İçeriğe geç

SUBEÇEK

Bölüm 1 · 4 dk okuma

SUBEÇEK

Bölüm 1

Uzun Surlar ve Büyük Sırlar

Şu an üzerinden baktığınız, uzun surlarla çevrili yüzlerce kilometre büyüklüğünde olan yer; Subeçek Hanedanlığı. Burası birkaç asır önce Kraliçe 1. Lotus tarafından kurulmuştur. Subeçek'ten önce bu halka hükmeden büyük bir İmparatorluk vardı. Sert ataerkil sistem ve mutlak monarşi ile yönetilen bu ülkede kadınlar vatandaştan sayılmazdı. 2. sınıf bile degil, bir hiç olarak görülüyorlardı. Çoğü küçük yaşta haraç karşılığında evlendirilir ya da köle olarak soylulara satilirlardı. Tek görevleri doğurmak ve itaat etmekti. Ta ki bir kahraman ortaya çıkana kadar. Lotus adıyla bilinen bir kadın insanlara bunun yanlış olduğunu, erkeğin kadına bir üstünlüğü olmadığını söyleyerek fitili ateşledi. Önce yaşadığı köyde kadınlara duyurular yaptı. Erkeklerse onun zavallı olduğunu, hiçbir şey başaramayacağını düşündüklerinden ciddiye bile almadılar. Ancak Lotus kararlıydı, yolundan dönmeyecekti. Yaşadığı köyü, ilçeyi, şehri örgütledi. Sıra sesini tüm ülkeye duyurmaya geldiğinde erkekler meselenin ciddiyetini fark etmişti, ama çok geçti. Şans kadınlardan yanaydı. Lotus ve 8 dostu sert bir darbeyle yönetimi ele aldılar. Kendisi Kraliçe tahtına yerleşirken destekçilerini "Karar Meclisi" adında topladı. 8 kadın da 8 Tanrıça tarafından kutsandi ve kendolerine de soylarında da kendi güçlerinden aktardı. Bu kadınlardan doğacak her yeni nesil Tanrıçalar'ın yeni varisleri olarak adlandırılacaktı.Tanrıçalar iseDoğum ve Evlilik Tanrıçası – Künay AnaDoğa Tanrıçası – Yaşıltenri AnaSağlık ve Güzellik Tanrıçası – Arıgün AnaSavaş Tanrıçası – Alpagun AnaBilgelik Tanrıçası – Uzug Ana Eğlence ve Festival Tanrıçası – Şadumay AnaKehanet Tanrıçası – Yorçu AnaYenilik ve Devrim Tanrıçası – Tözün Ana'ydı. Temsilciler kendi Tanrıçaları adına birer tapınak inşaa ettirmiş ve hem kendilerinin hem de soylarından gelecek her bor çocuğun onlara bağlı olacağına yemin ettiler.Ancak bir sorun vardı. Bu kadınlar intikam ateşiyle yanıp tutuşuyorlardı. Tek dertleri yönetimi ele alıp zulme son vermek değildi, zulmetmek istiyorlardı. Bunca zaman yaşadıklarının acısını çıkarmak. Ani bir kararla yıkılan İmparatorluğun zengin hazinesini yeni ülkenin cevresine upuzun surlar ördürme kararı aldılar. Tüm erkek halk buna zorlandı, yapmayanlara zalimce cezalar verildi. Ve birkaç yıl sonra ülkenin geniş topraklarini sarmalayan uzun ve geniş duvarlar oluşmuştu. Sınır güvenliği mi? Hayır. Kraliçe bir ferman yayınladi ve bundan sonra ergenlik çağına girmiş bütün erkeklerin hiçbir mallarını alıp götürmeden surların dışında yaşayacağı, hiçbir durumda içeriye giriş olmayacağını duyurdu. Bu radikal karar kadınların ağzını kulaklarına getirirken erkekleri ise yasa boğmuştu. Ülkenin hiçbir kaynağından yararlanamaz hale getirilmişlerdi. Üstelik dışarıda mutant yaratıklar kol geziyordu. Kendilerini koruyacak bir şeyleri kalmamıştı, devlet hepsine el koymuştu. Direnmeye çalıştılar ama nafile. Kraliçe ve destekçileri akılalmaz bir güce sahipti, sani ilahi bir güçtü karşılarındaki. Artık kaderlerine bu eğitimsiz kadın topluluğu karar verecekti, onlara boyun eğmekten başka seçenekleri yoktu. Hayata tutunmaya çalışmaktan, içlerinde bir umut beslemekten. Derslerini almışlardı, ama kötü yoldan. Artık eşitliği sağlayacak yeni bir kahramanın ortaya çıkmasını ummaktan başka bir şey yapamazlardı.

