenin sabahı]
Kate (yani ben): Lena nereye böyle?
Lena: şu sıralar fazla yoruldum... Biraz gezmek istedim... Müsade varsa tabii!
Kate: Elbette! Müsade senin, iyi tatiller!
Lena'nın dışarı çıkmasından bu yana 5 saat geçmişti, buna rağmen hala geri dönmemişti. Onu yaklaşık olarak sekiz kere aramıştım ancak, o telefonunu almamıştı. Onun hakkında meraklandım fakat, nihayetinde o kendi başının çaresine bakabilirdi.
Lena, geçen 10 saatin ardından hala geri dönmemişti bu garipti....
Lena 12 saattir kayıptı. En sonunda aklıma onun telefonunun konumundan onu bulmak geldi. Üstümü değiştirdim ve gösterilen konuma gitmek üzere yola koyuldum. Belirtilen konum, oturduğumuz yere yaklaşık 3 km uzakta bir bardı.... Barın adı ( ki, çok net hatırlıyorum); Black Day Bar'dı... İçeri girdiğimde, gördüğüm ilk çalışana "uzman dedektif" kimliğimi gösterdim. Yalan söylediği belliydi ancak öyle birini ne tanıdığını nede gördüğünü söyledi.... Zor olsada kapalı olan ve kapısında "personel harici giremez" yazan yere girmeyi başardım.... Keşke girneseydim... Lena yerde kanlar içinde yatıyordu.... O gün hayatımda ilk defa polisi aradım.... Güçlükle konuşarak durumu bildirdim, zaten çok da geçmeden bayılmıştım...
Uyandığımda ise hastanedeyim ve sedyede boylu boyunca yatıyordum. Doğrulmayı denedim ancak başarılı olamadım. Başım zonkluyordu adeta içeriden biri kafamı tekmeliyordu. Bir hemşire geldi, durumu bildirdi. Ben çıkmak istedim, hemşire ise doğru olmadığını ileri sürdü. Ben, kimseyi dinlemedim ve çıktım . Çıkmaz olsaydım....
Güçlükle de olsa evimize, evime veya rahmetli Lena'nın eski evine geldim ... Sonra durumdan haberdar olmaya çalıştım. Elbette, bana bilgi veren olmadı. Bense, ağlayıp duruyordum... Berbat bir haldeydim...
[Lena'nın ölümünden bir hafta sonra]
Eski çalıştığım büro beni yeniden çağırdı... Tabii, ben de hiç tereddüt etmeden geri dönmeyi kabul ettim. Londradan uzaklaşmak galiba benim için en iyisidi. Eşyalarımı topladım, gecesinie yola çıktım. Aslında iki gün sonra yola çıkmayı düşünüyordum ancak o harabede daha fazla duramadım. Sabahında varmıştım. Hiç vakit kaybetmeden kendime bir apartman dairesi kiraladım. Eşyalarınıda fazla özenmeden seçtim ardından artık dayanamayacağımı fark ederek uyudum.