Günler ayları, aylar yılları kovaladı. Tüm dünya 9 tane kadın tarafından yönetilen ve erkekleri tamamen dışlamış olan Subeçek'i duymaya başlamışlardı. Kadınlar zenginlik ve bolluk içindeyken erkeklerse sanki ilk çağlardaki ataları gibi hayata sıfırdan başlamışlardı. Ancak erkekler olmayınca.. nüfus artmıyordu. Bu ise Subeçek'i kötü etkiliyordu. Bir ferman daha ve.. 3 yılda bir sur kapılarının açılmasına ve üremenin boyle saglanmasina karar kılındı. Bir aile figürü olmadan büyüyen çocuklar erkekse 13 yaşından sonra surların arkasına, ait oldugu yere gönderiliyor; kız ise surların içinde annesiyle yaşıyordu.

Nüfus sorunu da halledilmişti. Ancak bir gün bir virüs dünyayı kasıp kavurdu. Bu virüs tıpkı kuduz gibiydi, hayvanlara su, yiyecek gibi yollardan bulaşarak onları garip, mutant yaratıklara dönüştürüyordu. Bu hayvanlar surları aşamayaçağından erkeklerin başına dert olmuşlardı. Kendilerini ne kadar korumaya çalişsalar da insanların ölümünü durduramiyorlardı, imkanları kısıtlıydı. Kraliçe ise hiç umursamamıştı, amacı tüm erkeklerin yok olmasıydı zaten.

Birkaç yıl sonra, Kraliçe Lotus öldü. Yerine büyük kızı Nergis geçmişti. ilk icraatı annesinin gümüşten devasa bir heykelini yaptırmak olmuştu. Annesinin önceden onun için sur dışında düzenlediği yarışmayı kazanan adamla evlendi. Bir oğlan doğurdu. Ancak taht sadece kadınlara geçebilirdi. Kraliyet soyuna bir erkek gelmişti, skandal. Ama Nergis bir süre sonra bir de kız çocuk doğurdu. Tahtını ona bırakabilirdi. Oğlunun ise sarayda kalmasına ancak hiçbir konuda söz hakkına sahip olamayacağına dair bir karar aldı. Bu kadar kendisinden sonraki nesillerde varolacak oğlan çocukları için de geçerliydi. Nergis' ten de sonra bu düzen yıllarca süregeldi. Her Kraliçe öldüğünde yerine ya kızı ya da kız kardeşi geçiyordu. Ta ki bir Kraliçelerden biri kız çocuk doğuramayıncaya kadar..

Kraliçe 2. Lotus adını aldığı atasına kişilik olarak da çok benzerdi. Sert mizaçlı, zalim bir liderdi. Kocası Kral Yalım'ı bir yarışmayla değil, bizzat kendisi seçmişti. O korkak ve kontrol edilmesi kolay bir böcekti ve Lotus böyle erkeklerden hoşlanırdı. Erkek dediğin itaatkâr olur. Üstelik o, yaşadığı korkunç şartlara rağmen üst seviye yakışıklılıkta bir adamdı. Bir kadın başka ne isterdi? Kısa sürede evlendiler ve bir çocukları oldu. Bir oğlan. Bu Lotus'u kızdırmıştı. Hayır! Erkek istemiyordu! Bu kabul edilemezdi! Bebeğe Yağız adını verdiler. En azından cesur ve delikanlı olsun diye. Ne de olsa Lotus bir kız daha doğururdu. Ama hayır. Tanrıça Birtha'ya ne kadar dua da etse işe yaramadı. Lotus bir kız daha doğuramıyordu. Oğlu ise umutsuz vakaydı. Tamamen babasının kopyasıydı. Nazik, sakin ve komikti. Bir liderde aranan özellikler bunlar değildi! Tek bir çaresi kalmıştı..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.